|
IRAK
KRİZİ VE TÜRKİYE
TANER BAYTOK Büyükelçi (E)
"Amerikan
milletinin bugünkü hayati ulusal çıkarları ABD
insanının refah seviyesinin korunması ve ABD'nin
dünya liderliğinin devam ettirilmesi olarak
tanımlanmakta ve bunun karşısına çıkabilecek
her türlü engelin bertaraf edileceği vurgulanmaktadır.
Bu anlamda, petrol başta kaynaklara ulaşamamak,
finansal dünya düzeninin kontrolünü kaybetmek,
serbest dolaşımın engellenmesi, teknolojik üstünlüğünün
önüne geçilmesi gibi gelişmeleri ABD'nin hayati
ulusal çıkarları ile bağdaştırmak Amerikan Hükumetlerinin
kabulleneceği bir durum olmamaktadır.
Irak meselesi, ABD'de güvenlik ve dış politika
gündeminin en başına otururken, bunda Irak ve
bütünü ile Körfez petrolüne ulaşım, petrodoların
dünya piyasalarındaki dolaşımı ve Irakın elindeki
silah teknolojisinin ABD çıkarları ile ters
düşmesi elbetteki ana rolü oynamaktadır.
Ancak mesele burada kalmamakta, Irak vesilesiyle
veya bahanesiyle zarar görmesi olasılığı ortaya
çıkan başkaca ABD çıkarlarının korunması da
gündeme gelmektedir. Başka bir ifade ile, Irak
meselesi, ABD'nin güvenlik ve dışpolitika stratejilerinin
başlıca vasıtası haline gelmiştir.
Irakı ABD politikalarında öne çıkaran perde
arkasındaki iki temel unsur ABD'nin içinde bulunduğu
ekonomik ve mali kriz ile uluslar arası arenada
Almanyanın liderliğinde ve etrafında giderek
bütünlüğünü tamamlayan Avrupa Birliğinin kendisi
için yarattığı rekabet gücünün üstesinden gelmek
zorunluluğudur.
ABD ekonomisinin bel kemiğini oluşturması beklenen
teknoloji sektörünün simgesi haline gelen NASDAQ,
bugün, 2001 yılında eriştiği doruk noktasının
beşte birine düşmüştür. Bu düşüşün tarihte bir
örneğine rastlayabilmek için 2inci Dünya Harbi
öncesine ve 1929 yılına kadar gitmek gerekmektedir.
Amerikan yöneticileri, 1929 borsa krizidinden
sonra Dünya Harbine götürecek bir depresyona
sebep olan banka krizinin gelmesi için 4 sene
beklendiğini ve bu krizin 1933'de geldiğni hatırlarından
çıkarmamışlardır..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |