|
HALKIN
ORTAK COŞKUSU...
Prof. Dr. Erol MANİSALI
Türkiye-AB tartışmasında
gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
- Türkiye-AB
ilişkileri uzun yıllardan beri "kapalı
devre" yürütülmekteydi. Mecliste, hükümetlerde,
sendikalarda tartışılmıyordu. Halkımız ne olup
bittiğinin farkında değildi.
- Medya tarafından
halka genellikle "yanlış ve eksik bilgi"
veriliyordu. Siyasiler oy hesabı içinde, "doğruyu
söyleme cesaretini gösteremiyorlardı."
- Meseyi görüp
de gerçekleri halka duyurmak isteyen uzmanların
ve aydınların sesleri "özellikle kısılıyordu"
Halkın gerçekleri görmesi engellenmekteydi.
Türkiye'nin "demokrasiye evet sömürüye
hayır" politikasına girmesi engelleniyordu.
- İlişkiler sadece
"Kopenhag kriterlerine odaklanmış",
bu ölçülere uyulunca AB'nin Türkiye'yi tam üye
yapacağı yalanı söyleniyordu. Bazı siyasilerin,
bazı bürokratların, bazı büyük sermaye çevrelerinin
bölücülerin İslamı siyasallaştırmak isteyenlerin
bu yalanın sürdürülmesinde kendilerine göre
hesapları vardı.
Bu çevrelerin "etrafına"
bazı yazarlar ve öğretim görevleri çöreklenmişlerdir.
Belgeli tanımı ile, "Brüksel temsilcilerine
fena halde ihtiyacı olanlar da" bilinen isimlerdir...
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri -
|