|
Müdafaa-i Hukuk Bülteni
No: 30
28
Eylül 2004
TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İLE OYNAYAN TEBLİĞ
Resmi Gazetenin 1 Eylül 2004 günlü 25570 sayısının
168-169-170-171 sayfasında Dışişleri Bakanlığı
tarafından bir tebliği yayınlandı. Adı; ABD´ye
Ait Destek Hamulesinin
(yükünün)
İthal/İhraç ve Ülke İçi Nakil ve Dağıtımına Dair
Tebliğ” dir.
Türk Ulusu için hayati önem taşıdığından, “Tebliğ”
bülten konusu yapılmıştır.
Tebliğin ilk maddesi amacı belirliyor.
Önemini ve üstünde düşünmeyi kolaylaştırmak için
maddeyi aynen aşağıya alıyoruz. “Amerika
Birleşik Devletleri Makamları tarafından
Türkiye´ye ithal ve buradan ihraç olunacak
askeri malzeme, teçhizat, ikmal maddeleri ve
eşyaları (bundan sonra “Destek Hamulesi“ diye
anılacaktır ) giriş ve çıkış ve ülke içi nakil
işlemlerinin yürütülmesinde aşağıdaki usuller
uygulanacaktır”.
Madde yorum yapmaya gerek kalmayacak kadar
açıktır. Tebliğ askeri malzeme, teçhizat ve tüm
ikmal maddelerinin giriş ve çıkışları ve yurt
içine dağılımı konusunda tam bir serbestliğe
izin veriyor.
Tebliğin ikinci maddesi kapsamla ilgilidir.
Tebliğin dayanağı olan sözleşmeye, bunu onaylayan
yasaya ilişkin açıklamada bulunuyor. Buna göre,
destek yükünün
6375 sayılı yasa ile onaylanan 19 Haziran 1951
tarihli
“Kuzey Atlantik Antlaşmasına Taraf Devletler
Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Dair Sözleşmeye”
(NATO-SOFA) uyulacağı kuralını getiriyor.
Tebliğin üçüncü maddesine göre:
“Gemi ve uçakları ile Türkiye´ye getirilecek ve
buradan götürülecek destek yükün giriş ve çıkışı
aşağıdaki deniz ve hava limanlarından
yapılacaktır. a) Deniz Limanları:
1-İstanbul 2- İzmir 3-İskenderun 4- Yumurtalık 5-
Antalya 6- Aksaz / Karaağaç 7-Ağalar 8 sadece
mühimmat için) b) Hava Limanları : 1-
Esenboğa (Ankara) 2- Atatürk (İstanbul) 3-Çiğli
(İzmir) 4- İncirlik (Adana) 5- Antalya 6-Aksaz /
Dalaman´dır.
Listeye dahil edilmemiş diğer hava ve deniz
limanlarımızda onarım çalışmaları sürdüğü için
listenin sayılanlarla sınırlı tutulduğu
anlaşılıyor.
Tebliğin dördüncü maddesi;
birinci maddede girişe, çıkışa ve dağıtıma konu
olan sayılı araç ve gereçlerden her nasılsa
unutulmuş olan ve uygulamada sorun yaşanacağı
düşünülerek “gizli mahiyetteki silah” ile
“jeneratör”de ekleniyor.
Ayrıca bu ana teçhizat kalemlerinin bakım ve
onarımına ilişkin malzemelerinde bu kapsamda
olduğu belirtiliyor.
Beşinci maddesinde;
tüm bu malzemelerin naklinin ve dağıtımını
kolaylığını sağlamak için ön bildirim belgesi
yapılacağı bildirilerek düzenlenen form belge
örneği veriliyor.
Altıncı ve son maddede
ise; bu tebliğin yayını tarihinden itibaren
yürürlüğe gireceği açıklanıyor.
Yukarıda özü öne çıkarılarak ana hatları ile
tanıtılan bu tebliğin önce “hukuksal”
sonra “siyasi” açıdan irdelemekte yarar
görüyoruz.
