|
UFKUN ÖTESİ
CANFER BALÇIK
Kurmay Albay (E)
“Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku
değil, ufkun ötesini de görmesi gerekir.”
K.ATATÜRK
Ortadoğu’nun ve dünyanın yeniden şekillenmeye
başladığı bir dönemde; stratejik anlamda
tahminlerde bulunmak ve muhtemel gelişmelere
göre tedbirler almak; her zamankinden daha çok
önem kazanmaktadır. Dolayısıyla yetişmiş devlet
adamlarına ve tecrübeli bürokratlara çok ihtiyaç
duyduğumuz bir süreç yaşıyoruz.
Irak, Kıbrıs, Avrupa Birliği gibi hayati
uluslararası sorunların yanında, içeride
yaşadığımız ekonomik darboğaz, pusuda bekleyen
terör gibi konularda stratejik öngörülerde
bulunup, politika geliştirebilecek; kısacası;
ufkun ötesini de görebilecek devlet adamlarına
ihtiyaç vardır.
Devlet adamlığı; özellikle siyasi, ekonomik,
askeri, hukuki ve uluslararası ilişkiler
bakımından engin bir tecrübeyi gerektirmektedir.
Yalnız hukuk adamı olmak, her şeye hukuk
gözlüğüyle bakmaya yol açtığı gibi, sadece
siyaset, ekonomi veya askeri alanda tecrübeye
sahip olmak da gelişmelere benzeri dar bir
çerçeveden bakmaya neden olur. Dar bir
çerçeveden bakarak oluşturulan politikalar da
karanlıkta fenersiz yürümeye benzer ki; hiç
ummadığınız bir şeye toslayabilir veya kolay
kolay içinden çıkamayacağınız bir çukura
düşebilirsiniz.
Ulusal davalarda, ancak millet tek yürek olursa
başarıya ulaşılabilir. Milletin tek bir ülkü
etrafında toplanabilmesi için de; her türlü
siyasi mülahazalardan arınmış olarak, her
görüşteki tecrübeli devlet adamlarının bir araya
getirilmesi zorunluluk arzetmektedir.
Şu ana kadar yapılan hataları iyi analiz edip
dersler çıkararak, ufkun ötesinde olabilecekler
için alınabilecek önlemleri şimdiden belirlemek
ve almak gereklidir.
Üzülerek belirtmek gerekir ki; siyasetçilerimiz,
oy kaygısıyla, ufkun ötesini hep pembe
göstermeye alışmışlardır. Bu nedenle; hem
kendileri hem de vatandaşlar tehlikeli
oluşumlara karşı hazırlıksız yakalanmaktadır.
Hazırlıksız yakalanmamak için, aşağıdaki
değerlendirmeler ışığında, tehlikeleri iyi
tahlil edip, siyasi, hukuki, askeri ve ekonomik
alt yapının önceden oluşturulması zarureti
vardır:
Bir yandan Kuzey Irak’taki gelişmelere hem
askeri hem de sosyo-ekonomik açıdan hazır
olurken diğer yandan da ABD’nin Suriye ve İran’a
yönelik ekonomik ve/veya askeri önlemleri
karşısında Muhtemel senaryolara göre takınmamız
gereken tavrı şimdiden belirlememiz
gerekmektedir. Ortadoğu’daki her gelişme,
ekonomik yapı yanında, milli bütünlüğümüzü de
zedeleyebilecek sonuçlar doğurabilir.
Kurulabilecek bir Kürt Devleti’nin; Türkiye’nin
yanında İran ve Suriye’nin bütünlüğünü de tehdit
edici bir rol oynayacağı unutulmamalıdır. O
nedenle, ABD ve güdümündeki yeni Irak yönetimi
ile iyi ilişkiler kurarken; olumsuz gelişmelere
karşı, İran ve Suriye ile de müşterek bir tavır
sergilemenin yolları mutlaka aranmalıdır.
Bir taraftan Kıbrıs’la ilgili gelişmelere karşı
ulusal bir kararlılık sergilerken, diğer
taraftan da Avrupa Birliği’nin uzun vadede
dağılması veya ikiye bölünmesi durumunda
uygulanacak stratejileri saptamamız
gerekmektedir. Özellikle Almanya ve Fransa’nın
Irak krizi esnasında sergilediği tavırdan sonra
ABD’nin Avrupa Birliği’nin güçlü bir konumda
olmasını istemeyeceği açıktır. Kafkaslar ve Orta
Asya’daki gelişmeler yakından izlenmeli;
kültürel ve ekonomik alanda, Bölgesel güçleri
ürkütmeyecek düzeyde mümkün olduğunca sıkı bir
işbirliğinin imkanları aranmalıdır.
Abonelik için tıklayınız.
- Geri - |