Kasım 2003  Sayı: 63 "Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   KASIM 2003  
UFKUN ÖTESİ
CANFER BALÇIK
Kurmay Albay (E)
 
“Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku değil, ufkun ötesini de görmesi gerekir.”
K.ATATÜRK

Ortadoğu’nun ve dünyanın yeniden şekillenmeye başladığı bir dönemde; stratejik anlamda tahminlerde bulunmak ve muhtemel gelişmelere göre tedbirler almak; her zamankinden daha çok önem kazanmaktadır. Dolayısıyla yetişmiş devlet adamlarına ve tecrübeli bürokratlara çok ihtiyaç duyduğumuz bir süreç yaşıyoruz.

Irak, Kıbrıs, Avrupa Birliği gibi hayati uluslararası sorunların yanında, içeride yaşadığımız ekonomik darboğaz, pusuda bekleyen terör gibi konularda stratejik öngörülerde bulunup, politika geliştirebilecek; kısacası; ufkun ötesini de görebilecek devlet adamlarına ihtiyaç vardır.

Devlet adamlığı; özellikle siyasi, ekonomik, askeri, hukuki ve uluslararası ilişkiler bakımından engin bir tecrübeyi gerektirmektedir. Yalnız hukuk adamı olmak, her şeye hukuk gözlüğüyle bakmaya yol açtığı gibi, sadece siyaset, ekonomi veya askeri alanda tecrübeye sahip olmak da gelişmelere benzeri dar bir çerçeveden bakmaya neden olur. Dar bir çerçeveden bakarak oluşturulan politikalar da karanlıkta fenersiz yürümeye benzer ki; hiç ummadığınız bir şeye toslayabilir veya kolay kolay içinden çıkamayacağınız bir çukura düşebilirsiniz.

Ulusal davalarda, ancak millet tek yürek olursa başarıya ulaşılabilir. Milletin tek bir ülkü etrafında toplanabilmesi için de; her türlü siyasi mülahazalardan arınmış olarak, her görüşteki tecrübeli devlet adamlarının bir araya getirilmesi zorunluluk arzetmektedir.

Şu ana kadar yapılan hataları iyi analiz edip dersler çıkararak, ufkun ötesinde olabilecekler için alınabilecek önlemleri şimdiden belirlemek ve almak gereklidir.

Üzülerek belirtmek gerekir ki; siyasetçilerimiz, oy kaygısıyla, ufkun ötesini hep pembe göstermeye alışmışlardır. Bu nedenle; hem kendileri hem de vatandaşlar tehlikeli oluşumlara karşı hazırlıksız yakalanmaktadır. Hazırlıksız yakalanmamak için, aşağıdaki değerlendirmeler ışığında, tehlikeleri iyi tahlil edip, siyasi, hukuki, askeri ve ekonomik alt yapının önceden oluşturulması zarureti vardır:

Bir yandan Kuzey Irak’taki gelişmelere hem askeri hem de sosyo-ekonomik açıdan hazır olurken diğer yandan da ABD’nin Suriye ve İran’a yönelik ekonomik ve/veya askeri önlemleri karşısında Muhtemel senaryolara göre takınmamız gereken tavrı şimdiden belirlememiz gerekmektedir. Ortadoğu’daki her gelişme, ekonomik yapı yanında, milli bütünlüğümüzü de zedeleyebilecek sonuçlar doğurabilir. Kurulabilecek bir Kürt Devleti’nin; Türkiye’nin yanında İran ve Suriye’nin bütünlüğünü de tehdit edici bir rol oynayacağı unutulmamalıdır. O nedenle, ABD ve güdümündeki yeni Irak yönetimi ile iyi ilişkiler kurarken; olumsuz gelişmelere karşı, İran ve Suriye ile de müşterek bir tavır sergilemenin yolları mutlaka aranmalıdır.

Bir taraftan Kıbrıs’la ilgili gelişmelere karşı ulusal bir kararlılık sergilerken, diğer taraftan da Avrupa Birliği’nin uzun vadede dağılması veya ikiye bölünmesi durumunda uygulanacak stratejileri saptamamız gerekmektedir. Özellikle Almanya ve Fransa’nın Irak krizi esnasında sergilediği tavırdan sonra ABD’nin Avrupa Birliği’nin güçlü bir konumda olmasını istemeyeceği açıktır. Kafkaslar ve Orta Asya’daki gelişmeler yakından izlenmeli; kültürel ve ekonomik alanda, Bölgesel güçleri ürkütmeyecek düzeyde mümkün olduğunca sıkı bir işbirliğinin imkanları aranmalıdır.


Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |