"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

 02 Temmuz 2003

YEREL YÖNETİMLER REFORMU KONUŞULURKEN (1)

Şahap Osman ARAS

         21.Yüzyılın dikenli yollarında acı-tatlı ilerlerken , 1930’da kabul edilen 1580 sayılı Belediye Yasasının diktiği elbise artık toplumumuza dar gelmektedir. Çünkü, o yıllarda 15 Milyon civarında olan nüfusumuz 70 Milyona dayanmış ; kırsaldaki nüfus oranı %80’lerden  %30’lara  doğru gerilerken, kentleşmenin oranı %70’lere fırlamış ve bu nedenle , sosyo-ekonomik/kültürel yapımız büyük değişime uğramıştır. Bu koşullarda , yerel yönetimlerin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı (reform) kaçınılmaz olmuş, hatta geç kalınmıştır.1930’lardan günümüze yetmiş yıldan fazla zaman geçtiği halde , çoğu konuda olduğu gibi Belediyecilik konusunda da, ATATÜRK Döneminde ne yapılmışsa bununla idare edilmiş; çağın gerektirdiği reformlar bir türlü gerçekleştirilememiştir.

         Ancak, yerel/yerinden yönetimlerde reforma gidilirken, ülkemizin jeopolitik hassasiyetlerinin önemle göz önünde tutulması gerekmektedir. TÜRKİYE, Baltık Denizi kıyısındaki “Beyaz zambaklar ülkesi” değildir. Aksine, BALKANLAR  - KAFKASYA – ORTADOĞU “şeytan üçgeninin” tam göbeğindedir. Maalesef, yeni yüzyıla hiç yakışmayacak bir şekilde, iddialarını “güçlünün haklı olduğu” haksızlığına dayatan vahşi emperyalizmin tüm kötülükleri bu üçgenin üzerine bir kâbus gibi çökmüş bulunmaktadır. Eski Yugoslavya’nın son on yılda başına gelenler, hem coğrafya hem de tarih olarak, fazla uzaklarda değildir. Balkanların bu talihsiz ülkesi, kanlı iç savaşlardan sonra bölünmüş ve halen de bölünmektedir. Ayrıca , Irak’ın durumu da gözler önündedir. Bu olaylardan ibret almamız gerekir. 

             Bugün içine düşürüldüğümüz sosyo-ekonomik/kültürel bunalımları ŞOK’a dönüştürerek dengemizi bozmak, ulusal bütünlüğümüzü parçalamak isteyen düşmanlarımız var. Bunlar SEVR’ in özlemiyle yanıp tutuşarak , kökümüzü kurutmak için fırsat kollamaktadır. Bu bağlamda, katı merkeziyetçiliğin belini kıracak  reform hamleleri gerçekleştirilirken, Cumhuriyetimizin bekasını (geleceğimizi) tehlikeye atacak oluşumlara asla müsamaha edilmemelidir. Vatan ve milletimizin bölünmez bütünlüğü, devletimizin “üniter” yapısının korunması, her türlü mülahazanın üstündedir.

                                             

 - Geri -

 
 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |