"Yurdun    bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir... Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
      Haber
      Okuyucu Köşesi
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

09 Mart  2004

            

Madenlerimizin Akıbeti!

Tuncer BEYBAĞA

            Ülkemizde 1954 yılında çıkartılmış olan maden kanunu günümüze gelinceye kadar 7 sefer değişikliğe uğramış daha sonra da 1999 ve 2001 yıllarında yapılan ilave, iptallerle bugünkü 3213 sayılı Maden Yasası haline gelmiştir.

         Bu günlerde TBMM Plan ve Bütçe komisyonlarında, kamuoyundan gizlenerek sır gibi geçirilip, genel kurula getirilen madencilik yasası, eğer bu şekli ile meclisten geçecek olursa, artık Türkiye’de ne doğal çevre kalacak, ne de tarihi yer. Dileyen dilediği yerde maden arayacak, bulduğu yerde de her şeyi yok etmek pahasına da olsa işletmesini yapacak. Artık ÇED raporu falan işletmecisinden istenmeyecek. 3213 sayılı yasanın 10. maddesi iptal edilerek, ruhsat sahibini disipline eden müeyyideleri kaldırıp, kişiler sonsuza kadar sahiplendiriliyor.

         Yine 3213 sayılı yasanın 31. 32. 33. 34. 35. maddeleri iptal edilerek ülkemin gölleri, denizleri, kıyıları, barajları, su havzaları, köyleri, turistik yerleri, ormanları, tarihi ve kültür varlıkları hatta havaalanı, yol gibi kamu tesisleri bile bu yasayla serbestçe maden arama sahaları haline getiriliyor. Bu maden şirketlerinin sorunsuz ve sorumsuz işletme yapabilmeleri için de işletme nezaretçisi olarak 1954’deki yasada kapalı işletme maden ocakları için geçerli olan maden mühendis fenni nezaretçi şartı 2004 yılında da madenlerin çeşidi artıp, işletme şeklide değiştiği halde aynı kalmıştır. Ülkemizde madenlerin varlığından sorumlu olan MTA’nın bile %80’i jeoloji mühendislerinden kurulu iken, yeni yasada jeoloji mühendislerini devreden çıkartmıştır. Kimya mühendisleri, çevre mühendislerini, jeofizikçileri ise hiç hesaba katmamıştır.

         Türkiye’de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nce bu güne kadar ülke toprağının mülkiyet tescilinin ancak % 40-50’si yapılabilmiştir. Büyük bir çoğunluğun ise hala 80 yıldır hala tapuları bile yoktur. Hal böyle olunca bu yasayla, bir çok köy ve şehir ruhsat sahibi madencilerce yerlerinden edilecektir. Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iptal ettiği maden yasasının 46. maddesi yeni şekliyle 2924 sayılı kamulaştırma yasasına göre işlem yapılıp, maden işletmecisinin o yörede işi bittikten sonra mülkiyet sahibine geri verileceği maddesi ilavesi ile aşılmaya çalışılmıştır. İnsanlarıyla sosyal varlığıyla o yörede yaşayanların ölüleri bile mezarlardan çıkartılıp atılacaktır. İşte buna en canlı örnek Ankara’nın yanı başındaki Kazan İlçesi’nin Fethiye Köyü’nün başına gelenlerdir. Köyün altında maden bulan yabancı ülke şirketi bu vatanı şehitlerinin kanıyla hak etmiş bir ulusun insanlarını yüzyıllardır yaşadıkları topraklardan sürüp çıkartmaya kalkmasıdır. Yarın buna benzer birçok hadise Ege bölgemizin bir çok yöresinin başına gelecektir.

         Türkiye bugüne kadar 5 milyon 690 adet verilmiş maden arama ruhsatı vardır. Bunarlın %80’i yabancı ülke şirketi, yabancı ortaklı yerli kuruluşu. Tarihin derinliklerine Ata’mın  emrindeki şehit dedelerimizin kanıyla gömdüğümüz kapitülasyonları acaba böyle kendi ellerimizle hortlatmıyor muyuz?

         Uyduları vasıtasıyla ağızlarının suyu akarak Türkiye’nin yer altı servetlerini tespit eden ABD ve AB ülkeleri şirketleri bu madenleri çıkartırken ne kadar Türk insanının ve vatanının menfaatlerini düşüneceklerdir, onu da varın siz düşünün…

         TBMM’de bu yasaya oy verecek olan bölgemizin vekillerine sesleniyorum, ülkenin ve yörenin insanlarının, gelecek kuşakların menfaatlerini bir kez daha düşünün, elin yabanı alacağını alıp gittikten sonra yine biz baş bala kalacağız, don pişmanlık fayda etmez. 



 

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |