Nisan 2002   Sayı: 44 "Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Haber
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   NİSAN 2002  

KURTULUŞUMUZ PETROL
Dr. Ümit Emre

"...
PETROL
Şimdi artık sıra tam köleleşmeyi gerçekleştirecek son birkaç vuruşa gelmiştir. Bunlardan birisi IMF temsilcisinin giderayak verdiği emir gereği devlet personelinin 2/3'nün tasviye edilmesidir. Bununla halkın huzursuzluğunun son raddeye gelmesi sağlanacak, asıl vergi mükellefi olan memur kesimi, yani zamanındaki tabiriyle "orta direk" yok edilecektir. "Petrol Piyasası Kanunu" ile de tek umudumuz ve kurtuluşumuzun aracı petrolümüz elimizden alınacaktır. Ölümcül şekilde yatağa düşmüş ülkemizin artık hiçbir şeye takati kalmamıştır. Son gücünü de seferber ederek yapabileceği ve mutlaka yapması gereken şey, kendi petrolünü başta milli şirket TPAO olmak üzere çıkarması, kullanmasıdır.
Yani petrol ona kandır, candır ve ilaçtır. Hal böyle iken başlangıctan bu yana yapılan nedir? Bir göz atalım :

  • 1934 yılından 2001 yılına kadar açılan kuyu sayısı 3200 tanedir. Bunun 2002 tanesi TPAO'ya aittir. Petrol ve doğalgaz alanının sayısı ancak 112 tanedir. (1)
  • Oysaki ABD'nde bir yılda açılan kuyu sayısı 80.000 (evet, seksen bin) tanedir. Fransa ve İtalya'da bile yılda 150-200 kuyu açılmaktadır. (2)
  • Türkiye'nin yıllık petrol tüketimi 28-29 milyon tondur. Bunun ancak 3,6 milyon tonu Türkiye'de üretilmektedir. Yani yıllık petrol ithali 24-25 milyon tondur ve ekonomiye yükü (12-15 milyar metreküp doğalgaz da dahil olmak üzere) 5,5-6 milyar dolardır. Bunun anlamı Türkiye'nin enerji yönünden %90-95 dışarıya bağımlı olduğudur. (3)
  • TPAO'nun arama bütçesi 120 milyon dolardan 30-40 milyon dolar seviyesine indirilmiştir. (4)
  • TPAO'nun yurtiçi yatırımları yıllara göre : (5)
    • 1992 yılında 182 milyon ABD doları
    • 1994 yılında 74,8 milyon ABD doları
    • 1995 yılında 76,7 milyon ABD doları
    • 1996 yılında 65,5 milyon ABD doları
    • 1998 yılında 57,7 milyon ABD doları
    • 2002 yılında 28 milyon ABD doları

    Oysaki aynı TPAO Çayman Adaları'nda TPIC diye bir şirket kurmuş ve yurtdışına açılmıştır.

    • TPAO'nun yurtdışı yatırımları şöyledir : (6)
    • 1994 yılında 78,6 milyon ABD doları
    • 1995 yılında 112,8 milyon ABD doları
    • 1996 yılında 106,7 milyon ABD doları
    • 1998 yılında 146,2 milyon ABD doları

      Dünya enerji dergisinin 2001 Ağustos ayı sayısında o devrin TPAO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Türkoğlu kurumun yurtdışına toplan 870 milyon dolar yatırım yaptığını, bunun ise 300 milyon dolarının geri döndüğünü söylüyordu. Bunun anlamı ise 570 milyon doların zarar edildiğinin kibarca söylenmesidir.
  • İlginç bir şekilde TPAO yurt içinde güçten düşürülmekte, TPAO bünyesindeki kıymetli jeofizikçileri irer ikişer kurumdan ayrılmakta ve yurt dışına gitmektedirler. Binbir güçlükle üniversitelerin jeoloji, jeofizik veya petrol mühendisliği kısımlarını kazanıp zorlukla eğitim ve öğrenimlerini tamamlayan mühendislerin iş bulabilenlerinin maaşları 300-750 dolar arasında değişmektedir. (7)
  • Bu gülünç rakamlarla çalışan mühendislerin harcırahları 8-10 milyon lira civarındadır. Bununla ne otelde kalınır, ne yemek yenir, ne otobüse binilir.
  • TPAO'nun delik sayısı 2000 yılında 24, 2001 yılında 23, 2002 yılında ise 6'sı ulusal yani kendi imkanlarıyla 7'si de şirketlerle ortak olmak üzere 13 tane olacaktır. (8)
  • TPAO'da delici sayısı 15-20 tanedir. Oysa Romanya'nın bile elindeki delici sayısı 8000 tanedir. (9)
  • TPAO 2001 yılında yaptığı jeofizik ölçümlerde 2 sismik, 1 gravite takımını 11 ay müddetle çalıştırmıştır. Bütçe kısıtlaması nedeliyle artık 2002 yılında ne sismik, be gravite takımı çıkaramayacaktır. Yani artık arama yapmayacaktır.(10)
  • Klasik yöntemleri bile kullanmak imkanına sahip olamayan TPAO'nun en modern teknik olan uydu araştırmaları yapması doğal olarak mümkün olmadığı gibi, yöneticilerin böyle bir bilgiden bile haberdar olmadığı anlaşılmaktadır.
  • Bugünkü manzara ülke, ülke insanı ve kurtuluşumuz olan petrolümüz ve milli şirketimiz TPAO açısından kelimenin tam manasıyla bir felaket görünmektedir."

Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |