|
“ … GÂZİ ‘ECNEBİ’Yİ NASIL GÖRÜYOR?..”
ATTİLÂ İLHAN
‘Mütareke’ karanlığında -belgeleri karıştırdıkça
daha iyi anlaşılıyor ki- Washington, Osmanlı
için ‘Amerikan mandası’nı; sanıldığından çok
daha ciddiye almış; yoksa 1336’da (1920)
Amerikan Yakın Şark Yardım Hey’eti, Ankara’ya
şöyle bir teklifi niye yapsın? “Yetim Türk
çocukları için, Anadolu’da yetimhaneler, numune
çiftlikleri, hayır müesseseleri kuralım!”
Duyulan kuşku, müracaata muhatap Hariciye
Vekaleti ile Dahiliye Vekaleti arasında,
müzakere mevzuu olur; neticede Gazi’ye
başvururlar, onun yazdıkları esas ittihaz
edilerek, cevap verilecektir. Nasıl bir cevap?
Gazi’nin verdiği mütalaa, Kültür Bakanlığı’nın
yayımladığı “Atatürk’ün Milli Dış Politikası”
adlı eserde (1992), -kendi el yazısının
fotokopisiyle- çıkmıştır (s. 376/386, belge No:
64). O kitap elime geçmedi ama, belgeyi,
sayfalarına aynen aktaran #Atatürk’ün Bütün
Eserleri”nde gördüm. (Cilt 10, s. 242/244)
Neresinden bakılsa, bir ibret! ‘Reis Paşa’
sorunu açıkça, ‘ecnebi nüfuzu ve niyetleri’
olarak değerlendirmiş: Müdafaa-i Hukuk’un
anti/emperyalist ve anti/kapitalist tutumu, çok
açık ve net olarak görülüyor.
Kim bilir belki de, Gazi sonrasında
‘Atatürkçülüğü’ kimselere vermeyen yöneticiler
ve yönetimler, belgeyi bu yüzden görmezden
gelmiş; düpedüz yok sayıp, tam tersine davranıp
durmuştur!
‘Ecnebi’ kişi ve kuruluşların amaçları...
Gazi diyor ki: ... şimdiye kadar memleketimizde,
iktisadi, siyasi ve ilmi maksatlarla çalışan
müesseseler, veya yabancı zevat, bilhassa
aşağıdaki gayeler peşinde koşmuşlardır.
-1/ Memleketimiz dahilindeki çalışmalarından,
insafsız kâr temin etmek! Bizim için en az
zararlı olan, yine bunlardır..”
-2/ Bir bölgede, elde ettikleri iktisadi
imtiyazlara dayanarak; kendilerine ilerde, oraya
sahip olma hakkını çıkarmak! Bu gibilerin,
memleketimiz dahilinde çalışmalarına katiyyen
müsaade edilmemesi kararlaştırılmıştır. Bu
suretle hareket etmekle, yalnız kendimize değil,
bütün insanlığa, fevkalade büyük hizmet
yaptığımıza kaniyiz. Zira, hiç şüphe yoktur ki,
Harb-ı Umûmi’nin başlıca müsebbibleri, bu gibi
gayeler peşinde koşan, sermayedar grupları ve
onlara alet olan politikacılardır...”
-3/ İktisadi, ilmi ve insani maksatlar altında,
memleketimize gelip; gelecekte istilalar
hazırlamak için, muhtelif unsurları, gerek
hükümete, gerekse birbirine karşı tahrik etmek!
Bu gibiler, hem Harb-ı Umûmi’nin, hem
memleketimiz dahilindeki feci boğazlaşmaların,
başlıca müsebbiblerindendir..”
-4/ Sırf ilmi ve insani gayelerle memleketimizde
çalışmakla beraber, ruhlarında yerleşmiş bulunan
Hıristiyanlık güdüsüyle, yalnız sırf Hıristiyan
azınlıklarla meşgul olmak; ve onlara, ister
kasıtlı, ister kasıtsız, arasında azınlıkların
da yaşadıkları Müslüman kitleden ayrılmak
arzusunu aşılamakl Bu gibilerin gerek
Müslümanlara; gerek -güya iyiliğine
çalıştıkları- Hıristiyan azınlıklarına; içinde
yaşadıkları İslam çoğunluklarına, makul olmayan
tahakküm arzusunu aşılamakta, ne kadar gayr-ı
insani bir şekilde hareket etmiş bulundukları;
ve bu suretle meydana gelen boğazlaşmalardan
manen mes’ul bulundukları aşikardır. Hükümetimiz
bu gibilerin dahi, mesailerine serbestçe devam
etmelerine müsaade ettiği takdirde, Müslim ve
gayrimüslim bütün tebaâsına karşı, pek ağır bir
mes’uliyet yükü altına girmiş bulunacaktır...”
Vah bize!...
Gazi’nin bütün bunlardan çıkardığı sonuç ne
midir?
“a/ Hiçbir hükümet, kendi tebaasından olan on
binlerce çocuğu; kendi memleketi dahilinde, bir
yabancı heyeti tarafından, her türlü teftişten
azade büyütülüp; onlara, istenildiği gibi
telkinlerde bulunulmasına, müsaade edemez! b/
Buna müsaade etmek, çocukları, yaşayacakları
muhite düşman veya hiç olmazsa, yabancı olarak
yetiştirmek; veya dolayısıyla onu, çarpışmaya
mahkum eylemektir. Bu ise, gerek çocukların ve
gerekse içinde yaşayacakları halkın, felaketini
hazırlamaktır. Bunu engellemek ise hükümetin
vazifesidir. c/ Bundan dolayıdır ki Amerikalılar
tarafından, numune çiftliği ve sair benzer
müesseseler husule getirip; Türk Hükümeti ve
Milletine karşı, dostane olmayan ve sadıkane
olmayan hissiyatla donatılmış olarak
yetiştirilmelerine müsaade edemeyiz...” (c. 10
s. 242/244)
İçimizden hangi babayiğit, #bütün Cumhuriyet
hükümetleri, son elli yıl içinde Gazi’nin bu
söylediklerini nazar-ı dikkate almış ve icabını
yerine getirmiştir” diyebilir.
Vah bize!
Abonelik için tıklayınız.
- Geri - |