Üstünde durduğumuz tebliğ, ikinci maddesinde,
hukuksal dayanağının NATO Sözleşmesini onaylayan
6375 Sayılı yasanın “Kuzey Atlantik Antlaşmasına
Taraf Devletler Arasında Kuvvetlerin Statüsüne
Dair Sözleşmeye” dayandığını açıklamaktadır. TC
Kanunları kitabının 5058 sayfasında yer alan bu
sözleşme incelendiğinde tarafın “Kuzey Atlantik
Konseyi” olduğuna dair sık göndermeler var.
Sözleşme tarafı bir ülke durup dururken tam da
“zinanın” ülke gündemine oturduğu sırada tek
yanlı olarak güdümüne girdiği devlete “hazır”
olduğunu ilişkin tebliğ yayınlayarak deniz ve hava
limanlarını açtığını nasıl tebliğe çıkarır.
Sözleşmede taraf ülkenin silah köprüsü olacağına
dair buyurucu bir hüküm de yok. Hukukumuza göre
genelge ve tebliğ yasaya uyularak çıkarılır,
yasaya aykırı yönetmelik, genelge ve tebliğ
çıkarılamaz. Sözleşme yasa ile onaylandığından
yasa hükmündedir. Sözleşmeye, bir anlamda yasaya
aykırı yönetmelik olamayacağı gibi, genelge ve
tebliğ de olmaz. Tebliğ ABD’nin istemi üzerine,
bir ödün olarak hazırlanmıştır. Hatırlanacağı
üzere daha önce bu gereksinmeyi karşılamak için
TBMM’ne “tezkere” sevk edildi, onaylanmadı. Şimdi
hükümet bu tebliğ ile tersanelerimizi ve hava
limanlarımızı bir oldu bitti ile ABD’nin işgaline
terk etmenin sözüm ona hukuksal zeminin oluşturmuş
oldu.
Tebliğ siyasi açıdan da ciddi sakıncalar ve
sonuçlar doğuracak niteliktedir. Bu tebliğe göre
ilk ihtimaller:
1-
Türkiye ABD’nin silah köprüsü olmuştur.
2-
ABD artık TBMM´de tezkere oylaması beklemeden
Türkiye´yi silah deposu ve köprüsü haline
getirecektir.
3-
Türkiye tüm komşularının husumetini üstüne
çekecek, yakın tarihe kadar izlenen iyi komşuluk
ilişkileri yerini düşmanlığa bırakacaktır.
4-
Cumhuriyet döneminin dış politikasını özlüce
anlatan yurtta barış, dünyada barış
ilkemiz eski bir söylem olacaktır.
5-
ABD’nin Türkiye’yi kolayca işgal etmesinin
hazırlığı tamamlanmış olmaktadır.
6- Mustafa Kemal´in “Ey Türk Gençliği,
diye başlayan söylevinde ihtimalleri sayarken
“...bütün tersanelerine girilmiş, olabilir... ”
diyordu. Bu tebliğ ne acıdır ki bunu da
gerçekleştirmektedir.
Müdafaa-i Hukuk olarak,
Şimdi soruyoruz?
Bir:
Bu tebliğin hazırlanışından, ilgisi nedeniyle
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bilgisi olmuş
mudur? Olmuş ve hazırlanışına katkıda bulunulmuş
ise Hukuki ve Siyasal
gerekçelerini Türk Ulusu’na açıklamayı
düşünmüyorlar mı?
İki:
Hazırlanışında hem katkıda bulunulmamış ve hem de
önceden haberdar olunmamış ise bir açıdan Türk
devleti’nin başına “çuval geçirme”
anlamına gelebilecek bu olay karşısında bir defa
daha suskun kalınacak ve bir bilgilendirme
yapılmayacak mıdır?
Millet artık herkesi ve her şeyi
izliyor, görüyor ve gerçek yönleriyle
değerlendiriyor…
Türk Ulusu aldanabilir; ancak,
gerçekleri gördüğünde de sorumluları asla
bağışlamaz!..
-
Geri -
|