|
ASYA
AVRUPA'YA TESLİM EDİLEMEZ
İzzet ULUDAĞ
Farkında mı değiliz?
Bügün üzerimize, üzerimize gelen bir haçlı seferi
ile karşı karşıyayız.
Yalnız bugün mu?
Son bin yıllık tarih, haçlı seferleri ile doludur.
kendi içlerinde kanlı bıçaklı olan Avrupanın beyleri,
derebeyleri Asya'nın zenginliğini talan etmek
için bin yıldır birleşip üzerimize sefer eyliyorlar.
Sadece Müslümanların yaşadığı bölge ve ülkeler
değil, Hindistan'dan Çin'e; Endenozya'dan Filipinlere
kardar tüm mazlumların çoğrafyası bu amansız saldırının
hedef tahtasındaydı.
İpek yolu, baharat yolu ve diğer zenginlikler
orada idi çünkü.
Birinci Dünya savaşı sonrasında başta İngilizler
olmak üzere yabancı güçlerin Asyanın diğer ülkelerinden
sonra Önasya'nın kalbi gibi atıp duran kavimler
beşiği Anadolu'yu işgale kalkmaları da bu nedenledir.
Haçlılar, günümüzde de tarihten intikam alma peşindedir.
Türklerin ve diğer kavimlerin kardeşçe yaşamak
için seçtiği bu çoğrafya 6 asırdır Avrupalının
kalbinde bir bıçak gibi oturmuştur.
Osmanlı'nın askeri olarak güçlü dönemlerinde imtiyazlar
elde ederek bu ülkeye sızmaya çalıştılar.
Sanayileşmenin ve onda önce de sömürgeciliğin
sağladığı ekonomik güçle süreç içinde zayıflayan
Osmanlıyı çökertmeye siyasi olarak da zapturapt
altına almaya yelltendiler.
1838 İngiliz Ticaret Anlaşması Osmanlı'nın esir
edilmesinin başlangıcı olmuştur denebilir.
1839 tarihinde bugün bize Kopenhag kriterleri
adı altnıda yutturrulmaya çalışılan dayatmalara
benzer maddeler içeren ve iç ekonomik ve toplumsal
dinamizmi ve siyası egemenliği yok eden Tanzimat
Fermanı dayatıldı. Yabancılara olağanüstü ekonomik
ve siyasal ayrıcalıklar getirildi.
Kısa süre sonra da başta ekonomi olmak üzere bütün
gelirler yabancıların denetimine sokuldu. Düyunu
Umumiye kuruldu.
Bugün de Avrupa Birliği adı altında dayatılan
budur. Avrupa , Asya'yı yutmak istiyor.
Mustafa Kemal Atatürk yıllarca önce bu gidişi
görmüş ve "bizi yutmak isteyen emperyalizm
ve kapitalizme karşı mücadele" çağrısı yapmıştı.
Avrupa , Asya'yı taşıyla toprağıyla ; petrolü
ve doğal gazıyla ; iç piyasası ve ekonomisiyle;
insanı ve tüm değerleriyle birlikte yutmak istiyor.
Avrupa, Asya'yı köleleştirmek istiyor.
Avrupa'yı savunan, Mustafa Kemal'e karşıdır. Mustafa
Kemal'in İstiklal-i tam Türkiye idealine karşıdır.
Bağımsız ulusal devlet, Avrupalı gibi giyinmekle
olmaz. Bağımsız ulusal devletin her şeyden önce
bağımsız bir ulusun ekonomisi olmalıdır. Ulusal
ekonomisi olmayan bir devlet , ulusal devlet olamaz.
Avrupa ve ABD, birleşik ve güçlü bir Türkiye istemiyor.
Entik ve dinsel bütün kozları oynayarak istikrarsız
bir ülke durumuna getirmek istiyorlar bizi.
Biz farlı dünyaların, farklı çoğrafyaların milletleriyiz.
Avrupa ile Asyanın yıldızı bu anlamda yüzlerce
yıldır çatışmaktadır
Bu saptama bir kavga isteğini yansıtmıyor. Bu
sadece aynı kapta duramayacağımızı ifade etmektedir.
Ekonomik, ruhsal, dinsel, sosyolojik yapımız farklıdır.
Bir acemi ile bir Hintli ile, bir Vietnamlı ile
; bir Çinli kısacası bütün Asyalı milletlerle
benzerliklerimiz her bakımından daha fazladır.
Yıldızımız oradan parlamaktadır. Onlarla gülmekte,
onlarla ağlamaktayız. Kader ortağımız onlardır.
Mustafa Kemal, sadece güneş gerçekten doğudan
doğduğu için "... doğudan doğacak olan güneşe
bakınız!" demiyor. Orada kardeş milletlerin
ve gelecekleri de ortak olan milletlerin varlığına
ve bizimle birlikte onların da kurtuluşuna işaret
etmektedir.
Avrupa Asya'yı yutmak , Asyalıyı yok etmek istiyor.
Olmak ya da olmamak... İşte bugün Bütün mesele
burada (!)
-
Geri -
|