"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

 04 Haziran 2003

BARTHOLOMEOS BELGESELİ

 

Salim GÖKÇEN*

Avrupa kültür kanalı ARTE, 67 dakikalık "Patrik I. Bartholomeos" belgeseli hazırladı. yaklaşık 150 bin dolara mal olan belgesel 3 yıllık bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıktı.

Belgeselin, Mayıs ayından itibaren dünya televizyonlarında da gösterilmeye başlanacağı bilinmektedir. Belgeselin galası, 18 Şubat 2003 tarihinde Beyoğlu AFM Sineması'nda yapıldı. Gösterimden önce düzenlenen basın toplantısında konuşan belgeselin yönetmeni Jacgues Debs, belgeselin gerçekleştirilmesi ile ilgili bazı açıklamalarda bulunmuştur. Basın toplantısının ardından yapılan gösterime, Patrik Bartholomeos'nun yanı sıra Hahambaşısı İsak Haleva, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, Kezban Hatemi, yabancı misyon temsilcileri ve din adamları katılmıştır. Belgeselde, Bartholomeos'nun portresi çerçevesinde Ortodoksluğun tanıtımı ve propagandası kendisini göstermektedir.

Belgesel aslında, Bartholomeos'nun hayat hikayesinden hareketle 300 milyonluk Ortodoks dünyasının portresini çiziyor. Fakat zekice kurgulanmış bu portre başta patrikhane mensupları olmak üzere tüm izleyenleri şaşırtıyor. Nasıl şaşırtmasın ki? Lozan Antlaşması gereği, sadece İstanbul'da yaşayan 3000 Rum kökenli vatandaşın ruhani lideri olmaktan öteye gitmemesi gereken Patrik Bartholomeos, belgeselde 300 milyon Ortodoksun Ekümenik Patriği olarak özellikle vurgulanmaya çalışılıyor.

Belgeselde Bartholomeos'nun kendi dilinden çocukluğu, ailesi, eğitimi, günlük yaşamı ve sıradan halleri görüntülenmek sureti ile Perde arkasındaki Patrik kamufle edilmeye çalışılıyor. Bir bakıyorsunuz Patrik, davudi sesiyle paskalya ayinini yönetiyor, bir bakıyorsunuz küçük kardeş şımarıklığıyla abisi tarafından tıraş ediliyor. Ayinden sonra huşu içerisinde cemaatine okunmuş ekmek ikram ediyor, tıraştan sonra abisine "E artık bu defa tıraş parası senden." diyerek bahşiş olarak içten bir kahkaha hediye ediyor. Neticede Patrik 1. Bartholomeos, 1971 yılından bu yana kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu için yoğun bir mücadele verirken de, dünya Ortodoks kiliseleri lideri olarak otoritesini sarsan haberler alırken de, dinlerarası diyalog toplantıları ve ekoloji seminerleri düzenlerken de görevini yerine getirmiş lider edası ile bir portre sunmaktan geri durmuyor. Patrik 1. Bartholomeos belgeseli, kararan perdenin üzerine düşen siyah cübbeli, beyaz sakallı din adamının katıla katıla gülmesiyle son buluyor. Bu gülüş bizlere çok farklı şeyler ifade ediyor. Anadolu'nun çeşitli yörelerinde yapmış olduğu ayinlerde Türkiye'yi hedef alan sözleri bu gülüşün arkasında yatan gerçekleri anlatmaya yetiyor.

Bartholomeos, iki yıl önce, bir şeyi işaret etmişti. Ne idi o;

Bartholomeos, 2000 yılında Yunanistan'ın Etnos gazetesine verdiği demeçte, "Türkiye'nin AB üyeliği, Anadolu’da önceden varolmuş Hıristiyan toplumların yaşadığı bölgelerde yeniden Hıristiyanların yaşamasına izin vermelidir" demişti. Bartholomeos, Ruhban Okulu'nun açılması ve Ekümeniklik'in ardından asıl amaçlarından birini daha göstermişti ve yapmak istediğini açıkça ifade etmişti.

"Eğer Türkiye'nin AB üyeliği bunu müsait kılarsa Hıristiyanlar, yaşadıkları bölgelere tekrar yerleşirlerse, o zaman Patrikhane de o bölgelerde bulunan kiliselerin yeniden ayine açılmalarını düşünebilir."

Bartholomeos'nun, Patrikhane ile ilgili her gelişmeyi Türkiye'nin AB aday üyeliğiyle ilişkilendirmesi dikkat çekicidir.

Bartholomeos, söz konusu demecinde, "Türkiye AB üyeliği rotasında, topraklarındaki Hıristiyan mabetlerine saygılı olduğunu gösteriyor. Biz ise ara sıra bu kiliselerde ayin yapacağız. Bu kiliseler, bölgede Hıristiyan yaşamadığı için sürekli açık olamaz" dedi. Sürekli açık olması için AB'nin, mübadelede giden Rumları yeniden Anadolu'ya yerleştirmesi gerekiyor!

Bartholomeos'nun yaptığı açıklamadan, geri çağırdığı Hıristiyanların sadece Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgesi'ne yerleşmeyeceği, Doğu Karadeniz'de de Batı'nın uzun vadeli "Pontus" devleti plânı içinde anlam kazandığı görülüyor.

 * Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü.


 

 - Geri -

 
 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |