|
07
Ekim 2002
Uzun
Söze Ne Gerek! Hemen Şimdi...
Mustafa Yıldırım
4 Ekim 2002 Kürt
Kongresi toplanmış.
Barzani ve Talabani demişler ki; "Bağımsız
devlet kurmayacağız!"
Başkanların adamı, İsrail'in büyük destekçisi
"Karanlıklar Prensi" Perle demiş ki;
"Kürt devleti kurulamaz Türkiye endişe etmesin!"
Olur etmeyelim mi diyeceğiz?!
Türkiye aptal yerine bu denli konulur mu?
Bizce, "Evet!" Zaten konulmuştur!
Adamlar, bağımsız devlet kurmayacaklar ama "Federe
Devlet" yani sözde "toprak bütünlüğü
korunmuş" Irak'ın kuzeyinde, kendi yönetimlerinde
bir "devlet" kurmuş oldular!
Merkezi devlet yapısı yok edilmiş Irak'ın toprak
bütünlüğünden söz edilebilir mi?
ABD'nin emrine girmiş mozaik devletlerden söz
edilmektedir.
Bizim "Washington'da ABD'nin Büyükelçiliğini
yapmış" adamlarımıza bakmayın siz! Terimlere
boğulmuş Amerikan usulü lafazanlıkları bir yana
bırakırsak, devlet kurulmuş mu(?), kurulmamış
mı(?) ona bakalım!
Bu çocuk oyuncağı değildir!
Kovboy saldırısına da benzemez. Gelecek yüz yılı
belirleyecek oyun oynanıyor!
Üç görev var:
- Batı'nın Ortadoğu'yu
biçimlendirmesine izin vermemek! Yani statüyü
değiştirtmemek!
- Oyunun içinde
olmak ama Batı'nın yedeğinde değil! Tümüyle
işin başını tutmak! Derhal Ortadoğu devletleriyle
ikili üçlü anlaşmalar yapmak!
- Çaresiz kalındığı
anda Kuzey Irak'da "Bağımsız Türk Devleti"
kurulacağını ilan etmek!
"Bizi bırakırlar
mı?!" diye Batı'nın adına yılgınlık yayan
iç propagandacıların ortam oluşturmasını engellemek.
Savaş ortamına sürüklenirken, ülkenin aleyhine
başkalarının adına politik girişimlerde bulunanlar,
derhal ama, derhal susturmak!
İsrail örgütleriyle sözde bilimsel ve demokratik-küresel
ilişki kuranlar da uyarılmalıdırlar.
Evvel emirde, Batı'nın sesinin ve ülkemizde Batı
adına toplumsal muhalefet örgütleyen medyayı denetim
altına almak!
Yönetenler büyük bir sorumluluk altında olduklarını
biliyorlardır kuşkusuz!
Onlara hatırlatırım ki, Daniella Mitterand, Kürt
Parlamentosunu şereflendirirken "Çok mutluyum"
demiştir.
Powell, Kürt parlamentosunu kutlamıştır!
Bundan hemen ders çıkarmayıp, atılacak adımları
savsaklamak, yalnız Türkiye insanının değil Ortadoğu
ve Asya'nın kaderiyle kötü biçimde oynamaktır!
Bu nedenle, derhal Ulusal Tavır alınmalıdır!
Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki yurttaşlarımıza
emperyalizmin oyununa gelmemelerinin yaşamsal
önemi anımsatılmalıdır!
Yoksa bugün oradaki parlamentoyu kutlayanlar yarın
sizinkini kutlarlar!
Kibarlığın, sinik durmanın sırası değildir!
-
Geri -
|