|
01
Nisan 2003
AK ile KARA
KOALİSYON DEĞİL; İNGİLİZ AMERİKAN İŞGAL
KUVVETLERİ!
Mustafa Yıldırım
Öyle anlar vardır ki,ak ile kara arasında bir
seçim yapmak zorunda kalınır. Gri olamazsınız. Ya
yüreklisindir ya da korkak! Ya namuslusunuzdur ya
da eşkıyaya ortak! Uzun söze gerek kalmaz! Kim ki,
bu konuda uzun, uzun söz ediyor biline ki, halkın
özgün deyişiyle “kıvırtıyordur.” İşin özü “onlar”
ve “biz” e dönüşmüştür:
Onlar diyor ki: “Koalisyon kuvvetleri...”
Biz diyoruz ki: “Amerikan ve İngiliz işgal
kuvvetleri.”
Onlar diyor ki: “ABD Avrasya hesabını yaptı
ilerliyor. Biz de milli menfaatlerimizi düşünerek
v.s, v.s”
Biz diyoruz ki: “Türkiye Cumhuriyeti gücün önünde
eğilmez! İşgalciye yardakçı olamaz! Yardakçılık
‘ulusal çıkarlar’ denilerek gizlenemez!”
Onlar diyor ki: “Elden bir şey gelmez! Biz ölçtük
biçtik, böyle kararlaştırdık!”
Biz diyoruz ki: “Yardakçılığın ölçüsü olmaz! Kalk
ayağa ve bağımsızlık timsali ol! Ve seni izlesin
Afrika’dakiler, Ortadoğudakiler ve Asyadakiler!”
Onlar diyor ki: “Mutabakat!”
Biz diyoruz ki: “Eşkıya ile varsa mutabakat, bunu
ulustan gizlemiş olmalısınız! Yabancı devletin
bildiğini ulustan gizleme hakkını nereden
aldınız?”
Onlar diyor ki: “Strateji, strateji.. Nasıl olsa
Amerika... Amerika güçlü... Hem sonra müttefik...”
Biz diyoruz ki: “Bırak bu griliği ve içine
sindirdiğin korkuyu! Ve şunları tüm dünyanın
anlayabileceği açıklıkta devlet olarak konuş ve de
ki:
1-
Ortadoğu’nun Batılı devletlerce işgal
edilmesini ulusal varlığımıza ve bölge düzenine
yönelmiş bir tehdit olarak görüyoruz! Bu nedenle
Ortadoğu’ya dışardan yönelimi istemiyoruz.
2-
Yurdumuzdaki olanakların Ortadoğu’yu
işgalde kullanılmasına izin vermeyeceğiz.
3-
Ortadoğu’nun işgalinin NATO anlaşmasıyla
bir ilişkisi yoktur. Bu nedenle yeni üsler
açılmasına ve varolan üslerin kullanımına izin
vermeyeceğiz.
4-
Iraka’ta üniter devlet yapısının
değiştirilmesi, tüm ulusların güvenliğine ve barış
ortamına karşı bir tehdittir. Bunu reddediyoruz!
Böyle devam ederse, Irak’ta barış istikrarın
korunması için müdahale edeceğimizi, gerekirse
Musul ve Kerkük’de bağımsız bir devlet kurulmasını
destekleyeceğimizi bildiririz.
5-
Filistin topraklarının işgalini ülkemize ve
bölgenin barış ve istikrarına karşı işlenmekte
olan bir suç olarak görüyoruz.
6-
Kıbrıs’da Türk devletine karşı uygulanan
ırk ayrımcılığı ve bu ayrımcılığa dayanan ambargo
kalkmadıkça karşılıklı görüşmeler yapılmayacaktır.
7-
Kitle kırım silahları yalnız Ortadoğu’da
değil tüm dünyada yok edilmeli, bu silahların
yapımında kullanılan maddeleri üreten ve
ticaretini yapan şirketler kapatılmalı, ticaretine
izin veren devletler cezalandırılmalıdır. Bu tür
silahları kullanmış olan tüm yönetimler
yargılanmalıdır.”
Onlar diyor ki: “Böyle diyemeyiz! Çünkü stratefjik
ortağımız, müttefikimiz çok kuvvetli!”
Biz diyoruz ki: “Bunları istersen hesaplar döner!
ABD’nin Batı Avrupa’nın yayılma senaryoları altüst
olur; Ortadoğu, Afrika, Asya ayağa kalkar!
Öncelikle Irak’a ve Filistin’e saldıranlar hem
Türkiye ile hem de öteki, ülkelerle savaşmayı göze
alamazlar! Kısaca işgali durdurursa Türkiye
Cumhuriyeti durdurabilir!”
Onlar diyor ki: “Ulusal çıkarlarımız,
müttefiklerimiz, koalisyon v.s, v.s”
Biz diyoruz ki: “Bırak bu korkaklığı ve
mandacılığı! Ayağa kalk ve önder ulus olduğunu
göster! Bak bakalım tarihin çarkı nasıl tersine
döner! Tıpkı 84 yıl önce olduğu gibi! Yeter ki sen
o İstiklal ateşine yakan askerlere benzemeyi göze
al!”
Onlar diyor ki: “Biz Amerika’ya gittik, para
istedik, işgale ortaklık konusunda anlaştık,
Amerikan kuvvetlerini karşımıza alamayız,biz
çekiniyoruz, biz Amerikan şirketlerinin
artıklarıyla geçineceğiz, İsraille anlaştık,
onlarla anlaşmak laikliği korumaktır... Maceraya
gerek yok!”
Biz diyoruz ki:“Ya İstiklal Ya Ölüm! Ya İstiklal
Ya Ölüm!”
Onlar susuyor ve biz sesleniyoruz:
“Sayın Cumhurbaşkanı,
Yetkinizi kullanınız ve bakanlar kuruluna
başkanlık ediniz. Anayasal görevleri hiç
çekinmeden Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş
ilkelerine ve tarihsel onurumuza uygun biçimde
yerine getiriniz! Bu görev şu ya da bu stratejik
kaygılarla yarına bırakılamaz!”
- Geri
- |