"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

09 Temmuz 2002

PAPAZ HEP PİLAV MI YER?

Olur mu dersiniz? Olup olmayacağını bilemem.

Ama, değiş böyle.

Her halde, bu herşeyden önce papazın marifetlerine, yeni işbirliğine bağlı olmalıdır.
Öyle papazlar vardır ki değil pilav, her zaman bir eli yağda bir eli balda olurlar.
Öyleleri de olur ki açlıktan nefesleri kokar.

Latife şöyle dursun....

Bu papaz meselesi de nereden çıktı diyeceksiniz.
Bazı DSP'li milletvekillerinin, başta Hüsamettin Özkan ile İsmail Cem olmak üzere, partiden istifaları üzerine ortaya çıkan gelişmeler sizi bilemem ama, bana papaz ile ilgili bu deyişi hatırlattı.

Niçin mi diyeceksiniz?
Çok yakın bir geçmişte RP - DYP ortak hükümetlerinin yıkılması sonucunda da böyle bir gelişme söz konusu olmuştu.
Hatırlayalım (!)

DYP'den istifalar olmuş, DTP (Cindoruk başkanlığında) adı ile yeni bir parti kurulmuştu.
Bu parti, henüz grup oluşturacak sayıya ulaşmadan hükümet ortağı dahi yapılmıştı.
Cindoruk'un adı ile de anılan DTP'nin akıbeti ne mi olmuştu?
Amacımız ne Cindoruk ve ne de DTP, tabi ki şimdilik ileride bu konuda anlatılacak çok şeyimiz var, tarihe ibret olsun diye, konumuza dönelim ve o günlerde neler olmuştu, hep beraber hatırlayalım.

Hükümet kimin başkanlığında kurulmuştu?
Mesut Yılmaz'ın değil mi?

Peki bu görevlendirme teamül ve Anayasa hükümlerine uygun muydu? Hayır.
Bu gelişmeyi hangi olay tetikle mişti?
28 Şubat olayları değil mi?

Böylece 28 Şubat, sonuçları itibariyle kime yaramış idi? Mesut Yılmaz'a değil mi?
Şimdi anlaşıldı mı papaz meselesi?
Ne dersiniz, geri planda yine Mesut Yılmaz ve ANAP mı var acaba?
Var ise; çarkıfelek, bu defa da mı onu işaret edecek?

Niçin olmasın ki? DSP'den ayrılanların hepsi, İsmail Cem de Hüsamettin Özkan da Mesut Yılmaz'a göre siyasette amatörler. En azından Mesut Yılmaz'ın ilmi siyasetine ayak uyduramazlar. Başları döner, daha çok fırın ekmek yemeleri gerekli. Önümüzdeki süreçte birer birer Mesut Yılmaz'a biat etmiş olunacaklar, ruhları bile duymayacak. Kim ne derse desin, Mesut Yılmaz siyasette kendini çok iyi yetiştirdi.
Görmüyor musunuz? Bir taraftan tavşana kaç, diğer taraftan tazıya tut diyor.
Ve bu oyunu herkesin gözü önünde oynuyor. Tavşan kaçıyor, kendini tazı zannedenler ise kovalıyorlar.

Hey gidi koca Türkiyem hey (!)
Nedir bu başımıza gelenler? Dileyen, dilediğini fütursuzca yapıyor.

Oyun üstüne oyun, aklı erene bravo doğrusu!
Demek ki bu ülkenin hiç sahibi yokmuş, yazıklar olsun bizlere de.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |