|
‘...ULUSLARARASI AVRASYA HAREKETİ!..’
ATTİLÂ İLHAN
Jacques Sapir, doğru dürüst tanımadığım bir
yazar; daha doğrusu, bir ekonomist; uzmanlık
alanı, Doğu Avrupa ülkeleri, özellikle Rusya
Federasyonu; bilgisayar ekranında, yazısı
karşıma çıkınca; daha çok Yevgeniy Maksimoviç
Primakof’un, o kitabını merak ettiğim için
okudum. Primakof da kim mi? Rusya’nın önde gelen
isimlerinden biri; zamanında, Sovyet
İstihbaratını yönetmiş; Dışişleri Bakanlığı,
Başbakanlık yapmış, önemli bir kişi; son
zamanlar adı daha çok, uluslararası sorunlarda,
Vladimir Putin’in danışmanı olarak anılıyor;
zaten kitabının ismi bile, önemini anlatmaya
yeter: “11 Eylül ve Irak’ın işgâli sonrasında,
Dünya!”.
Ne yalan söyleyeyim, beni en çok düşündüren,
Jacques Sapir’in yazısındaki son paragraf oldu:
asıl konuya intikal etmeden; -yahut da, o
konunun taşıdığı önemi daha iyi anlatabilmek
için- önce o paragrafa, şöyle bir göz atsaydınız
diyorum:
“...eğer Amerikan politikasının, aynı mecrâda,
aynı şekilde devam edeceği kesinleşirse;
Amerika’nın kendisi, (öteki ülkeler için)
terörizmden çok daha büyük, bir tehlike
oluşturacaktır. Üstelik bu tehlike, münhasıran
Rusya’yı tehdit etmiyor; Avrupa’yı da ediyor; bu
bakımından Primakof’un kitabını, onların da
dikkatle okumalarında yarar çok. Çünkü bu kitap,
yalnız uygulanan Amerikan politikasının, geçici
bir sapma mı, yoksa sürüp gidecek önemli bir
değişiklik mi olduğunu, tartışmakla kalmıyor; o
politikanın çalkantısı içindeki Rusya’ya,
etkilerinin neler olabileceğini gösterdiği
kadar, Avrupa’nın karşı karşıya kalacağı
riskleri de ele alıyor. Bu açıdan bakılırsa
2003’te Irak’a açılan savaş, 1991’deki savaşın
devamı ve sonu olmuyor; çünkü dünya
politikasında yeni bir konjonktürün,
başlangıcıdır!” (Haziran, 2003. http://www.paris-berlin-moscou.org)
Bana sorarsanız, çeşitli yirmi iki ülkenin bir
araya gelip, ‘Uluslararası Avrasya Hareketi’ni
somut olarak gerçekleştirmeleri; asıl bu
perspektif içerisinde değerlendirilirse, gerçek
anlamını kazanacak:
Yanlış mıyım?
‘Avrasyalılar marşı’ çalınıyor...
Önce, gazete haberi olarak, olay nasıl
görünüyor; ona bir bakalım:
“...Uluslararası Avrasya Hareketi, 20 Kasım 2003
günü Moskova’da kuruldu. Kurucu konferansa,
Rusya’daki Avrasya Partisi, ev sahipliği yaptı;
Türkiye’den İşçi Partisi’nin (İP) davetli olduğu
konferansa, 22 üIkeden ve Rusya’nın 20
bölgesinden, temsilciler katıldı. Konferansta
Merkez Komitesi ve Uluslararası İlişkiler Bürosu
üyeleri Özcan Büze ve Mehmet Perinçek tarafından
temsil edildi. İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in
bildirisi alkışlarla okundu ve Perinçek
Uluslararası Avrasya Hareketi’nin, Yüksek
Konseyi’ne seçildi. Konferansa Rusya devlet
yöneticileri ve Rusya Federasyonu Komünist
Partisi Dış İlişkiler Bürosu Başkanı Filipoviç
de katıldı...”
“...Gazeteciler Merkezevi’nin salonunda
tertiplenen konferansta, divanın
oluşturulmasından sonra; kurucu konferans, ünlü
Sovyet kompozitörü Dmitri Şostakoviç’in torunu
D. Şostakoviç’in, Avrasya Hareketleri için
bestelediği ‘Avrasyalılar Marşı’nın çalınmasıyla
açıldı. Marşın büyük bir coşkuyla dinlenmesinin
ardından, Avrasya Partisi’nin Genel Başkanı
Aleksandr Dugin açış konuşmasını yaptı...”
“... ‘Avrasyacılığın, büyük bir potansiyeli
harekete geçirebileceğini..’ belirten Dugin,
‘...Putin’in desteklediği Birleşik Rusya Partisi
ile Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin
kendisiyle yaptıkları görüşmelerde ve
yayınlarında Avrasya ilkelerini kabul
ettiklerini, Avrasyacılığı desteklemeye hazır
olduklarını belirttiklerini...’ söyledi. Dugin
ayrıca, ‘...Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan
Nazarbayef ile yaptığı kişisel görüşmeler
yanında; Kuçma’nın, Lukaşenko’nun, Akayef’in,
Rahmanof’un, Aliyef’in, Koçaryan’ın önderlik
ettiği, diğer Orta Asya ve Kafkasya devlet
yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde, bütün bu
devletlerin Avrasyacılığa büyük ilgi
duyduklarını ve bunu desteklemeye hazır
olduklarını...’ belirtti. ‘..İngiltere’den
Türkiye’ye, Lübnan’dan Pakistan’a kadar birçok
kardeş Avrasyacı hareketin var olduğunu...’
vurgulayan. Dugin, ‘...bu hareketlerin
Uluslararası Avrasya Hareketi’nde, -hiçbir
partinin uydusu olmaksızın- eşit katılımla
birleşeceklerini...’ sözlerine ekledi;
‘...hareketin, Avrasya Davasını yayacak herkese
açık olduğunu...’ vurguladı...” (Aydınlık, 30
Kasım 2003.)
‘...O mahiler ki…’
Biliyorum, içinizden bazıları, ‘...canım bu
kadar uzun bir alıntıya gerek var mıydı?’ diyor;
Türkiye’nin de katıldığı (ayrıca ‘Yarın’ dergisi
de oradaydı) bu kapsamda ve bu önemde bir
konferansın haberini, ülkemizin bunca gazetesi,
radyosu, televizyonunda, tek satır olarak dahi
okuyamadınız ya da göremedinizse, bence gerek
değil, hatta zaruret vardır. Ayrıca, Dugin’in
söylevinin, Konferans’ın Ortak Bildirisinin de,
üzerinde durmak lazım; Avrasya bir derya, biz de
o deryanın içindeyiz ama, halimiz ünlü mısradaki
‘mahiler’e (balıklara) benziyor:
“...O mahiler ki, derya içindedir, deryayı
bilmezler!...”
Abonelik için tıklayınız.
- Geri - |