|
3
KASIM SONRASINDA MÜDAFAA-İ HUKUK YA DA MÜDAFAA-İ
ŞERİAT
DR. ALİ NEJAT ÖLÇEN
"3 Kasım seçim sonuçlarını, eski ve yıpranmış
politikacıların tasfiyesi olarak yorumlamak,
yanlış olmasa bile yetersiz kalmaktadır. Aslında
bu seçim, bir dönüm noktasının başlangıcını
ortaya çıkarmıştır: Türkiye'nin çağdaş dünya
içinde nasıl bir yörüngeye yerleşeceği ve gelenekselliğin,
tutuculuğun çağdaşlaşmaya nasıl ayak uyduracağı
sorunu ile Türkiye, asıl şimdi karşılaşmaya
başlayacaktır. Çünkü, gelenekselliğin, kendi
kültürüyle daha bilinçli olarak ortaya çıkacağına
tanık olacağız ve çağdaş dünyaya uyum açısından
ne tür çelişkilerle karşılaşılacağı, asıl 3
Kasım sonrasında, tüm Kemalistlerin uğraş alanı
içinde yerini alacaktır.
Yanılmayı çok istediğimiz bir kuşku şudur: AKP'nin
kendisinden önceki Refah Partisinden ne yönlerden
farklı olacak ve Takiyye'yi uzmanlık alanına
dönüştüren bu siyasal kadrolar, 3 Kasım sonrasının
ilk günlerinde sergiledikleri ılımlı görünümü
ne zamana kadar nasıl sürdürebilecekler?
Bir siyasal partiyi Parlamentoya taşıyan oylar,
bugüne kadar AKP ye yönelen oylar kadar zıtlıkları
içinde ortaya çıkmamıştı. Türk İslam sentezi
odağında buluşan oyların büyük bir bölümü, öteki
partilerden koparak AKP'ye yöneldiği için, AKP'de
kalıp kalmayacağım bugünden bilmek olanaksız
gibidir. O nedenle bu partiyi iktidara taşıyan
oyları biri birinden farklı iki ana gruba ayırmak
gerekir. Açıkçası, 3 Kasım sonrasında, "müdafaa-i
hukuk" ile "mü-dafaa-i şeriat"
arasında Türkiye'nin sıkışıp kalmasından kuşku
duyanlar, haklı mı haksız mı, bunu zaman gösterecektir..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |