"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   BÜLTEN  
Müdafaa-i Hukuk Bülteni
Sayı No:12                                                                                                  05 Nisan 2004


KIBRIS NEREYE
 

            Kıbrıs adası Türkiye Cumhuriyeti için en stratejik toprak parçalarından biridir. Osmanlının yıkılmasından sonra Anadolu Yarımadasında kurulan yeni Türkiye Cumhuriyetinin açık karnı Akdeniz bölgesidir.

            Herhangi bir savaş durumunda, Marmara ve Ege’de konuşlu bulunan Deniz Kuvvetlerimiz olası bir deniz ablukasıyla Akdeniz’e inemez hale getirilirse Güney sahillerimize yapılacak bir çıkarma girişimine karşı Türkiye savunmasız kalacaktır. İşte Kıbrıs’ın önemi buradadır. Kıbrıs Türkiye için Akdeniz’de konuşlanmış dev bir uçak gemisidir ve bu üs sayesinde Türkiye’nin güney sahilleri koruma altına alınabilmektedir.


            Avrupa birliğinin ısrarla Kıbrıs meselesini gündeme getirmesindeki temel etkende budur, yoksa Avrupa Birliğinin iki yöneticisi olan Almanya ve Fransa, Yunan hayranlığından ve Kıbrıs halkının refahını savundukları için bu politikayı izlememektedirler.


            Avrupa birliği askeri kurmayları yaptıkları askeri öngörülerde yakın bir gelecekte Türkiye ile çatışmayı önlenemez görmektedirler, çünkü yeni kurulacak Avrupa devletinin büyük bir devlet olabilmesi ve Amerika ile başa çıkabilmesinin temel şartları boğazları ele geçirmesi ve Ortadoğu’ya inebilmesidir. Bunun önündeki en önemli engel ise, Türkiye’dir çünkü, Türkiye nüfus yapısı,geniş toprakları ve zengin hammadde kaynakları ile Avrupa Bünyesine alınamaz. Alınırsa bu AB’nin Türkiye hegemonyası altına girmesi anlamına gelecektir. Bu sebeple önlerindeki iki seçenek şudur.


            1) Türkiye’yi parçalayıp hazmedilecek lokmalar haline getirerek yutmak.
            2) Türkiye Cumhuriyetini bütünüyle tarih yüzünden silmek.

            İşte bu planın ilk evresi Kıbrıs’ı Türkiye’den koparmaktır. Bu söküp alma projesi de yıllardır süren propaganda ve diplomatik ayak oyunları sonrası bugün dönüm noktasına gelmiştir. Kıbrıs’ta  Denktaş devrilecek ve yerine Avrupa yanlısı bir oluşum getirilerek Avrupa ile Kıbrıs’ın Enosisi tamamlanacaktır.

           

            Bugün Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Alman, Fransız ve Yunan gizli servisleri operasyonlarını had safhaya ulaştırmışlardır.


            Özellikle serbest dolaşımdan sonra Kıbrıs Rum kesiminden turist görüntüsüyle ülkeye giren pek çok istihbarat operatörü ve bunlara bağlı çalışan tesir ajanlarıyla,provokatörler Rauf Denktaş’ın altını oymaya girişmişlerdir.


            Yabancı servislerin bu operasyonundaki kilit rolü ise tesir ajanları oynamaktadır. Bu tesir ajanları Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yazar, gazeteci, sendikacı, işadamı rollerinde sahipleri tarafından kendilerine öğretilen "Denktaş’a hayır" şarkısını hep bir ağızdan söylemektedirler.


            Kıbrıs’ta şu anda uygulanan bir başka büyük operasyon kapsamında ise çok büyük çapta nakit Euro’nun çeşitli yollardan Kıbrıs’a sokularak bu tesir ajanlarına ulaştırılmıştır.

 

            Peki ne yapılabilir.Yapılacak pek çok şey vardır ama temel olarak şunların acilen icraata geçirilmesi lazımdır.
            1) Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs’taki sorunun Türk Barış harekatıyla beraber zaten çözüldüğünü ve   Kıbrıs’ta iki devletli bir yapıdan başka bir çözümü kabul etmeyeceğini ve gerekirse Kıbrıs Türk Cumhuriyetini 24 saat içinde ilhak edebileceğini bir notayla tüm dünyaya bildirmelidir.

            2) Türkiye ve KKTC yoğun bir psikolojik saldırı altındadır. Kurum, kuruluş ve siyasi sorumlular artık           bu             durumu seyretmekten vazgeçmelidirler. Türkiye giderse, onunla birlikte başta kendileri      gideceklerdir.

            3) Kıbrıs Çinin bazı liman kentlerinde başarıyla uyguladığı gibi vergi ve yatırım cenneti haline         getirilmeli ve her tür para akışına serbestiyet tanımalıdır. Bu karar kısa zamanda büyük oranda   Avrupa ve Ortadoğu sermayesini Kıbrıs’a çekecek ve bugün geri kalmışlıkla suçlanan Kıbrıs en           müreffeh Türk beldelerinden biri olacaktır.


            Sonuç olarak işbilir ve vatansever bir yönetim için Kıbrıs’ta yapılabilecek pek çok şey bulunmaktadır. Türkiye’nin gelişen sürece karşı izlediği  Kıbrıs politikasına kararlı yeni bir yön vermesi şarttır. Bu da Annan Planını reddetmektir; Bunun için sadece Kıbrıs’ta değil, Türkiye’de de referanduma gidilmelidir.

 

 

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |