"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

 12 Mayıs 2003

 

KIBRISTA ÇÖZÜM BEKLEMEK BİR HAYALDİR...

KIBRIS TÜRK STRATEJİK ARAŞTIRMALAR  MERKEZİ

GKRY başında TASSOS PAPADOPULOS gibi geçmişi kirli ve karanlık  maceraperest bir lider bulunduğu sürece, Kıbrıs’ta çözüm beklemek  hayal olmaktan öteye gidemez.

Rumları yöneten TASSOS PAPADOPULOS’un kişiliğini size, onu iyi tanıyanlar anlatacak. 

PAPADOPULOS, Makaryos’un bir yetiştirmesidir. Onu seçmiş, yanına almış kendisinin işleyemediği cinayetleri ona işletmiştir. PAPADOPULOS’un döktüğü kanı burada anlatacak olursak, yüzlerce sayfa doldurmamız gerekecek. Ancak gene de birkaç örnek verelim.   

         MAKARYOS, 1960 Anayasasını işlemez hale getirme görevini, manevi oğlum diye tanıttığı TASSOS PAPADOPULOS’a vermişti. Kıbrıs konusunda bir otorite olan İngiliz yazar  Scott Gibbons,  Soykırım Dosyası (Genocide Files) isimli kitabının 81. sayfasında bunu şöyle anlatır:  Enosis’e ulaşmak amacıyla anayasayı tek taraflı olarak değiştirme hedefini gerçekleştirmek üzere Makarios; Yorgacis, Papadopulos ve Klerides’i gizli bir hareket planı hazırlamakla görevlendirdi.  Bu Plan meşhur Akritas Planı idi.”

Akritas  terör örgütünün kuruluş nedeni, Kıbrıs Türklerinin direnişlerini kırmayı adanın bütünüyle Yunanistan’a ilhakını sağlamaktı.  

Rumların Patris gazetesi adını ilk defa 21 Nisan 1966’da duyurduğu Teşkilatın Başkanı İçişleri Bakanı Polikarpos Yorgacis, yardımcısı da Çalışma Bakanı Tassos Papadopulos idi.  1969’da YORGACİS Güney Kıbrıs’ın en zengin kadınıyla evlendi. YORGACİS ve PAPADOPULOS kendilerini ENOSİS’e adamış iki arkadaştı. YORGACİS son derece zeki, PAPADOPULOS sinsi ve kurnazdı. Makaryos’un YORGACİS’ı her zaman ön planda tutmasına hiç tahammül edemiyordu.  

1969’da Yorgacis, Kıbrıs’ın en zengin adamının kızı ile evlendi, bu evlilik Yorgacis ile PAPADOPULOS arasındaki ilişkileri bir anda düşmanlığa dönüştürdü. Bu öylesine bir düşmanlıktı ki, PAPADOPULOS, Makaryosu, Yorgacisin aleyhine çalıştığını onu devirip yerine geçmeye hazırlandığına inandırdı ve papazı ona düşman etti. Sonuçta Yorgacis öldürüldü. Onu PAPADOPULOS’un öldürttüğü  iddia ediliyor. Bu iddiayı doğrular bir olay, PAPADOPULOS’un, Yorgacis’in öldürülmesinden çok kısa bir süre sonra zengin ve güzel eşi ile evlenmesi oldu. PAPADOPULOS,  arkadaşının eşine evlendiği günden beri göz dikmişti. Şimdi ördürdüğü arkadaşının eşi Kıbrıs Rumlarının First Lady’si

         1963 yılı Aralık ayında, Küçük Kaymaklı’daki Rum saldırısı ve 6 Şubat 1964’de onlarca Kıbrıslı Türkün öldürüldüğü Arpalık baskınında Papadopulos, Nikos Sampson ile birlikte, tetikçi olarak hayli sivil Türk öldürdü. Yakın dostları onun Türkleri öldürmekle Elenizme hizmet verdiğini anlattiğini ve öğündüğünü söylerler. PAPADOPULOS-SAMPSON’un Türkleri yok etmeyi hedef alan cinayetleri, 1974’te Türk askeri müdahalede bulununcaya kadar devam etti.

                   AKEL Polit Büros üyesi Andreas Ziartides, Tasos Papadopulos’un bir Barış Gücü Binbaşısını nasıl öldürtüp balıklara yem yaptığını İngiltere’de yayınlanan kitabında şöyle anlatır:

            “1963 Aralığında, Rum-Türk çatışmaları başladığında Lissarides’in oluşturduğu özel birliklerden birisinde görevli idim. Daha önceleri de EOKA’da görev almıştım. Özel birliklerin görevi Türk direnişinin güçlü olduğu bölgelere müdahale etmek, izlemek, istihbarat toplamak ve verilen emirleri yerine getirmekti.

