Mayıs 2003  Sayı: 57 "Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   MAYIS 2003  

SONUÇTA ABD KAYBEDER

Dr. ÖZTİN AKGÜÇ

Irak savaşı ABD’nin planladığı gibi sonuçlansa dahi, sonuçta ABD kaybedecektir. Kayıpları hem politik hem de ekonomik açılardan olacaktır.

ABD’nin yükselişi bazı zoraki ya da gönüllü ABD yanlılarının, Amerikalıların öngördüğü veya dilediği gibi, sürekli, önlenemez değildir. Doruğa ulaşıldıktan sonra, gerileyiş, düşüş, çöküş, hangi sözcükle anlatılırsa anlatılsın, kaçınılmaz olmaktadır.

ABD’de doruktan düşüşe geçiş ne zaman başlamıştır? Göstergeleri nelerdir? Bu konuda görüş ayrılığı olabilir, ABD’nin inişe geçmediği, halen yükselişte olduğu da savunulabilir. G.W. Bush’un şaibeli biçimde başkan seçilmesi, İkiz kulelerin yıkılışı, ENRON, WEST COMP. Olaylarının kanıtladığı gibi, birçok ABD büyük şirketinin kozmetik bilançolarla mali açıdan güçlü gösterildiğinin anlaşılması, olayların dönüş noktaları, çöküşün, daha hafif sözcük kullanalım inişin başlangıcı olarak görülebilir.

ABD sürekli dış ticaret açığı, cari işlemler açığı veren bir ülkedir. ABD’ye sermaye akımları, USD’nin uluslar arası ödeme aracı olarak kullanılması, rezerv para olarak tutulması, ABD dışında dolanımda oluşu, ABD’nin dış ödemeler sorunu yaşamasını önlemektedir. ABD adeta tüm dünya için para basma (seigniorage) hakkını kullanmakta, bu olanak ABD’ye büyük bir ekonomik güç ve çıkar sağlamaktadır.

ABD Hazinesi’nin çıkarmış olduğu tahvil ve bonolar, başta Japon bankaları olmak üzere finansal pazarların gelişmiş olduğu hemen tüm ülkelerin bankalarının portföylerinde değişik boyutlarda da olsa yer almaktadır. ABD borçlanma kağıtlarının sınır ötesi yatırımcılara, yabancı bankalara satışı, ABD’ye önemli ölçüde sermaye girişine olanak vermektedir. İkiz Kulelerin yıkılışı, ENRON ve benzeri olaylar, yatırımcı güvenini sarsmışsa da tümüyle yok etmemiştir. New York finansal pazarı Londra ile birlikte özellikle kambiyo işlemlerinde yoğunlaşmanın en fazla olduğu pazardır.

ABD’ye karşı şiddetlenecek politik ve ekonomik tepkiler, yabancı bankaların portföylerindeki ABD tahvil ve bonolarını azaltmalarına, USD’nin EURO ve JPY (Japon Yeni) karşısında hızla değer yitirmesine, USD’nin rezerv para olarak daha düşük oranda tutulmasın yol açar. Bu bir yerde ABD’nin tüm dünya için para basma hakkının kısıtlanması, ortadan kalkması demektir. ABD mallarına karşı çeşitli ülkelerde boykotlar başlayabilir; yatırımcı güveninin azalması, ABD menkul kıymetler borsalarında düşüşü hızlandırabilir. Tüm bu beklentilerin gerçekleşmesi olasılığı çok yüksektir. Bunların gerçekleşmesi ABD ekonomisinde belki 1929 bunalımı gibi bir çöküşe yol açar.

ABD aleyhtarı bir koalisyon, Fransa, Almanya, Rusya, Çin ve Japonya’nın da katılacağı açık veya gizli bir koalisyon, ABD’yi politik açıdan da zorlar. Arap ülkeleri ile ABD ilişkileri gerginleşir. ABD Ve ABD vatandaşlarına karşı terörist eylemler artar, işin kötüsü terörist eylemler, haklı, meşru bir tür savaş şekli olarak görülmeye başlanır. ABD’nin içine kapanmaya zorlanması, ABD’deki çöküşü hızlandırır, kaldı ki Irak savaşı hızla sonuçlanmayabilir, Irak yanlısı yabancı gönüllü birlikleri oluşabilir, Irak’ta çeşitli gruplar arasında bir iç çatışma başlayabilir.

Savaşı başlattığınızda, teknolojiniz ne denli ileride olursa olsun, tüm gelişmeleri denetim altında tutamazsanız, istediğiniz gibi yönlendiremezsiniz.

Evet, ABD ekonomisinde ciddi sorunlar vardır. ABD pazarlandığı, gösterilmeye çalışıldığı gibi sorunları olmayan ya da az olan bir ülke değildir. Gelir dağılımının son derece bozuk olduğu, insanların önemli bir bölümünün yoksulluk sınırında yaşadığı bir ülkedir. ABD tüm özgürlükçü, demokratik olma söylemlerine karşın örtülü bir faşizmle yönetilmekte, sermaye sınıfının diktası sürmektedir.

Irak savaşı, ABD ekonomisini kurtarmaz. Gerçekten özgürlükçü, demokratik bir ülke olmak, barışçı davranmak, dünya ülkeleriyle baskıcı değil iyi ilşkiler kurmak, ABD’nin uzun sürede lehinedir. Bugünkü tutumunu sürdürmesi halinde kısa süreli başarılar kazansa bile, sonuçta kaybeden ABD olacaktır.

 

Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |