|
MUSTAFA
KEMAL "ATATÜRK" DİYOR Kİ:
"...Efendiler,
Vatandaşlarımızdan, dindaşlarımızdan, hemşerilerimizden
her biri kendi dimağında bir mefkûre-i âliye'"
besliyebilir, hürdür, muhtardır. Buna kimse
karışamaz! Fakat Türkiye Büyük Millet Meclisi
Hükümetinin sabit, müspet, maddi bir siyaseti
vardır: O da efendiler, Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nin muayyen hudud-u millîsi dâhilinde
hayatını ve istiklâlini temin etmeğe matuftur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti, temsil
ettiği millet namına çok mütevazıdır ve hayalden
tamamen uzak ve tamamen hakikatperesttir. Binaenaleyh'2'
kanunlarını yalnız bu nokta-i nazardan'3' ve
bu daire-i hakikat'4' dâhilinde tesbit eder.
Vâsi,'5) âli(6) ve fakat hayalî ve kıymet-i
ameliyeden'7' uzak birtakım hissiyatın peşinden
koşarak kanun yapmaz."
"Mefkûre-i âliye: "Yüce
ülkü
"Binaenaleyh: Bundan dolayı
"Nokta-i Nazardan: Görüş
"Daire-i hakikat: Gerçek, doğru
"Vâsi: Geniş, Açık
"Âli: Yüce, ulu
"171 Kıymet-i ameliye: Değerli işlem
"'Atatürk ün Söylev ve Demeçleri; Atatürk,
Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk
Araştırma Merkezi. Cilt: l-lll, s: 214.
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |