|
AVRASYA'YA
AÇILMAK, İYİ DE...
ATİLLÂ İLHAN
"Türkiye'nin
'Savunma Stratejisi' gündeme gelince; şaka maka,
kırk yıldır; tutumdaki yanlışlığı en güzel anlatan,
o başlığı kullanmışımdır: "Tehlike Batı'dan,
Savunma Kuzey'e Yönelik!"
Gerçekte uygulanan, NATO'nun (ABD' nin) Soğuk
Savaş Stratejisi idi; Ankara doğruluğuna ikna
edilmiş, neticede ülkemiz kısa sürede, bütün
komşularıyla 'düşman' konumuna düşürülmüştü:
Elbette tatsız bir 'durum'; bırakın tatsızlığını,
Müdafaai Hukuk Erkânı Harbiyesi'nin, devleti
kurarken oluşturduğu 'temel' Ulusal Savunma
Projeksiyonu'nun, tam karşıtı! Gâzi, cenahları
Rusya (Sovyetler) ve İran/IrakSuriye (Saadâbad)
ile güven altına alıp, sırtını Avrasya'ya dayamış
bir strateji tasarlamıştı; uygulamaya geçirdiği
de budur, ne var ki bunu mevkii tatbike koyabilmek
için Ulusal Savunma Sanayii'nin, 'kamu öncülüğü'nde
hızla yükselmesi tasarlanmıştı: O yıllar, Kayseri'de
uçak üretip, Mısır'a ihraç etiğimiz yıllar!
'Soğuk Savaş'ın sonu, Batı'nın bu defa Türkiye'ye
yönelttiği, 'Soğuk Savaş'ın başlangıcı oldu:
benim o eski söyleşilerde, bu ihtimal daha o
zaman öngörülmüş; üstelik tahminlerin hepsi,
Gâzi'nin 'temel' Savunma Projeksiyonu'nu oluşturduğu,
ünlü 'Durum Muhakemesi'ne dayandırılmıştı. Aslında
büyük hayal kırıklığı, o 'doğrular'ın, NATO'nun
'eğrileri' ile, gargaraya getirilmesinden yaşanıyordu;
hicranımız bu olmuştur! O yüzdendir ki, yılar
sonra Ciheti Askeriye'nin; Mustafa Kemal Paşa'nın
'ana' projeksiyonunu, 30 Ağustos Yıldönümü'nde,
halka Ulusal Savunma Stratejisi olarak sunması,
hayli heyecan uyandırdı; bunun önemine diyecek
yok, bir yerde yüreklerimizi ferahlatıyor, bir
yerde tartışma zemini yaratıyor.
'Türkiye'yi Kesin Biçimde Yok Etmek İçin..."
Gâzi, o 'Durum Muhakemesi'nde (5 Şubat 1336/1920),
'Müttefikleri' (yâni Düveli Muazzama'yı, yâni
Batılı'ları) değerlendirirken, neler demişti;
önce ona bir bakar mısınız?
"...bizi tatmin etmek söz konusu olmazsa,
bizi yok etmeye ve onun için de ilk önce tüm
direniş olanaklarımızı kırmaya karar vermeleri
gerekir. Türkiye'nin direniş olanaklarını yok
etme önlemleri, Türkiye'nin kesin bir biçimde
çember içine alınması ve kuşatılmasıdır. Türkiye
bugün Adalar Denizi ve Karadeniz kıyılarında
ve Avrupa Cehpasi'nde, güçlü bir çember içine
alınmıştır. Suriye Cephesi, Hicaz'dan İskenderun'a
kadar İngiltere ve Fransa tarafından, kuvetle,
zorla, bozgunculukla ve halkın kadere boyun
eğmesiyle çembere alınmış sayılabilir. Irak
ve İran Cepheleri'nin, aslında tam kapalı olmayan
durumları, nitelikleri bakımından, hızlı ve
geniş bir yararlanmaya uygun değildir: Uzaklıklar
büyük, ulaştırma yok, halklar uyanmamış ve zaten
ülkelerin içi de işgal altındadır..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |