"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

09 Temmuz 2002

PEÇENEKLİK ( ÜCRETLİ ASKERLİK )
Mahmut YILBAŞ


Para karşılığı bir başka devletin emrinde, toplu halde askerlik yapma anlamına gelir.
Bu yöntemi en fazla Bizans kullanmıştır.

Bizans Anadolu üzerinde hakimiyeti kaybedince kendini savunabilmek (İstanbul'u) için çeşitli kesimleri paralı asker olarak kullanmak zorunda kalırdı. Özellikle Orta Asya'lı kavimler tercih edilirdi, bunların başında Peçenekler ve Kıpçaklar gelirdi.

Bu kavimler, bir savaşa tutuşulduğunda, emrine girdikleri devletin savaş sırasındaki durumuna göre tutum içerisinde olurlardı. Yani emrindeki devletin güçleri biraz zor duruma düşerlerse, bu paralı kavimler sessizce ya savaş alanını terkeder veya hiç tereddüt etmeden başarı şansı yüksek olan karşı taraf güçlerine katılırlardı. Bu hep böyle olmuştu.

Osmanlı'da bu yöntemi zaman zaman kullanmış, sıkışık anlarda hep ihanet görmüştür. Bu ihanetlerin en meşhuru, Yıldırım Beyazıt döneminde, Timurlenk ile Ankara Savaşında Kıpçak ve Peçenek güçlerinin Moğol Ordusuna katılmasıdır. Neticede Yıldırım Beyazıt, yani Osmanlı Ordusu yenilmiş ve Moğollar Anadolu'yu zaptederek baştan başa yakmışlardır. Bu savaş sonrasında Anadolu bir otorite boşluğuna düşerek yıllarca beylikler halinde yönetilmiş, toparlanması uzun yıllar almıştır.

Bunları niçin anlatıyorum.
DSP'den Milletvekillerinin istifaları bana tarihin geçmişinde kalan bu ihanetleri hatırlattı...
İşler yolunda gittiğinde herkes güçlünün yani liderinin yanında bulunmak için birbiriyle yarışır. Ancak işler biraz ters gitmeye başladığında, yani ilk fırsatta ağırlıklarını yanlarına alarak yeni efendiler peşine düşerler.

Bir anlamda tarih ihanetler demektir. Binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen sokaktaki insan dahi "Brütüs"ün kim olduğunu ve Sezar'ın sırtından nasıl hançerlendiğini ayrıntıları ile, bir solukta, anlatıverir.

Kleopatra'yı unutulmaz kılan güzelliği ve aşkları değil, beraber olduklarına ihanetidir.
Bizans'ı Bizans yapan ihanet kültürüdür.
Bizans surlarının temelinde kan vardır ve bu kan ihanet edenler tarafından akıtılmıştır...
Bugünkü İstanbul'da Bizans'dan almıştır, sadakatsizliği yani ihanet alışkanlığını. Bizans gücünü, yüzyıllarca sadakatsizlik üzerine kurmuştur, bu günde İstanbul sürdürmektedir bunu.

Kurtuluş Savaşında da bu alışkanlık hortlatılmamış mıdır? Mandacılar, çıkarcılar, azınlıklar işgal güçleri ile ele ele, yan yana ve bazen de koyun koyuna olmamışlar mıdır?
Niçin mi?

Niçin olacak, çıkarları için.
Bugün DSP'de olanlar sadece bir siyasi partide doğabilecek anlaşmazlıktan mı kaynaklanıyor?

İstanbul güçleri gergefin kurdu, ihanet dokumaya başladı.
İhanetin hedefi sadece Ecevitler ve partisi mi?

Hadi canım!

Buna ancak safdiller inanır.
İstanbul'a Bizans oyunlarını oynatanlar, Türkiye'yi istiyorlar.
Herkes uyanmalı ve oynanan oyunu görmeli...
Çünkü Peçeneklik hortladı, nerede duracağı belli olmaz.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |