"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

 9 Mayıs 2003

ÜÇ BÜYÜK TEHDİT: WERHEUGEN ,OSTLANDER VE IISS

Sedat İlhan

 

TÜRKİYE’YİNİN  BÜTÜNLÜĞÜNÜ  VE TEMEL TAŞLARINI  BOZACAK  İSTEKLER

- “KEMALİZM TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGELDİR.” Ari Ostlender Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü

- “ASKERİN TÜRKİYE’DEKİ ROLÜ BİR DÜZENE SOKULMALI”Günter Werheugen, AB Komisyon Üyesi..

- “BUGÜNÜN AB ÜYELERİNDEN SADECE BAĞIMSIZLIKLARININ BİR ÖLÇÜDE BRÜKSEL’E BIRAKILMASI BEKLENMİYOR, AB’NİN KASIM 2000 TARİHİNDE AÇIKLADIĞI GİBİ, TÜRKİYE’ DEN ÜYE OLABİLMESİ İÇİN AYRICA; ASKERİN POLİTİK ARENADAN ÇEKİLMESİ, POLİTİK VE KÜLTÜREL ÇOĞULCULUK ÜZERİNDEKİ SINIRLAMALARIN KALDIRILMASI DA DAHİL OLMAK ÜZERE, (ASKERLERİN YAPILIRSA SONUÇTA BİR KÜRT VEYA İSLAM DEVLETİ KURULMASINA NEDEN OLUR KORKUSUNU TERK EDEREK,) KEMALİST DEVLETİN BİRÇOK TEMEL TAŞLARINDA RADİKAL REFORMLARIN YAPILMASINI İSTEMEKTEDİR.” (REQUIRE THE RADICAL REFORM OF SEVERAL OF THE KEY STONES OF THE KEMALIST STATE) ( The Turkish Military and Politics,Adalphi Paper 337,April 2001,IISS.)

Türkiye”nin bütünlüğünü sağlayan her engel ortadan kaldırılmalıdır.İşte AB tarafından  istenen budur. Kim karşı koyacak? “ ATATÜRK İLKE VE İNKİLAPLARINA BAĞLI KALACAĞIMA NAMUSUM VE ŞEREFİM ÜZERİNE ANDİÇERİM. Anayasa Madde 81. Tabii ki bu yemini yapmış olanlar. Üzülerek belirtmeliyim ki bu konuda yayın organlarımızın çoğunluğunda , korkunç bir suskunluk egemen. Neyse ki  aşağıdaki gibi ,bir patron çıkarına bağlı olmayan   duyarlı yazarlarımız ve bazı yayın organlarımız  ,diğerlerinin yaptıkları gibi yuvarlak sözlerle geçiştirmeden  konunun önemini belirtiyorlar.

 -“Kedinin fareyle oynadığı gibi Türkiye ile oynayan Avrupalı dostlarımız, anlaşılan ince taktiklerden vazgeçmişler,oyunu en kaba ,en cahil , en çirkin  biçimi ile oynamaya karar vermişler.

Öyle olmasaydı ,Ostlender efendi, önce Kemalizm’in ne olduğunu öğrenir,” en büyük engel “demeden önce düşünür ,hatta bir bilene sorardı.ama koskoca Türkiye’nin ab karşısındaki zavallı durumu o kadar kanıksandı ki Ostlander gibi bir adam ,belli ki kulağına üflenenlerle böyle bir rapor yazabiliyor ve ağzını çalkalamadan Atatürk adını anabiliyor.” Hikmet BİLA, Nisan 2003.

-Avrupa birliği neden takmış olabilir acaba Türkiye’de ordunun rolü ne? niçin ab Komisyonu’nun Werheugen ‘i ; önceki gün yine yaptığı gibi; ikide bir askerin rolü düzene sokulmalıdır der durur? çünkü ;onlarca istenen; ama Türkiye’nin çıkarlarına ters düşen bazı şeylere bu ülkede en çok yanıtı asker verir de ondan.”
Mümtaz SOYSAL, Nisan 2003.

-Batıda ordu zadegan demekti. bunca cumhuriyete rağmen, Fransa dahil,Avrupa’da  subay hala soylu bir ailenin çocuğudur Neferi sınıfsal olarak aşağı görür. Aradaki fark rütbe farkını aşıyor, toplumsaldır. Türk orduları ise kim bilir kaç bin yıldır, halk ordusudur. Başbuğlar; derebeyi bir soylu değil,bir sıradan erdir. Bileğinin hakkıyla o mertebeye ulaşır.” Atilla İLHAN,  Mayıs 2001.

Değerli araştırmacı yazarımızın da belirttikleri gibi TSK, bugünkü yapısıyla ULUS – DEVLETİN temel yapısıdır ve Atatürk Düşünce Yönteminin güvenlik  taşıdır. Bugün AB; Türk devlet yapısının üzerine bina edildiği önemli taşlardan biri olan bu yapıyı bozmak, hem kendilerininkinin (Fransa, Almanya, İngiltere vb.) dışında bir ulus devleti ortadan kaldırmak ve hem de Atatürkçü Düşünce Yöntemini geçersiz kılmak için dolaylı yollardan uğraşı vermektedir.

 

 

-AB-AVRUPA BİRLİĞİNİN YARATTIĞI TEHDİT

BÖLÜCÜLÜK TEHDİDİNDE İRAN, AB İLE EL ELE... PKK TOPLANTISI İRAN’DA YAPILIYOR.. APO’YU YILLARCA DESTEKLEYEN AB’NİN YAPTIĞI İLE İRAN’IN YAPTIĞI ARASINDA NE FARK VAR? İRAN’A SADECE SÖZLE TEPKİ GÖSTERİLİRKEN AB’NİN YAPTIKLARINI UNUTUP ONUNLA SİRTAKİ  OYNAMAK NİYE?

AB ile olan ilişkilerde bu tür benzetmeler artık yayın organlarımızda yer almağa başladı.

Türk – AB ilişkileri konusunda ortaya atılan görüşler, akademik değerlendirmeden yoksun siyah – beyaz çatışmasına dönüştü.Çok değerli seçenekler yanında, köy kahvelerinde yapılan söyleşiler kadar dahi akademik – politik değeri olamayacak görüşler yayın organlarını adeta kapladı.S orun asker – sivil görüş farklılığına dayandırılarak bir büyük yanlış daha yapıldı.

Asker iç ve dış politikanın güvenlikle ilgili yönleri ile yakından ilgilidir. Çünkü görevi bunu gerektirir.On yılda on binlerce yaşamın son bulmasına neden olan olaylarda görevli olan askerlerdi.

İçte olduğu gibi dış politikada da değerlendirmeyi, güvenliğe yönelik tehditler açısından yapar. Politika onun işi değildir.

-AB Hangi Tehditleri Yaratıyor ?

AB sorumlularının  ve Avrupa’nın , hatta bir ölçüde dünyanın en saygın araştırma enstitülerinden birisi olan IISS’nin yukarıdaki saptamaları artık, AB’NİN TÜRKİYE’NİN TEMEL TAŞLARININ DEĞİŞTİRİLMESİNİ HEDEFLEDİĞİNİ AÇIKÇA GÖSTERMEKTEDİR.BU BİZİM İÇİN EN BÜYÜK TEHDİTTİR.BU TEHDİTE SUSKUN KALAN ANAYASA İHLALİ YAPMIŞ OLUR.

·                   KIBRIS’TAN ÇEKİL: Türk Silahlı Kuvvetleri bir işgal kuvvetidir, Türkiye Kıbrıs’ı boşaltıp Güneye teslim etsin deniyor.

·                   BÖLÜCÜLÜK: Siyasi yapıya dönüşmeye çalışan PKK ve onun Türkiye’nin Güneydoğusu’nda bir özerk devlet kurma görüşü dış kaynaklarca destekleniyor.

·                     FANATİK İSLAM: Dışarıda şeriata dayalı hilafet yönetimi kurulmasına göz yumuluyor.

·                    AVRUPA GÜVENLİĞİNDEN DIŞLAMA: Türkiye Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası’ndan ve Avrupa Ordusu’ndan dışlanıyor.

·                     SOYKIRIM SUÇLAMALARI: 3 T (Tanıtma, Tazminat ve Toprak) isteklerine dayalı Ermeni politikası , Türkiye’yi  soykırım ile suçlayarak destekleniyor.

·                   ATATÜRK İLKELERİ TERKEDİLSİN , TÜRK SİLAHLI KUVVETLER YENİ BİR DÜZENE SOKULSUN : Werheugen,Ostlander ve IISS.

İşte bu tehditler  güvenlikten sorumlu askerleri tedirgin ediyor. Kabusun nedeni bu..

ASKERLERİN SÖYLEMEK İSTEDİKLERİ

Şöyle özetleyebiliriz:

“TÜRKİYE; AB – AVRUPA BİRLİĞİ’NİN ÜLKEYE KARŞI YARATTIĞI TEHDİT KARŞISINDA, BU BİRLİĞE KARŞI UYGULANAN TEK SEÇENEKLİ POLİTİKAYA PARALEL VE İKİNCİ BİR SEÇENEK OLARAK; AVRASYA’NIN DİĞER BÖLGE GÜÇLERİ RUSYA, HİNDİSTAN, ÇİN, JAPONYA, GÜNEY KORE VE KOMŞULARI İLE YAKIN BİR İŞBİRLİĞİNİ GEREKTİREN, ABD İLE MEVCUT STRATEJİK İŞBİRLİĞİNDE KÖPRÜ GÖREVİ ÜSTLENEBİLECEK BİR BÖLGESEL GÜÇ POLİTİKASI UYGULAMALIDIR.

BUGÜN YAŞANAN; POLİTİKACILARIMIZDAN BAZILARININ ve YAYIN ORGANLARININ , AB’NİN PARLAMENTOSUNUN TÜRKİYE İÇİN YARATTIĞI TEHDİTLER KARŞISINDA GÖSTERDİKLERİ  DUYARSIZLIĞIN YARATTIĞI KABUSTUR”.

 

 - Geri -

 
 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |