Ocak 2003  Sayı: 53 "Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
       Haber
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   OCAK 2003  

TÜRKİYE ABD'YE BORÇLU DEĞİLDİR
ÖZTİN AKGÜÇ

"Olası Irak operasyonu nedeniyle, kamuoyunu ABD yanına çekebilmek, Türkiye'nin bu pis oyuna katılmasını haklı göstermek için gerekçeler uydurulmakta, Türkiye'nin ABD'ye borcu olduğu, en azından minnet borcunu ödemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda başka bir senaryo da, ABD'nin kesinlikle savaşın galibi olacağı, Ortadoğu'da sınırların yeniden çizileceği, bu yeni yapılanma sürecinde Türkiye'nin söz sahibi olabilmesi için etkin biçimde savaşa katılması gerektiği, aksi halde devre dışı bırakılacağı savunulmaktadır.
ABD'nin Türkiye'ye doğrudan kredi verdiği, zaman zaman askeri ve ekonomik yardımda bulunduğu, IMF aracılığı ile kredi desteği sağladığı, W. Bush'un Türkiye'nin AB'ye alınması için AB ülkesi liderlerinin bir bölümüne telefon açtığı doğrudur. Bu, madalyonun bir yüzüdür. Öteki yüzüne bakıldığında Türkiye'nin bu ilişki nedeniyle önemli zararları olduğu, ABD'ye açık gizil yararlar sağladığı görülür. Sonuçta Türikye-ABD ilişkilerinin tam bir muhasebesi yapılsa, ABD'nin sağladığı kazanç ve yararlarla Türkiye'nin sağladığı yarar ve kazançlar karşılaştırılsa Türkiye'nin kayıplı olduğu görülür.
ABD'nin Türkiye'de İncirlik gibi önemli üs, haydi üs sözcüğünü hafifletelim tesisleri vardır. Bunun yüksek bir bedeli olması gerekir. Türkiye-ABD dış ticareti, kısmen ABD'nin uyguladığı korumacı önlemler, kotalar nedeniyle, sürekli olarak Türkiye aleyhine açık vermektedir. ABD'nin uyguladığı açık ve gizli ambargolar nedeniyle Türkiye'nin özellikle komşularıyla dış ticareti gelişmemektedir. Yalnız Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının kapatılmasının Türkiye'ye verdiği kayıp, sağlanan ABD yardım ve desteğinin çok üstündedir.
IMF kredilerinin, çok büyük bölümü yeniden yurtdışına aktarılmış, bu kredilerin halkımızın yoksul bölümüne yeni yükler bindirme dışında yararı olmamıştır. Türkiye'de saydamlık olmaması nedeniyle o günün gerçek ekonomik durumunu tam bilemediğimden görünüşe göre IMF kredisi kullanımının hatalı olduğu düşüncesindeyim. Türkiye, bankaların dış borçlarını, yenilenmeyen sendikasyon kredilerini anlaşmalar yoluyla anapara ve maliyet indirimi de sağlayarak yeniden yapılandırabilirdi. Bu tür yaklaşım doğal olarak belli bir beceri ve cesaret, özgüven gerektiriyordu. IMF aracılığı ile ülke ekonomisi, üzerinde "Demoklesin Kılıcı" asılı bir ekonomi durumuna getirilmiş, bir tehdit öğesi daha eklenmiştir. Bazı kafalarda da "ABD IMF aracılığı ile bu parayı boşuna vermiyor, karşılığını da haklı olarak ister" düşüncesinin doğmasına yol açmış, en azından bazı kalemşorlere ABD lehine bir kanıt, argüman sağlamıştır.
Sayın RTE'nin ABD ziyareti ya da gezisi sonrası Bush'un, bazı AB ülkeleri liderleriyle kurmuş olduğu iletişim, Türkiye lehine baskı, tam bir sahte gösteri, yalandan bir bağlılık, sözde bir hizmettir (lip service). Bush, ne de olsa mektipla, telefonla Türkiye'nin AB'ye alınmayacağını bilecek kadar dirayetlidir..."

Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |