Şubat 2003  Sayı: 54 "Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
       Haber
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   ŞUBAT 2003  

TEMEL GÜVENCEMİZE AB SALDIRISI...
Prof. Dr. ÖZER OZANKAYA

Türk Devrimi modeline bağlılık kendi gerçek kurtuluşumuzu perçinleyeceği gibi, AB'nin kapımızı çalıp bizi kendisine katılmaya çağırmasını sağlar.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne eşit koşularla üye olması önüne engel üzerine engel çıkaran Avrupa Birliği karar organları, son olarak "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin siyasal yaşam üzerinde ağırlığı olduğu" savını ortaya attılar. Siyasal partilerimizin demokrasiden yoksun iç yapılarından hiç yakınmayan, çünkü böyle partilerin iş birliği ile Türkiye'yi diledikleri gibi yönlendirebileceklerini bilen AB, sömürülmemenin güvencesi olan demokrasimizi savunmak üzere öngörülen anayasl güvencelere saldırmakta. Ulusumuza karşı sorumluluk duygusunu yitirmiş politikacıların tutum ve davranışlarının gerçekte AB'ye eşit koşullarda girmemizi sürgit olanaksız kılıcı olduğunu bildikleri için onları desteklemekte. Türkiye'nin "Avrupa'nın hasta adamı" dedikleri çağdışı Osmanlı Devleti'nin gülünç durumuna düşmesine çalışmakta. Osmanlı kafası"taşıyan politikacılarımıza yerli işbirlikçileri ile birlikte alkış tutmakta. Kendileri örneğin Avusturya halkının çoğunluk oyuyla iktidar olan faşist eğilimi Haider'in hükümet başkanı olmasını engellemekte, ama Türkiye'de demokrasinin çiğnenmesine karşı önlemler önermekle görevli Milli Güvenlik Kurumu'na karşı çıkmaktalar. Amaçları,Milli Güvenlik Kurulu'nu baskı altına alarak, örneğin Kıbrıs, Ege, Avrupa Savunma İşbirliği, ölçüsüz özelleştirme, Irak, İMF ve Dünya Bankası'yla ilişkiler gibi konularda her istediklerine uysallıkla boyun eğen sözde siyasetçilerimize destek sağlamak, Türkiye'yi diledikleri biçimde yönlendirmektir.
Başta Milli Güvenlik Kurulu olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri komutanlarının, ulusal varlığımıza, özgürlük ve bağımsızlığımıza karşı el ele vermiş iç ve dış tehdit ve saldırı eylemleri konusunda bugüne değin kamuoyumuzun dikkatine getirdiği gerçekleri, ne çoğu siyasal parti ve sivil toplum örgütleri, ne de yazılı ve görsel yayın araçları gereğince değerlendirebilmiş değildir. Çünkü kendileri ulusumuza karşı sorumluluk bilincinden çok büyük ölçüde yoksun, dar kesimlerin ve kişilerin güdümüne girmiş bulunuyorlar.

Abonelik için tıklayınız.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |