Mart 2003  Sayı: 55 "Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
       Haber
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   MART 2003  

ULUSLARARASI MEŞRUİYETE DAYANMAYAN GÜÇ POLİTİKALARININ GELECEĞİ
MAHMUT YILBAŞ

"Çelişkiler dünyasında yaşıyoruz. Bir yanda küreselleşme diğer yanda parçalanma; bir tarafta barış, diğer tarafta çatışma; kuzey yarım kürede zenginlik, güneyde ise yoksulluk.
İşte böyle bir dünyada, Amerika süper güç olarak gösteriliyor. Peki gelecek ne olacak.
Değişik vesileler ile içte ve dışta vurgulandığı gibi ABD'nin ekonomik ve askeri gücü ne "mutlak" ve ne de "sürekli". Herşeyden önce kaynakları (para, zaman ve politik sermaye) sınırlı. Ayrıca Amerikan halkının demokrasi anlayışı, ABD'nin gücünü maceracı bir şekilde kullanmasına en büyük engeldir. Amerika, Sovyetler Birliği gibi bir geleneksel rakibi olmadan, dış politikasını emperyalist anlayışla uygulamak isterse, halkının desteğini kolayca yanında bulamaz.
Diğer taraftan ABD'nin üstünlüğü hudutsuz da değildir. Dünyada güç dağılımı, böyle bir üstünlüğe sonsuza kadar göz yumamaz.
Anti-ulus aktörlerin hergün artan sayısı ve gücü ABD'nin dünya hegemonyası önünde diğer bir engeldir.
Kısaca böyle bir üstünlük gösterisi, zamanla Amerika halkı ile milletlerarası güçlerin direnci ile daha fazla karşı karşıya kalacaktır.
Böyle bir direnç zaten uç vermeye başladı. İddia edildiği gibi dünyayı tek kutuplu bir gelecek değil tam aksine çok merkezli bir yüzyıl bekliyor.
ABD'nin güce dayalı savaş politikalarının böyle bir gelecek için çalışmakta olduğunu göstermektedir. Tek kutuplu bir dünyada, bir de kutup kendisi iken, işlerin çok kolay olmayacağını, herkesten önce ABD farkında olmalıdır.
Rekabet ve ihtilaf yerine işbirliği ve istikrara dayalı bir dünya düzeninden yana olma, Amerika için en uygun dış politikadır. Böyle bir dünyada düzen, güçler arasında, amaçlar ve sorunlar üzerinde geniş mutabakata dayanarak sağlanmalıdır. Amerikan liderleri milletlerarası konsensüsü sağlayacak şekilde 21. yy girmelidirler.
Ancak, barışçıl ilişkilere, insan haklarına saygıya, ekonomik serbestiye ve anti yayılmacılığa dayalı bir dünya yaratmak çok kolay olmayacaktır.
Herşeyden önce diğer güçlerin buna inandırılması gerekecektir.
ABD'nin dünya genelinde oynamak istediği tek merkezli politikalara karşı Fransa, Avrupa'nın diğer ülkeleri, Japonya, Rusya ve özellikle Çin karşı çıkabilir.
Bir ölçüde Rusya ancak özellikle Çin, ABD'nin bu politikasını içişlerine müdahale olarak göreceklerdir.
Japonya bu direnci ekonomik kaygılarla gösterebilir..."

Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |