Nisan 2004  Sayı: 68 "Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   NİSAN 2004  

                                                                                                                      

Sn Rauf Denktaş

      KKTC Cumhurbaşkanı

 

Türk milleti yine bir yol ayrımına getirilmiş bulunmaktadır. Bu yol ayrımı kurtuluş tarihimizde, Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya’dan “Ya İstiklal Ya Ölüm” diye dünyaya haykırdığı anın aynısıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımız, tarih, bu kez,  bu haykırışı yapma görevini zat-ı âlinize tevdi etmiştir. Tarihin omuzlarınıza yüklediği bu onurlu görevi, maruz  kaldığınız her türlü dış ve iç saldırılara ve içerdeki işbirlikçilere karşı, Türklük adına onurla taçlandırmaktasınız.

Batı’nın Türk’e saldırısı, eğer tarihin bir tekrarıysa; sonucu da, tekerrür etmelidir. Türk milleti, bunu sağlayacak imkan ve güce sahiptir. Yeter ki ! Türk halkının kararı ve azminin önüne düşülsün ; çünkü, Kıbrıs sadece Türk milletinin değil tüm mazlum milletlerin ikinci Sakarya’sıdır. Nasıl ki, Batı’nın saldırıları Sakarya kıyılarında, Mustafa Kemal önderliğinde; Türk milleti tarafından durdurulmuş ve sonrasında da püskürtülerek Akdeniz’e gömülmüş ise; bu gün de, bu saldırı, Kıbrıs’ta Yeşil Hat’ta durdurulmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Rumlar ve Yunanlılar bir kez daha “E siz Türkon sfaksete” (siz Türkleri kesiniz) “Ton tiranon sfaraksete” (zalimleri parçalayınız)  marşını söylerken, masum Türk halkı, eli kolu bağlanmış bir halde Rum’a mı  teslim edilmek istenmektedir.

Sizde biliyorsunuz ki, Mondros ve  Sevr’den bir farkı olmayan “Annan Planı”, Anglo-Amerikan ittifakının memurları,  beyaz sahibine hizmet eden Gana’lı “Annan”, Nazi çavuşu “Verheugen” ve  soykırımcı bir gelenekten gelen “De Soto”  ve içimizdeki AB muhipleri tarafından dayatılmaktadır.

Kıbrıs Türkü’nün elinden toprakları alınacak ve içine Rumlar sokulacak, Türkiye’nin garantörlüğü ortadan kaldırılacak ve derogasyonlar bulunmayacak; bu gerçekleri saklayıp “kazan-kazan formülüne göre hareket ettik ve alabileceğimizi aldık” demek bir aldatmacadır. Annan Planı’nın yalın gerçeği,  KKTC’nin Bayrağı elinden alınarak fesh edilmesi ile Kıbrıs Türkü’nün, azınlık haline getirilip Kıbrıs Rum devletinin insafına teslim edilmesidir. Sayın Cumhurbaşkanım, kazanç bu planın  neresindedir !

Sayın Cumhurbaşkanımız, bunu ancak gözüne perde inmişler, AB hayaline kendini kaptırmışlar, aldatılmışlar ile mütareke basınından daha beter duruma düşmüş olanlar yapabilirler.  

Sayın Cumhurbaşkanımız, bu güne  kadar halkınıza  gerçekleri anlattınız ve halkınızla birlikte, onların içinde ve onlardan biri olarak birlikte Rum’un kanlı zulüm ve vahşetine ve megalo- ideali’ne  karşı mücadele ettiniz; bu mücadelede en yakın arkadaşlarınızı ve gençlerimizi kaybettiniz. Dünya, Rumlar tarafından katledilmiş çocuklarımızın banyo küvetlerinde ki görüntülerine tanıklık etti. Bedelini canla ödeyerek Kuzey Kıbrıs’ı Türklerin vatanı yaptınız; Sayın Cumhurbaşkanımız, elde edilmesi sürecinin her safhasının içinde olduğunuz  bu yavru-vatan toprakları, Anglo Amerikan ittifakı’nın piyonu, Rum ve Yunanlıların istekleri doğrultusunda hazırlanan ve içimizdeki işbirlikçilerin ayakta alkışladığı ve her seferinde,  sadece Rumların arzuları doğrultusunda yenilenerek tekrar tekrar yazılan, Annan planı ile  Rum ve Yunan’a teslim edilemez.

Plevne surlarında Gazi Osman Paşa ve Sakarya kıyılarında büyük önder Gazi Mustafa Kemal Paşa ordularının önünde düşmana karşı milletiyle birlikte göğüslerini siper etmiş ve tarihimize altın harflerle geçmişlerdir. Sıra, şimdi sizdedir !  “Şehitler Ölmez, Bayrak İnmez” andının sözde kalmadığı inancının gereği yapılmalı, şehitlerimizin kemikleri sızlatılmamalı ve Gazilerimiz göz yaşı dökmemelidir.  

Sadece Kıbrıs Türkü için değil, Tüm Türk ulusu adına verdiğiniz bu onurlu uğraşta, bütün Türk milleti, tek bir bilek ve tek bir yürek olarak yanınızdadır. Siz bizden sadece “ses” istiyorsunuz; biz ise “asil kanımızı” emrinize sunuyoruz.
 
Müdafaa-i Hukuk Vakfı
ve
Müdafaa-i Hukuk Dernekleri
Genel Merkezi
 

(*) Bu mektup, Cumhurbaşkanı Sn. Rauf Denktaş'a sunulmuştur.

 


Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |