|
Mustafa
Kemal "Atatürk" Diyor ki;
"Vatanın parçalanma tehlikesini aynen gösteren safhanın kanlı icraatı, milli
vicdanı bir kurtuluş emeli etrafında ve Müdafaa-i Hukuku Milliye ve Reddi İlhak
Teşkilatı adı altında seri bir şekilde toplamaya başlamıştır. Yalnız mitingler
vesaire gibi gösteriler, büyük gayeleri hiçbir vakitte kurtaramaz ve ancak sine-i
milletten fiilen doğan ortak kudrete dayanırsa kurtarıcı olur. Fakat şüphe
götürmeyen bir hakikattir ki, bu acı safhayı bu kadar tehlikeli bir şekilde
hazırlayan en etkili sebep maalesef payitahtımızdaki muhalif cereyanlar ve
Anadolu'nun saf ve mukaddes milli emellerini zararlı bir şekilde yalnızlığa
uğratan siyasi ve gayri milli propagandalardır. Kuva-yi Milliye'yi bugün için
böyle yanlış yollara sevk ile dağıtmanın cezasını vatanımız aleyhinde ve pek çok
bir şekilde görmekteyiz...
Devamını
okumak için tıklayınız...
|
|
“YENİ DÜNYA DÜZENİ” BÖYLE Mİ KURULACAK?...
Amerika Irak’a saldırdı. Bunu yaparken ne uluslar
arası hukuka ve ne de Birleşmiş Milletler kararına
uydu. Yapılan düpedüz haksız bir saldırıydı.
Saddam yönetiminin elinde tüm dünya için tehlike
olabilecek kitle imha silahları bulunduğu
iddiası, ABD yönetiminin Irak’a başlattığı
saldırının görünen gerekçesi idi; ancak, kitle
imha silahlarının izine, şu ana kadar
rastlanamadı; en azından, Bağdat’a kadar girilmiş
olmasına rağmen, kullanılmasından çok korkulan bu
kitle imha silahlarını, Saddam rejimi savaşta
kullanmadı.
Mahmut YILBAŞ'ınn yazısını okumak için tıklayınız...
|
SÜRDÜRÜLEBİLİR POTANSİYEL VE KIBRIS
“Potansiyel” sözcüğünün Türkçe karşılığı Gizilgüç
(TDK Sözlük) .Bizler her nedense bu gizilgüç
sözcüğünü benimseyemedik.Dolayısiyle
Sürdürülebilir Gizilgüç ( Sustainable Potentiality
) deyişini “Geliştirilebilir Potansiyel” olarak ta
adlandırıyoruz. Ancak burada ki esas husus ,
Potansiyelin anlamında gizlidir. Halihazırda
varolup, uygulamaya geçmemiş veya bir dürtü ile
uygulamaya geçecek güç olarak da
nitelendirilebilir
Sedat İLHAN'ın yazısını okumak için tıklayınız...
|
|
ALINACAK DERSLER
Irak olayının, Türkiye’ye verdiği maddi, özellikle
manevi, moral zararlar var. Türkiye’nin tutumu,
ABD ile yapılan pazarlıklar, özellikle parasal
çekişmeler, Türkiye’nin imajına kara leke
düşürmüştür. Türkiye’nin Irak olayı nedeniyle
uğrayacağı zararın boyutu da belli değildir,
Uğranılacak maddi ve manevi zararların zamanla çok
büyük boyutlara ulaşacağına da kuşku yoktur.
Türkiye, T.C. vatandaşları, bu olumsuzluklardan,
bu zararlardan ders çıkarabilir, yanılgıları
düzeltme yoluna gidebilirse, bu da kirli oyunun
artı, yararlı yönünü oluşturacaktır.
Öztin AKGÜÇ
'ün yazısını okumak için tıklayınız...
|
80 YILLIK BİR HİKAYE:
(TÜRK – AMERİKAN İLİŞKİLERİ)
Amerikan
Kongresi Araştırma Birimi’nin ABD Dışişleri
Bakanlık Komitesine hazırladığı Rapordan:
“....... ABD’nin denizaşırı güvenlik politikası ve
Ortadoğu ile beklentileri olduğu sürece, Türkiye
ile işbirliği gereklidir.Özellikle Türkiye,
ABD’nin Doğu Akdeniz’de ve Libya’dan Doğu
Akdeniz’e kadar olan kıyı şeridinde etkili bir
harekatta bulunma yeteneğini doğrudan
etkilemektedir.Bölgede bir Sovyet askeri
serüvenini başarısızlığa uğratmada Türkiye kadar
ucuz ve avantajlı bir başka seçenek
yoktur...(Türkiye olmasa da ) ABD’nin bu boşluğu
İsrail ile doldurması söz konusu olabilir, ancak
bunun bedeli ve sakıncaları çok büyük olur....
Ortadoğu‘daki amaçlarımızı tekrar tekrar
hatırlatmaya gerek yoktur:
Salih ALTINOK' un yazısını okumak için tıklayınız... |