|
ÖCALAN'IN İNANILMAZ ÖZGÜRLÜĞÜ
Emin ÇÖLAŞAN
SEVGİLİ
okuyucularım, bugün size tümüyle ‘Türkiye’ye özgü’ bir
olaydan söz edeceğim. Böyle bir şey değil Türkiye’de,
dünyada yok!
En büyük terörist Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nde
yattığını biliyorsunuz. Yasal hakları açısından, ülkemizdeki
on binlerce hükümlüden hiçbir farkı yok.
Her hükümlü ve tutuklu,
gerektiği zaman cezaevinde avukatlarıyla görüşür. Avukat
görüşmelerinde hukuk-yargılama süreci-savunma gündeme
gelir.
Fakat bizimkinde olay
tümüyle farklı! Avukatlarıyla İmralı’da yaptığı her
görüşme adeta bir basın toplantısı ve kendi kamuoyuna
mesaj verme ortamında geçiyor. Tek fark, yanında gazeteciler
yok.
Avukatlarıyla yargılanma
sürecini vesaireyi konuşmuyorlar. Her görüşme sonrasında
emir ve direktiflerini, talimatlarını, örgütüne söyleyeceklerini
onlar aracılığı ile kamuoyuna duyuruyor.
Görüşmede söyledikleri
ve ilettiği yazılı notlar, PKK’nın Almanya’da yayınlanan
gazetesinde, televizyonlarında, internet sitelerinde
çarşaf gibi yer alıyor. Oku oku bitmiyor.
Hem de öylesine ayrıntılı
ki, şaşırıp kalırsınız. Ben mesleğim gereği okuyorum.
Avukatlar bunları teybe mi alıyor, ne yapıyor, bilemiyorum!
PKK ve Kürtçülük hareketi
resmen İmralı’dan yönetilip yönlendiriliyor.
Abdullah Öcalan’a bu
özgürlük nasıl veriliyor? Türkiye’de cezaevlerinde on
binlerce hükümlü var. Hangisi böyle bir özgürlüğe sahip?
Bir terör örgütünün başı nasıl oluyor da örgütünü, Kürtçü
kesimi cezaevinden, hem de böyle açıkça yönetebiliyor?
İmralı’da Öcalan’ın yanına devletin haberi olmadan sinek
bile yaklaşamaz. Kendi kendine şarkı mırıldansa kayda
girer. Avukatlarıyla görüşecekse davalarını, hukuku
görüşsün. Ama İmralı görüşmeleri farklı!
Adam avukatları aracılığıyla
direktifler veriyor, teoriler üretiyor, örgütünü yönetiyor.
Bu nasıl bir iştir? Dünyanın
hangi cezaevinde, hangi hükümlüye böyle bir hak verilmiştir?
Bizimkiler bunu niye
yapıyor? Bu izni nasıl veriyor, bu kepazeliğe nasıl
göz yumuyor? AB korkusundan!..
Çünkü AB bu konuda bastırıyor.
Peki ama hangi AB ülkesinin
cezaevlerinde böyle bir uygulama var? Bir tek örnek
versinler.
İmralı Cezaevi, Öcalan’ın
örgüt yönetme merkezi mi? Bu nasıl avukat görüşmesidir,
bu nasıl göz yummadır?
Türk bayrağını çiğneyenlerin,
Nevruz bahanesiyle Kürtçü sloganlar atanların, kız kardeşinin
elini öpenlerin İmralı’dan yönetildiğini Mısır’daki
sağır sultan duydu da, bizi yönetenler AB korkusundan
sessiz!
Kirli tohumlar İmralı’dan,
avukat görüşmesi maskesi altında atılıyor.
Dünya cezaevlerinde bir ilk yaşıyoruz. Terör örgütünü
İmralı’dan yönetmesine, siyaset üretmesine izin verilen
Öcalan’ın nasıl ‘değerli, önemli ve korkulan’ biri olduğunu
bir kez daha görüyoruz!
Bari bundan sonraki açıklamalarını
gerçek basın toplantılarında, sadece avukatlarına değil,
bütün dünyadan davet edilecek gazeteciler önünde yaptıralım,
AB’nin gözüne daha fazla girelim!
Gidiş bunu gösteriyor.
Bu da olursa hiç şaşırmayın!
|