Ekim 2004  Sayı: 74 "Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   EKİM 2004  
“… DOĞRUSU, ‘EVRENSEL’E, ‘ULUSAL’DAN GİTMEK!..”
Attilâ İLHAN
 
 
'Eski Tüfekler’  bilir, 'Özelleştir’' (auto/critique) Komintern Solculuğu'nun, 'mütemmim cü­zü’ sayılırdı; adeta, candamarı! Stalin'in 'Moskova Davaları’yla tasfiye ettiği, Devrim Politbürosu'nun ünlü Bolşevikleri (Zinovyef, Kamenef, Radek, Buk­harin, vd); 'ihanetlerini’ gözyaşartan 'özeleştiriler'le kabul etmişlerdi. Sovyetler'in dilinden, 'özeleştiri' düş­mez; sık sık hem de acımasızca özeleştiri yapar ve
yaptırırlar ama; olması gerektiği gibi, yani diyalektik gerçeği aydınlatmak için değildir bu; gittikçe netleşip katılaşan  'bürokrasi oligarşisini' daha da pekiş­tirmeyi öngörür; en reddedilemez kanıtı, Moskova Davaları kurşuna dizilmişlerinin, yıllar ve yıllar sonra, 'ak­lanmış olmaları' değil midir?
Günümüzde durum, öyle görünmüyor. Rusya'da­ki 'Avrasyalı kardeşlerimizin', bize 'çağrısını’ okur­ken dikkatimi çekti; 'eleştirilerini’, epeyce 'nesnel’, hayli 'doğru' 'özeleştirileri’ne ile birlikte yürütüyorlar;  kimi 'tespitleri’açıkça sert, hatta insafsız sayılabilir­se de, okuyanları 'mecburi’  bir kabule değil, düşün­meye sevk ettiği için, hem makbul hem de geçerli. Örnek mi, işte örnek: 'Avrasyalı’ Rus, ülkesinln –ve bizim ülkemizin- yakın geçmişini, nasıl görüyor bir bakar mısınız?
 
Onlara karşıt gibi görünse de...
 
"...SSCB ve Türkiye Cumhuriyeti, uzun müddet ve objektif olarak, dünyanın 'küreselleştirilme­si'ne ve Paxa Americana'nın  oturtulmasına, engel oldular, 'İki başlı kartal’, 'orak/çekiç’le değiştirerek, biz; dünyayı, kapitalizmin elinden kurtarmak istedik. Siz ise, kendi bağımsızlığınızı savunmakla birlikte, Müslüman geleneklerini terk edip köklü bir moder­nizasyon yapmaya ve bir Avrupa milleti olmaya ça­lıştınız. Bu iki tasarımında önemli esasları vardı; üs­telik bizler, ülkülerimizin doğruluğuna samimi ola­rak inanıyorduk; ve bu ülkülerin gerçekleşmesi için, hayatımızda büyük özveride bulunduk; kendi tabi­atımızı, kökünden değiştirmeye bile çalıştık. Bu ça­balarda bulunurken anlayamıyorduk ki, sanki küre­selleşmecilere karşıt imiş gibi görünen bu tasarıların, ikisi de tam da küreselleşmeciler tarafından uydurulmuştur..."
" ...bazı dönemlerde devletlerimiz, gerçekten on­ların denetimi dışında görünse de: bizim Mark­sist ve sizin Kemalist beyinler, her zaman onla­rın fikrî(konseptüel) denetimi altında kalıyordu; sonunda geçerlilik süreleri doldu ve sanki bir si­hirbaz, değneğiyle dokunmuş gibi, kendimizi şu anda bulunduğumuz yerde bulduk. Yazık! Çün­kü biz dünyayı kapitalistlerden kurtaramadık, siz de Avrupa ülkesi olamadınız..." (Evrasia, Org)
'Sovyet Parantezi’ içinden, 'Çağdaşlaşma’ süre­cinin, 'Batılılaşma’ ya döndürülmesi; belki de ilk de­fa, 'Küreselleşmeciler’ in (yani Batı'nın) 'marifeti’ ola­rak eleştiriliyor. Düşündürücü iddia! Hele geçen yüz­yıl 'Çağdaşlaşma Süreci’ ne girmiş kendine göre 'Ba­tılılaşmış’ üç büyük ülkenin (Japonya, Rusya ve Tür­kiye) yüzyıl sonunda geldiği yere bakarsanız, daha da düşündürücü görünüyor. Avrasya, Emperyalist Batı Avrupa'ya (ya da Amerika'ya) benzemeye he­ves ederken; düpedüz 'kültürsüzleştirilmi’; kendi ko­şulları içerisinden, aynı rasyonalizmle, ulusal maya­sına uygun bir sentez oluşturmaya kalkışsaydı, da­ha başarılı olmaz mıydı?
Rusya'daki 'Avrasyalı kardeşlerimiz’, 'çağrılarında kendi deneyimlerinin son yıllarını eleştirirken; sanki böyle bir senteze varmış gibi konuşuyorlar; hele bir bakın, haksız mıyım?
 
Sovyet Döneminde hiç bilinmeyen
 
“...SSCB döneminde Marksist dogmanizmin perdesi arkasında, bizim bazı yöneticilerimiz; Batı çıkarına, Burjuvazi'nin karşı/devrimini hazır­lıyorlardı. Kruşçof, Andropof, Gorbaçof, Batı et­kisinin ajanlarıydı; ve kriz başlayınca, Batıcıların hazırladığı 'komplo’ başarılı olmuştu. (Bu yüz­den) Burjuva karşı/devrimi 'nin kapıları, 'Kel' Gor­bi'nin (aleyhine) açılınca, boş laklakiyattan bıkmış olan halk, Sosyalizm'in ona sağladığı kazançla­rı koruyabilmek için, sokağa bile çıkmamıştır. Bu sayede komplocular, dogmaları, kaşla göz ara­sında çöplüğe atıverdiler. Neticede, SSCB ger­çek bir sebep olmaksızın dağılınca, imparatorluk koşullarında çözümlenmiş sorunlar yeniden meydana çıkmıştır; SSCB 'nin kenar bölgelerin­de, uluslararası uyuşmazlıklar patlak vermiş; es­ki durumla karşılaştırılırsa, bağımsızlığına ka­vuşmuş hiçbir eski Sovyet cumhuriyetinde, ha­yat, daha iyi olmamıştır; hangi bir derdi sayacak­sınız ki, savaşlar, geçim sıkıntıları; ve alınacak­ların, dünya fiyatlarında satın almak zorunlulu­ğu; bütün bu afetler, bağımsızlığın sanki bedeli...”
“..Rusya'nın kendisinde durum, biraz daha iyidir; ama orada da 'vahşi' Kapitalizm, işsizlik ve Sovyetler döneminde hiç bilinmeyen esrarkeş­lik, fahişelik, mafia vs; bir de tabii, millet çoğun­luğunun sefaleti ortalığı kaplamıştır. Bize, 'te­selli olarak', o 'evrensel' Amerikan değerlerini yut­turuyorlar. Evet, Sovyetler Birliği, yeterince öz­gür değildi; evet, eksikleri ve yanlışları vardı ama, Kapitalizm nedir unutmuş, ya da zaten hiç bil­memiş Sovyet halkı, kurulacak Kapitalizm'in ger­çek yüzünü o lanetli Prestroika döneminde keş­ke bilebilseydi... SSCB 'nin siyasi arenadan kayboluşunun sonucunda, ABD'nin ve NATO'nun keyfiliğinin ve zorbalığının duruma egemen olu­şu; Panama, Irak, Somali, Libya, Yugoslavya, Ko­re; Yeni Dünya Düzeni'nin, ilk ve en asi kurban­ları...”
            “...ama başkalarının sırası da, çok geçmeden gelecektir; bu sıra, ABD 'nin Füze Karşı Savun­ma sistemi kurulunca, belirlenecek; çünkü ABD, istediği ülkeyi, istediği gibi, istediği sebepten dolayı, hiç karşılıksız ve ceza tehlikesi olmaksı­zın yerle bir, etmek imkanını bulacak!..” (Evrasia, Org)
Çare mi? Sıra bize gelmeden, aklımızı başımıza top­layıp, evrensele ulusaldan gitmek! Gazi'nin göster­diği yol da budur: hem, Batılı ülkeler de, böyle yap­mamışlar mıydı?

 Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |