|
SATILIK
İNSAN MANZARALARI
Prof. Dr. EROL MANİSALI
Senin fiyatın ne? Çok mu yüksek? Ben fiyatı
olmayan birini görmedim; düşük yada yüksek herkesin
bir fiyatı vardır! Gecenin geç bir saatinde
izlediğim 60'lı yılların Hollywood filminden
aklımda kalan sözler bunlar.
Sözlerin sahibi zengin bir Amerikalı işadamı.
Kapitalizmin dünyaya bakışı bu,yalnız işadamının
değil: İş kadınının, politikacının, üniversitenin
hatta devletin. Kilisenin bile; asırlar boyu
misyonerler, işadamları ile birlikte dünyayı
dolaşmamışlar mı?
Bırakınız geçmiş asırları bugün bile büyük sermaye
çevreleri patrikler ve şeyhlerle kol kola değiller
mi? iş iştir: Her şeyin bir fiyatı vardır, dininde
imanın da demiyorlar mı bu davranışları ile?
-Piyasa sistemi "kutsaldır" diyenler
bu kutsamayı "para" aracılığı ile
yaparlar. Para en masumudur; para sadece "fiyatın
ölçüsüdür" hepsi bu.Kim alır, kim verir,
kimin cebine niçin girer? Bütün bunlar 'para'yı
değil alanı, vereni ilgilendirir.Yani bir fiyatı
olanı;yüksek ya da düşük hiç önemli değil;önemli
olan bir fiyatının olması, alınıp satılabilmesidir;
domates gibi, hıyar gibi ya da bir eşek gibi.
-Piyasa ekonomisi fiyatlar üzerine kurulmuştur.
Her şeyin mutlaka bir fiyatı olması gerekir;
arada hiçbir kaçak olmamalıdır. Mal,hizmet,
insan, hayvan ne varsa: Sistem hiç ayrım yapmaz.
Kaç para? Fiyatı ne? Hatta "Fiyatın ne"
diye de sormak hiç yadırganmamalıdır. Sistem
bunu gerektirir.
-Fiyat sistemindeki "aktörler" iki
gruba ayrılır: Bir tarafta alıp satanlar vardır:
Diğer yanda da alınıp satılanlar. Alıp satanlar
insanlardır. Piyasa mekanizması içinde alınıp
satılanlara insanlar da dahildir. Çünkü sistem
her şeye ve herkese fiyat biçmek zorundadır;
Hem de hiçbir ayrım yapmadan. Yoksa piyasa ekonomisi
(ve kapitalist düzen) yürümez.
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |