"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı             vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile             kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Gündem
      Haber
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

08 Nisan 2003

 

NEDEN, NİÇİN, NASIL?..

 Talat SARAL

 İnsanın kafasına zaman zaman cevabını tam veremediği çeşitli sorular takılır. İç ve dış şartların giderek Türkiye’yi, Türk ekonomisini bir yerlere sürüklemeye başladığı özellikle son dönemlerde ben de öyleyim. Bundan dolayı siz değerli okurlarımla zihnimdeki bu tür soruların bazılarını paylaşmak istiyorum.

 

1.     Hak ve çıkarların korunması bir savaşın sebebi olursa, hangi veya nasıl bir ekonomiyle bu savaş sürdürülebilir?

2.     %30’dan fazlası ek borçla kapatılacak açık olan, en az vergi gelirleri kadar borç faizi öngören ve tüm yatırımlara %5 bile ödenek ayıramayan bir hesap cetveline bütçe denilebilir mi?

3.     Osmanlı’nın bile yapmadığı, ihale (!) ile borçlanma kaderimiz mi? İhale; mal veya hizmet satışında daha yüksek gelir (artırma) için, bunların alımında ise daha düşük maliyet (eksiltme) için yapılır. Bu açık gerçeğe rağmen, nasıl oluyor da devlet hazinesi her defasında düşük teklif verenlere bile yüksek faiz ödüyor?

4.     Devletin ödediği ve son on yılda 200 milyar doları aşan bu faizler kimlere ödeniyor, karşılığı kimlerden alınıyor ve bu faiz gelirlerinden devlet ne kadar vergi alıyor? Bu sakat sistemin gelir dağılımını hançerlediğini niçin göremiyoruz?

5.     Hazine’nin hemen her ihalesinden önce (17 Mart 2003’te olduğu gibi) dövizin ve özellikle faizlerin hızla yükselmesi bir tesadüf müdür? Sorunumuz borcu döndürmek mi, yoksa ödemek midir? (Borcu döndürmek onu azaltmaz, kartopu misali artırır.)

6.     Dış ticaretinde Gümrük Birliği (GB) yüzünden sürekli açık veren, buna rağmen GB’den hiç şikayetçi gözükmeyen başka bir ülke biliyor musunuz? GB’nin AB yolunda ayrıcalığımız değil, ayak bağımız olduğunu niçin kabul etmiyoruz?

7.     Neden medyamız hep ihracat rekorlarımızı anlatır da ithalat patlamasını gözardı eder? İhracat yapanlara madalya verirken niçin yalnızca ihracat tutarını dikkate alıyoruz da, bu ihracat için yapılan ithalatı (yani Türkiye’nin döviz bütçesine net katkıyı) görmüyoruz, ithal ikameci çarpık yapıya prim veriyoruz?

8.     Türkiye gibi büyük bir pazar için kimlerin üretimde değil, özellikle tüketimden pay almada yabancılarla işbirliği yaptığına medya ve kamuoyu niçin hiç ilgi duymaz?

9.     Şefaflık (saydamlık) yalnızca devlette aranması  gereken bir nitelik midir? Piyasaların da belli ölçüde saydam olması gerekmez mi? “Ticari sır” kalkanıyla gizlenen gerçekler, sonraları büyük yolsuzluklar/kurtarmalar yumağı olarak karşımıza çıkmıyor mu? (“Şirketi iflas etmeyen bir ekonominin kendisi iflas eder” sözünü hiç unutmayalım.)

10.          Bankaların ana görevi devlete sıfır riskle para satmak mıdır? Tüm desteklere rağmen bankaların büyük kan kaybının faturasını neden hep müşterileri ödüyor?

11.          Vergi ve sigorta primlerini azaltıp yaygınlaştırmak yerine sürekli artırmak, kayıt dışı sektöre ödül vermek, dürüst mükellefi ise cezalandırmak değil midir?

12.          Dış ticareti ve bütçesi sürekli açık veren bir ekonominin enflasyondan ve İMF’den kurtulduğu nerede görülmüştür?

13.          “Borç alan emir alır” diyen büyük Atatürk bugünleri nasıl da görmüş... Hep dış krizlerden medet/yardım umarak günübirlik mi yaşayacağız? Yetiştirdiğimiz müstemleke tipi aydınlar ve kadrolarla aldığımız emirler, yalnızca ekonomimizi değil, tüm siyasetimizi ve geleceğimizi de ipotek altına sokmuyor mu? Hükümetler değişiyor ama, kaderimiz neden değişmiyor?..

 - Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |