|
ULUSLARARASI
MEŞRUİYETE DAYANMAYAN GÜÇ POLİTİKALARININ GELECEĞİ
MAHMUT YILBAŞ
"Çelişkiler
dünyasında yaşıyoruz. Bir yanda küreselleşme
diğer yanda parçalanma; bir tarafta barış, diğer
tarafta çatışma; kuzey yarım kürede zenginlik,
güneyde ise yoksulluk.
İşte böyle bir dünyada, Amerika süper güç olarak
gösteriliyor. Peki gelecek ne olacak.
Değişik vesileler ile içte ve dışta vurgulandığı
gibi ABD'nin ekonomik ve askeri gücü ne "mutlak"
ve ne de "sürekli". Herşeyden önce
kaynakları (para, zaman ve politik sermaye)
sınırlı. Ayrıca Amerikan halkının demokrasi
anlayışı, ABD'nin gücünü maceracı bir şekilde
kullanmasına en büyük engeldir. Amerika, Sovyetler
Birliği gibi bir geleneksel rakibi olmadan,
dış politikasını emperyalist anlayışla uygulamak
isterse, halkının desteğini kolayca yanında
bulamaz.
Diğer taraftan ABD'nin üstünlüğü hudutsuz da
değildir. Dünyada güç dağılımı, böyle bir üstünlüğe
sonsuza kadar göz yumamaz.
Anti-ulus aktörlerin hergün artan sayısı ve
gücü ABD'nin dünya hegemonyası önünde diğer
bir engeldir.
Kısaca böyle bir üstünlük gösterisi, zamanla
Amerika halkı ile milletlerarası güçlerin direnci
ile daha fazla karşı karşıya kalacaktır.
Böyle bir direnç zaten uç vermeye başladı. İddia
edildiği gibi dünyayı tek kutuplu bir gelecek
değil tam aksine çok merkezli bir yüzyıl bekliyor.
ABD'nin güce dayalı savaş politikalarının böyle
bir gelecek için çalışmakta olduğunu göstermektedir.
Tek kutuplu bir dünyada, bir de kutup kendisi
iken, işlerin çok kolay olmayacağını, herkesten
önce ABD farkında olmalıdır.
Rekabet ve ihtilaf yerine işbirliği ve istikrara
dayalı bir dünya düzeninden yana olma, Amerika
için en uygun dış politikadır. Böyle bir dünyada
düzen, güçler arasında, amaçlar ve sorunlar
üzerinde geniş mutabakata dayanarak sağlanmalıdır.
Amerikan liderleri milletlerarası konsensüsü
sağlayacak şekilde 21. yy girmelidirler.
Ancak, barışçıl ilişkilere, insan haklarına
saygıya, ekonomik serbestiye ve anti yayılmacılığa
dayalı bir dünya yaratmak çok kolay olmayacaktır.
Herşeyden önce diğer güçlerin buna inandırılması
gerekecektir.
ABD'nin dünya genelinde oynamak istediği tek
merkezli politikalara karşı Fransa, Avrupa'nın
diğer ülkeleri, Japonya, Rusya ve özellikle
Çin karşı çıkabilir.
Bir ölçüde Rusya ancak özellikle Çin, ABD'nin
bu politikasını içişlerine müdahale olarak göreceklerdir.
Japonya bu direnci ekonomik kaygılarla gösterebilir..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |