"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

05 Mart 2003

AT CAMBAZLARI
Hüseyin MÜMTAZ

Teksas yahut İstanbul sur dibindeki varoşlarda at cambazlığı yapanların, 1 Mart 2003 gününden sonra herhalde at satmakla “demokratik bir devleti” idare edebilmek arasındaki “ince” farkın bilincine varmış olmalarını umud ediyorum.

“Tayyib’in vekilleri”nin Meclis’teki sayısı 264’tür.

Geriye kalan “az” çoğunluk;

a.Kamuoyundan, b.Akepe yönetiminin kararsız yanlışlarından, c.Amerika’nın güdümündeki Kuzey Irak’lı muhaliflerin ve “parlamento”nun Türkiye’yi edepsizce tehditlerinden, d. Amerika’nın tezkere daha imzalanmadan sergilediği mütecaviz tutumdan, e. Tayyib’i Pentagon’a sokarak brifing veren Amerikan askerlerinin CHP milletvekilini İskenderun limanına sokmamış olmasından etkilenmişlerdir.

Etkilenmişler ve red oyu vermişlerdir.

Nereden bakarsanız bakın Tayyip’in karizması, Sirtt’te giydiği çelik yeleğe rağmen çizilmiştir.

Meclis’teki kapalı oturumda kısa bir an için bile olsa 1920’lerin ruhunun dolaştığı anlaşılmaktadır.

“Yüce Meclis”e teşekkür borçluyuz.

Aslında at cambazları çarıklı erkânı harplerin oyununu, bir gün önceki MGK’da “asıl erkânı harplerin” külâhı ters giydirmeleri bozmuştur.

MGK; hükümetin o çok istediği “tavsiye kararını” ilk defa almayarak oyuna âlet olmamış, suskun bir tavırla bir önceki MGK tavsiyesine atıfta bulunarak “BM kararlarına dayanan uluslararası meşruiyet” kavramının altını çizmiş ve Akepe’li milletvekillerini vicdanları ile başbaşa bırakmıştır.

O sevmedikleri MGK son tahlilde Akepe’li milletvekillerinin vicdanı olmuştur.

Amerikancı cephe panik içindedir. Gazetedeki köşesinde Akepe idare heyetine akıl öğreten bir FKÖ militanı eskisi CNN Türk’te; “MGK’nın Bizans veya Osmanlı saray entrikalarının örneğini verdiğini” ileri sürdü.

Yine CNN Türk’ün Belçikalı ünlü “anchorman”inin karşısında oturan “Savunma Danışmanı”; Belçikalı’nın “Kuzey Irak’ta Türk ordusu için risk var mı?” sorusuna; “Ne riski? Dünyanın tek süper gücü Amerika’nın yanında hareket ediyoruz. Kimse cüret edemez” cevabını verirken, Amerika’nın Türkiye için risk olmadığı kısır döngüsünün içine saplanıp kalmanın ufuk darlığından örnekler veriyordu.

CNN’in; önümüzdeki dönemde Kuzey Irak’ta bir “CNN-Kürt” kurma olasılığından bahsediliyor.

Bu Amerikalılarda para hakikaten bol galiba..

O işi zaten layığı ile yapmakta olanlar varken, fuzuli masrafa hiç gerek var mı?

Aslında Türkiye’den 65 kişilik bir grupla geçerek Erbil’e ulaşan Zalmay Halilzad’ın Peşmergelere verdiği “Türkiye hem Saddam’a karşı yanımızda yer alacak, hem haberimiz olmadan silah kullanmayacak, hem de harekâttan sonra Kuzey Irak’tan çekilecek” teminatı gözümü bir anda açtı.

Zalmay Halilzad, “Amerikalı” bir Iraklı..

Aynı; “Amerikalı” bir Afgan olan Halid Karzai gibi.

Amerika’nın, “demokrasi” getireceği her ülkede idareyi teslim edeceği bu tür bir “çok uluslu” beyin takımını yetiştirdiği ve yedekte tuttuğu anlaşılıyor.

Türkiye’nin Karzai’si, Halilzad’ı kim?

Hükümet yeterli çoğunluğu bulamayan tezkerenin gerekçesinde “Türkiye’nin güvenliğinin tehlikeye düştüğünden” söz ediyordu.

Türkiye’nin güvenliği sadece Türk askerince sağlanır.

O halde ve Türkiye’nin güvenliği gerçekten tehlikedeyse önce tezkere ikiye bölünmeli ve “yabancı ülkeye asker gönderme” şeklinde düzenlenecek olan ilk teskere en erken zamanda Meclisten geçirilmelidir.

Bu hem halen Kuzey Irak’ta 15 senedir bulunmakta olan Türk birliklerine moral teşkil eder, hem bölgede bundan sonraki oldu bittilere kesin tavır alacağımız konusunda akıllarda şüpheler varsa onu giderir, hem Halilzad tarafından Irak Muhalefetinin “Başkanlık Divanına” alınamayan Türkmenlere güç verir, hem Kürtlerin sayı ile kendilerine gelmelerini sağlar.

İkinci teskere elde tutulmalıdır.

Amerika çok istiyorsa, bize hakikaten ihtiyacı varsa, gerçekten “m”tratejik değil, stratejik müttefik ise; dayatma ile değil, vereceklerini şarta şurta bağlayarak değil, koşulsuz, kurdeleli hediye ambalajları içinde takdim etmeli, Bush oval ofiste Türk Dışişleri Bakanı ve Devlet bakanına lâyık gördüğü at cambazlığı benzetmesini tumturaklı bir özür ile geri almalı, önce senatosundan bütün imzaları tamamlayarak geçirmeli, ancak ondan sonra Türkiye “Büyük” Millet Meclisi’ndeki ikinci teskerenin oylamasına ter ve gözyaşı içinde intizar etmelidir.

Ben tamlamadaki “Büyük” kelimesinin, “Milleti” tanımladığını düşünüyorum.

Millet büyük olursa, Meclis’i de zaten büyük olmaz mı?

www.giresungazete.net 02.03.2003

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |