|
CEPTE
KEKLİK ÜLKEYE, AMERİKA MEYDAN OKUYOR...
Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN
"1960'lı
yıllarda, Fransız Radikal Parti Lideri ve L'Express
Dergisinin Genel Yönetmeni J.J. Servan-Schreiber
(Le Defi Americain - Amerika Meydan Okuyor)
adlı kitabını yayınladığı zaman dünya epey bir
karışmış. Yazar, bu kitabı ile günlük yaşam
kavgası içinde geneli göremeyen dünya kamuoyunun
gözleri önüne Amerikan gerçeğini getiriyor ve
konuyu çeşitli boyutları ile ele alarak tartışmaya
sunuyordu. İkinci Dünya Savaşında avcı pilotu
olarak görev alan Servan-Schreiber, daha sonraları
Le Monde gazetesinin dış politika yazarı olmuştu.
bu nedenle kendi branşı gereği konunun uzmanı
olarak bir dünya sorunu biçiminde Amerikan gerçeğini
ele alıyor ve dünya kamuoyunun gözlerindeki
bağı açarak çağımızın bu dev gerçeğini insanlığın
tartışmasına sunuyordu. Gazeteciğilin yanısıra
politikada Radikal Parti Lideri olarak ön planda
olduğundan Servan-Schreiber'in yazdıkları gerek
Avrupa'da gerekse dünyanın önde gelen ülkelerinden
ses getirdi. Bütün dünya tam Amerikan gerçeğini
tartışırken bu sıralarda Avrupa ülkelerinde
öğrenci olayları başgösterdi ve kamuoyunun gündeminde
baş köşeye oturdu. Giderek birçok ülkede hızla
yayılan öğrenci hareketleri dünyanın ilgisin
üzerine çekti ve Amerikan gerçeği arka planda
kaldı. Bu açıdan, dünya kamuoyu önünde yargılanmaktan
çekinen Amerikanın, öğrenci hareketlerinin yayılmasını
desteklediği zamanında öne sürülmüştür.
Hitler'in insanlığın başına bela ettiği İkinci
Dünya Savaşı, günümüz dünyasına iki büyük blok
armağan etmiştir. Hitler ve müttefiklerini yenen
Rusya ve Amerika Doğu ve Batı bloklarını oluşturmuşlar
v ekendi önderlikleri çevresinde yan ülkeleri
bir araya getirmişlerdir. Zaman içinde bloklaşmanın
soğuk savaşın da etkisiyle hızlanması blok lideri
olan Rusya ve Amerika'nın konumunu daha da geliştirmiş
ve bu ülkeler kendi aralarında başlattıkları
soğuk savaş ve silahlanma yarışı ile dünya egemenliği
ardında koşar olmuşlardır. Bilim ve teknoloji
silahlarının en gelişmiş biçimlerini ve yöntemlerini
ele geçiren bu ülkeler, kendi bloklarında tartışmasız
otoriteye sahip oluyorlar ve güçten destek alarak
diğer ülkeler üzerinde egemenlik yarışına kalkışıyorlardı.
Asya, Afrika ve Latin Amerikanın geri kalmış
ülkeleri, Amerika ve Rusya'nın rekabet alanı
durumuna geliyor ve Üçüncü Dünya Ülkeleri bir
deneme alanı oluyor ve bazen resmi yardımlarla
bazen de sistemlere bağlı olarak çalışan yeraltı
örgütleri aracılğı ile kaçak yollardan silah
dağıtımı gerçekleştiriliyordu. Savaş ve silahlanma
sürekli olarak insanlığın gündeminde tutularak
blok lideri olan ülkelerin tartışmasız üstünlükleri
sürdürüyordu..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |