"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

11 Mart 2003

HAYALİ BELGENİN SAHİBİ KOFİ ANNAN KIBRIS'TA
S. M. ERSOY

Kim derdi ki koskoca Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın Genel sekreteri 40 yıllık Kıbrıs sorununun halli için hayali bir belge ortaya atıp günlerce hem bizi ve hem de Kıbrıs'ın tamamına göz dikmiş Rum komşularımızı meşgul edecekti.

Kofi Annan'ın sahip çıktığı belgeye baktığımız zaman, belgenin tamamen hayal ürünü bir belge olduğunu görürüz. Olmayanlardan bahsetmek ve bu olmayanları süslü kelimelerle birilerine pazarlamaya kalkmak, kelimenin en hafif tabiri ile bir aldatmacadan ibaret olduğu apaçık ortadadır. Kofi Annan belgesinde var olan hayal ürünü hususlara bir göz atarak Kıbrıs Türk halkıyla nasıl dalga geçildiğine bir bakalım.

Bir kere Kofi Annan belgesinin giriş kısmında var olan " Parça Devlet" deyimi tamamen hayal ürününden ibarettir. Bu gün ne Kuzey Kıbrıs'ta ve ne de Güney Kıbrıs'ta " Parça Devlet" olmayışı , bu yazdıklarımızın en güzel ifadesidir.

İkinci hayal ürünü husus ise Güney Kıbrıs'ta seçimlere katılan Glafkos Klerides'in yüzde yüz kazanacağından emin olarak belgeye Rum Tarafını temsil eden kişi olarak Glafkos Klerides'in adının yazılmasıydı.

Üçüncü hayal ürünü husus ise, Rumlara tek taraflı AB'ye yaptıkları üyelik başvurusunun Türk tarafından kabul edileceği varsayımına dayanarak referanduma hem belgenin ve hem de AB'ye girişi iki halkın onayına sunma düşüncesidir.

Dördüncü hayal ürünü husus ise sanki ortaya koyduğu belge dört dörtlükmüş gibi, işi oldu bittiye getirerek ve de hiç usanmadan yollara düşüp Türkiye'ye, Yunanistan'a ve Kıbrıs'a alelacele ziyarete kalkmasıdır.

Şu hususu çok açık bir ifade ile belirtmek isteriz ki bu güne kadar gelmiş geçmiş BM Genel Sekreterlerinin içinde en hayalci kişi ne yazık ki Mr. Kofi Annan'ın olduğunu görüyoruz. Kofi Annan'ın çıkmış olduğu son ziyarete de bize göre hatalı bir tura çıkmış olduğudur. Kıbrıs sorunu aslında Kıbrıs'ta yaşayan iki halkı ilgilendirmektedir. Ortaya konan belge de bu iki halk ile yakından ilgili olduğuna göre, niye öncelikli ziyareti Kıbrıs'a gerçekleştirmediğini sormak hakkımız değil mi ?
Türkiye ve Yunanistan'a yapılan ziyaretlerin öncelikli nedeni, bu iki ülkenin halklarına karşı baskı unsurunu işletmeleri ve belgenin acilen kabulünü sağlamaları hesaplanmışsa, ki biz bu ziyaretlerin bu amaca yönelik olduğu inancındayız, o zaman Kofi Annan'ın ard niyetli davranmadığını kabul etmemiz mümkün mü? BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın en büyük ayıbı ise ille de bir Kıbrıslılık mefhumunu ortaya atmasıdır. Bir yabancı kişinin halkların sahip oldukları soy, örf ve ananelerine ters bir kişiliği önermek hatta ortaya konan hayali belge ile kabul ettirmeye çalışmak, BM Genel Sekreteri sıfatını taşıyan Kofi Annan'a bir türlü yakıştıramadık.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bilmesini istediğimiz husus, Kıbrıs Türk halkının bir daha asla Rumlarla iç içe yaşamak istemediğidir.

Kofi Annan BM Genel Sekreterliği görevine geldiği günden bu güne kadar Kıbrıs Türk halkının bu hassasiyetini kavrayamamışsa, ortaya koymuş olduğu belge ile akıntıya kürek çektiğini söylememize gerek var mı?

Sayın Kofi Annan güzel adamız Kıbrısa hoş geldin ancak elin boş döneceğin için sakın bize darılma, bizim hassasiyetimiz, bağımsızlığımız, özgürlüğümüz ve kendi vatanımızda birinci sınıf insanlar olarak yaşamak isteğimizdir. En az sizin kadar, bilmem anlatabildim mi?

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |