|
BORÇLUYUZ
BOYNUMUZ EĞİK MANTIĞI
DR. ÖZTİN AKGÜÇ
"ABD yanlısı,
barıştan yana gözüküp savaş çığırtkanlığı yapan,
belki de ülkede beşinci kol işlevini yüklenmiş
yazarların, yorumcuların ileri sürdükleri bir
görüş, kendilerini savunma kanıtı var: "Borçluyuz,
pazarlık gücümüz zayıf, elimiz mahkûm. ABD ile
birlikte hareket etme dışında seçeneğimiz yok,
kredilerdurdurulursa ekonomik büyük bunalıma
sürüklenir, işsizlik daha da artar." Kendilerini
çok akıllı sanan bu kişiler, savaşa karşı olan
yoksul kesime de, bir yerde "Savaşa karşı
çıkıyoruzsunuz ama, ABD'nin yanında yer alamazsak
ekonomi bunalıma girer, siz de daha korkunç
sefalete sürüklenirsiniz" şeklinde gözdağı
vermektedirler.
Borçlunun elinin mahkûm olduğu, alacaklının
her istediğini yerine getirmek zorunda olduğu
görüşü, doğru ve her koşulda geçerli değildir.
Borç-alacak ilişkisinde riski taşıyan alacaklıdır.
Alacaklı, alacağını alamayabilir, anaparasını
kaybedebilir. Akıllı bir alacaklı, borçluyu
boğarak değil borçluyu yaşatarak alacağını tahsil
etmek yoluna gider. Bu nedenle dış borcu 125.0
milyar USD'yi aşmış, yılda en az 40-50 milyar
USD dışalım yapan bir ülkeyi, yabancı bankalar,
Türkiye ile iş yapan firmalar, kolayca gözden
çıkaramazlar, kaybı göze alamazlar. Doğal olarak
kapılarında zayıf bir borçlu bulduklarında alacaklılar
bundan yararlanırlar. Bazı koşulları zorlarlar,
dayatırlar, hatta gözdağı verirler. Borçlu yeterince
bilgili ise, elindeki olanakları görüyor. Alacaklının
riskini iyi tartıyorsa, bu tür dayatmalar, göz
korkutmalar alacaklı lehine pek sonuç vermez.
Finansta, bankacılıkta "Bilgide bakışımsızlık
(asymmetric information)" kavramı ya da
deyimi var. Tarafların bilgi düzeyleri farklı
ise, alacaklı borçludan çok daha bilgili ise,
bu durumda bir borç-alacak ilişkisinde şartlar
alacaklı tarafından dayatılır, şartlar alacaklı
lehine belirlenir. Bizde ne yazık ki, bilgide
yetersizlik, bilgi farklılığı, bilgide bakışımsızlık,
bilginin simetrik olmayışı, nasıl ifade ederseniz
ediniz, Türkiye aleyhine sonuç veriyor. Yabancılarla
görüşmelere katılan politik, bürokratik teknik
kadrolar yeterli değil, zayıf ise ülkenin sürekli
kayba uğraması da kaçınılmaz oluyor..."
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |