|
HANGİ
TEMEL AMAÇ
ATİLLA
İLHAN
"Birde, ne var; Avrupa Birliği'ne katılmak
söz konusu oldumu, 'siyaset esnafı'nın ağzında
bir laf: "Türkiye Cumhuriyeti'nin temel
amacı. Batılı ülkelerin arasında olmaktır."
Hanidir Mustafa Kemal'in sözlerini irdeliyoruz
böyle bir sözüne rastladınız mı? Onun, 'Garp'
ile 'medeniyeti' dikkatle ayırdığı ne kadar
gerçekse; Türkiye Cumhuriyeti'ne 'temel amaç'
olarak, 'Batı' ya katılmayı' değil, 'muasır
medeniyet seviyesine' ulaşmayı gösterdiği, o
kadar gerçektir. Avrupa'nın, Türklere burun
kıvırdığını, gayet iyi bilir:
"...asırlardan beri düşmanlarımız Avrupa
akvamı arasında Türklere karşı kin ve husumet
fikirleri telkin etmelerdir. Garp zihniyetlerine
yerleşmiş olan bu fikirler, hususi bîr zihniyet
vücuda getirmişlerdir. Bu zihniyet her şeye
ve bütün hâdisata rağmen mevcuttur. Ve hâlâ
Avrupa'da Türk'ün her türlü terakkiye hasını
bir adam olduğu, manen ve fikren inkişâfa yayr-ı
müsait bir adam olduğu zannedilmektedir. Bu
vahim bir hatadır... (Hâkimiyet-i Milliye, 21
Eylül 1923)
Avrupa ülkelerinin, bugün Türkiye'ye uygun gördüğü
dış politikayı şöyle özetlemişim:
"...Gazi Mustafa Kemal'in dış politikası
üç esas üzerine kurulmuştu: 1- Sovyetler'le
yakın dostluk ve işbirliği, 2- Balkan Antantı,
3- Saadabad Paktı! Biraz dikkatlice bakılırsa,
Gazi'nin Türkiye'yi Batı'ya karşı 'korumaya'
aldığı fark edilir: Balkan Antantı ile Balkanlar'daki
eski Osmanlı vilayetleri (yeni ajan-devletler)
Türkiye'nin şemsiyesi altına alınmış, Saadabad
Paktı'yla da Güney'deki eski Müslüman vilayetlerle
yakınlık sağlanmıştır..." (Meydan, 22 Mail
1994)..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |