|
07
Mart 2003
ULUSAL
SORUNLAR KARŞISINDA YOL ARAMAK
M. Emin DEĞER
Son ayların dahası günlerin sorunlarını değerlendirirken
başvurmam gerekli ana kaynağı aradım ve nasıl
bir yöntem seçilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini
öğrenmeye çalıştım.Bu görüşleri düşünce ve eylem
planında ne nasıl yapılmalı sorusunun yanıtını
arayanlara ışık tutacağını düşünerek paylaşmak
istiyorum.
Evet O'na başvurdum.
Hem değişmez Başkomutan olduğu, hem de bu ulusu,
ulusal egemenliğin onuruyla yücelten ve yöneten
önder olduğu için.
Evet düşünerek
okuyalım, sorunlarımızın çözümünde gösterdiği
hedeften sapmayalım diyorum.
Atatürk diyor ki
"Ulusal siyasa
dediğim zaman belirtmek istediğim anlam ve kavram
şudur: Ulusal sınırlarımız içinde, her şeyden
önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı sürdürmek,
ulus ve ülkenin gerçek mutluluğu ile onarımına
çalışmak... Hele gelişigüzel, olmayacak emellerin
ardında ulusu koşturmamak ve onu zarar uğratmamaktır...
Uygar dünyadan uygarca ve insanca davranışlar
ve karşılıklı dostluklar beklemektir.
Ulusları yöneten çekip çeviren adamlar doğaldır
ki, önce ve önce kendi ulusunun varlık ve mutluluğunun
etmeni olmak isterler. Ama aynı zamanda bütün
uluslar için aynı şeyi istemek gerekir.
Biz, uluslararası ilişkilerde karşılıklı güven
ve saygıyı hedef alan açık ve içtenlikli politikanın
en candan yanlısıyız.
Ulusu yönetimde ilkemiz, ulusun ortak ve genel
düşünce ve eğilimlerine uymaktır. Bu düşünce ve
eğilimlerin gerçek ve ciddi olabilmesi ulusun
maddi ve manevi gereksinme kaynaklarından gelmelidir.
Bu devletin dayandığı temeller "Tam Bağımsızlık"
ve "kayıtsı z şartsız ulusal egemenliktir.
Ulus bu egemenlikten bir zerresini bile feda etmeyecektir.
(Arı, s. 280)
Bugün, bütün dünya
ulusları aşağı yukarı komşu olmuşlardır. Ve olmak
çabasındadırlar. Bu bakımdan, insan bağlı bulunduğu
ulusun varlığını ve mutluluğunu düşündüğü gibi,
bütün evren uluslarının dirlik ve gönencini düşünmeli.
Kendi ulusunun mutluluğuna ne denli değer veriyorsa,
bütün dünya uluslarının mutluluğuna hizmet etmeğe
elinden geldiğince çalışmalıdır.
Dünya uluslarının mutluluğuna çalışmak, başka
bir yoldan kendi dirlik ve mutluluğunu sağlamaya
çalışmak demektir. Dünyada ve dünya ulusları arasında
dinginlik, açıklık ve geçim olmazsa, bir ulus
kendisi için ne yaparsa yapsın, dirlikten yoksundur.
Onun için ben sevdiklerime şunu tavsiye ederim.
Dış politika bir
toplumun iç yapısıyla sıkı sıkıya ilişkilidir.
Çünkü iç kuruluşa dayanmayan dış politikalar her
zaman yenik kalırlar. Bir toplumun iç yapısı ne
denli güçlü ve sağlam olursa, dış politika da
o oranda güçlü ve dayanıklı olur.
Türk ulusunun bağımsızlığı kutsaldır. O sonuna
değin güven altında ve dokunulmazdır.
Devletin bağımsızlığının, ulus ve ülke yaşamının
biricik bekçisi ise yiğit ordumuzdur.
Hükümetimiz, Türkiye Büyük Millet meclisi Hükümeti,
ulusaldır. Tümüyle maddeseldir, gerçekçidir. Kuruntu
ülküler arkasında, o ülkülere ulaşmak için değil,
ancak eriştirmek düşüyle ulusu kayalara çarparak,
bataklıkları batırarak en sonunda kurban ederek
yok etmek gibi cinayetten kaçınan bir hükümettir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bütün izlencesinin
ilkesi şu iki temeldir.
Tam bağımsızlık
bağsız koşulsuz ulusal egemenliktir.
Birinci maddenin
anlattığı Ulusal Anttır.
İkinci ve yaşamsal olan ilkesinin anlatımı Anayasa'dır.
Ulus, Ulusal Ant'ın
anlamını seçkin çocuklarından oluşturduğu yiğit
ordusuyla edimli olarak çıkarmıştır. Bunun yöntem
açısından ve siyasa bakımından anlatılacağına
kuşku yoktur.
Anayasanın temel
ruhu ise, bu yasanın kitaplara geçmesinden önce
ulusun beyninde ve vicdanında birikmiş olmasıyla
ve ancak bunun anlatımı olmak üzere, kurduğu Meclis'e
verdiği temel görev ile yıllardan beri yargılarını
edimli olarak uygulayabilmekte olmasıyla ve en
sonunda yasa biçiminde dünyanın önüne koymasıyla
gerçekleştirmiştir. Egemenlik bağsız, koşulsuz
ulusundur.
Ulusal gerçek istek ve buyrumu uygular ve bu yolla
ulusun yazgısına sahip olur.
Zavallı Wilson,
anlayamadı ki, süngü, güç, şeref ve onurun savunamadığı
hatlar, başka hiçbir ilkeyle savunulamaz.
-
Geri -
|