         Barış Gücü görevlisi olan Ingiliz Binbaşı Edward Macey’in Türklere bilgi verdiği ve yardımcı olduğuna dair bilgiler gelmeye başlamıştı. Yanılmıyorsam 1964, Haziran ayının ilk günlerinde, PAPADOPULOS, izleme ve istih­baratla görevli olan grubu çağırmış ve Macey’in daha yakından izlenmesi talimatını vermişti. Grupta bulunanlardan birisi, “Macey’i tutuklama yetkimiz var mı?” diye sorduğunda, PAPADOPULOS “hem tutuklama, hem de yok etme yetkiniz var demişti.”

         Bir gece, özel grubun karargahında otururken, PAPADOPULOS ve ekibi gelmişti. Hepsi de gayet neşeli idiler. Kendi aralarında gülerek konuşuyorlardı. Balıkları Ingiliz eti ile beslediklerinden bahsediyorlardı. Macey ile şoförünü kaçır­mışlar ve sorguladıktan sonra  parça parça DOĞRAYARAK, denize atmışlar. Konuşmalarını din­Lediğimi fark etmiş olacaklardı ki, eğer konuşursam beni de öldüreceklerini söylediler. Çok korkmuştum. Aramaların başladığı gün­lerde ise, bu tehditleri daha da artmıştı. Beni de öldüreceklerini anlamıştım. Bunun üzerine Londra’ya kaçtım. Şimdi ise katil Papadopulos’un Başkanı olmasını hazmedemiyorum.”

Tassos Papadopulos, Lefkoşa’nın Rum kesiminde bir hukuk bürosunun sahibidir ve bu büro  aracılığı ile bir çok kanunsuz olaya karışmıştır. Papadopulos bu faaliyetlerini, devlette görevli olduğu dönemlerde de sürdürmüştür. Papadopulos ismi özellikle Sırp lider Miloseviç’in kara paralarının aklanması olayı ile dünya gündemine gelmiştir.

İngiltere’de yayınlanan Financial Times gazetesi, 25 Temmuz 2002 tarihli sayısında Bosna ve Kosova savaşları sırasında, Birleşmiş Milletler’in ambargolarını kırmak üzere Miloseviç’in,  Güney Kıbrıs’taki Laiki Bank’a gönderdiğini, paraların bu banka aracılığıyla paravan şirketlere devredildiğini ve bu şirketlerin de İsrail’den silah alımı yaptıklarını,  daha sonra bu silahların Sırplar’a verildiğini yazdı. Bu paravan şirketleri kuran ve para aktarma işini bizzat yürüten kişi Tassos Papadopulos’du. Financial Times, 1992-1994 yılları arasında Güney Kıbrıs’a gönderilen paranın miktarının 4 milyar dolar olarak tahmin edildiğini de belirtti.

         Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısı Carla Del Ponte’nin kara para aklama konularında hazırladığı raporda Milosevic’in Güney Kıbrıs’ta 8 off-shore firmasına para sızdırdığı, İnterpol’un silah kaçakçısı olarak listesine aldığı “Aviatrend” ve “Neocom” isimli firmaların bu 8 firma arasında olduğu belirtilmektedir. Milosevic’in kardeşine ait olan “Neocom” firması Papadopoulos’un Güney Kıbrıs’taki avukatlık burosu tarafından 1997 yılında resmi nitelik kazandırılarak, kaydedilmiştir.

AKEL Polit Büros üyesi Andreas Ziartides, Tasos Papadopulos’un Türkler hakkındaki düşüncelerini  İngiltere’de yayınlanan  9 Şubat 2003 tarihli Sunday Mail gazetesinde şöyle açıkladı:

 “Çok kötü bir özelliğini farkettim... Onun (Papadopulos’un) Türkler’e karşı nefreti hastalık boyutundadır. O, Türklerle ilgili konularda hasta bir ırkçıdır. Tasos Papadopulos oldukça, Kıbrıslı Türklerle bir uzlaşmaya varılması tamamen imkansızdır”

PAPADOPULOS, SİMİTİS, HRİSTOFYAS, PAPANDREU VE BENZERLERİ MEĞALİ İDEA’CILAR VAR OLDUKÇA KIBRISTA ÇÖZÜM BEKLEMEK BİR HAYAL OLMAKTAN ÖTEYE GİDEMEZ.  YAZIK KAYBEDİLEN ZAMANA.

                            

 - Geri -

 
 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |