|
TEMEL
GÜVENCEMİZE AB SALDIRISI...
Prof. Dr. ÖZER OZANKAYA
Türk Devrimi
modeline bağlılık kendi gerçek kurtuluşumuzu
perçinleyeceği gibi, AB'nin kapımızı çalıp bizi
kendisine katılmaya çağırmasını sağlar.
Türkiye'nin Avrupa
Birliği'ne eşit koşularla üye olması önüne engel
üzerine engel çıkaran Avrupa Birliği karar organları,
son olarak "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin
siyasal yaşam üzerinde ağırlığı olduğu"
savını ortaya attılar. Siyasal partilerimizin
demokrasiden yoksun iç yapılarından hiç yakınmayan,
çünkü böyle partilerin iş birliği ile Türkiye'yi
diledikleri gibi yönlendirebileceklerini bilen
AB, sömürülmemenin güvencesi olan demokrasimizi
savunmak üzere öngörülen anayasl güvencelere
saldırmakta. Ulusumuza karşı sorumluluk duygusunu
yitirmiş politikacıların tutum ve davranışlarının
gerçekte AB'ye eşit koşullarda girmemizi sürgit
olanaksız kılıcı olduğunu bildikleri için onları
desteklemekte. Türkiye'nin "Avrupa'nın
hasta adamı" dedikleri çağdışı Osmanlı
Devleti'nin gülünç durumuna düşmesine çalışmakta.
Osmanlı kafası"taşıyan politikacılarımıza
yerli işbirlikçileri ile birlikte alkış tutmakta.
Kendileri örneğin Avusturya halkının çoğunluk
oyuyla iktidar olan faşist eğilimi Haider'in
hükümet başkanı olmasını engellemekte, ama Türkiye'de
demokrasinin çiğnenmesine karşı önlemler önermekle
görevli Milli Güvenlik Kurumu'na karşı çıkmaktalar.
Amaçları,Milli Güvenlik Kurulu'nu baskı altına
alarak, örneğin Kıbrıs, Ege, Avrupa Savunma
İşbirliği, ölçüsüz özelleştirme, Irak, İMF ve
Dünya Bankası'yla ilişkiler gibi konularda her
istediklerine uysallıkla boyun eğen sözde siyasetçilerimize
destek sağlamak, Türkiye'yi diledikleri biçimde
yönlendirmektir.
Başta Milli Güvenlik Kurulu olmak üzere Türk
Silahlı Kuvvetleri komutanlarının, ulusal varlığımıza,
özgürlük ve bağımsızlığımıza karşı el ele vermiş
iç ve dış tehdit ve saldırı eylemleri konusunda
bugüne değin kamuoyumuzun dikkatine getirdiği
gerçekleri, ne çoğu siyasal parti ve sivil toplum
örgütleri, ne de yazılı ve görsel yayın araçları
gereğince değerlendirebilmiş değildir. Çünkü
kendileri ulusumuza karşı sorumluluk bilincinden
çok büyük ölçüde yoksun, dar kesimlerin ve kişilerin
güdümüne girmiş bulunuyorlar.
Abonelik
için tıklayınız.
-
Geri - |