|
14
Nisan 2003
Men dakka dukka!
Hesabını ahirette mi, dünyada mı vereceksin?
Mustafa Yıldırım
Girmişler
yatak odasına her türlü tapusunu alıp gidiyorlar,
o geçmiş televizyonun karşısına “Amerikalının
elini nasıl da öptü, vay ruhsuz ‘Arap’ vay” diye
sırıtıyor.
Vay nasıl unuttun, sizde de çıktığını el
öpenlerin: Başta Halife Sultan Hazretleri olmak
üzere “Ne olur gelin bizi siz edin Yunanın ki,
bize çok gelir!” diyenlerin. Hem de eldeki askeri
terhis edip silahları, cephaneyi, topu tüfeği
kendi paşalarının koruması altında teslim ettikten
sonra!
Ne çabuk unuttun, daha üç hafta önce Mardin
çarşısına soktuklarını?!
On yıldır, ilaç dahil her türlü ticaretine ambargo
konmuş, bırakın uçak, helikopter almasını, en
küçük silah alması önlenmiş elde var olanlar da
“Vay Avrupalı Birlikçiler barış istiyor, Vay
Şanghay’ın beş buçuklusu birleşiyor” hesabına
denk getirilip yok ettirilmiş. Düz ovaları
çiğneyip gelen tanklara bir tek roket, bir tek
“stinger” yok, elde tüfek yurdunu savunmuşlar, sen
kalkmış alay ediyorsun: Üç beş çapulcu el
öpüyormuş, beş altı yüz çapulcu heykel yıkıp
bayram ediyormuş!
Eşkıyaya ortak olmuşsun da unutmuşsun daha iki yıl
önce eşkıyanın yurdundan hükümetine ne soktuğunu?
Meclisinin kapısına tütün kaçakçısının adını
yazdırdığını, ne de çabuk unuttun!
Daha dün elin eşkıyasının adamlarından, üstelik
kendi meclis salonlarında, “etik” sözcüğünün
altına saklanıp “siyasal ahlak” dersi aldığını,
“Güvenlik güçlerim acaba ne kadar rüşvet alıyor?”
diye elin adamlarının verdiği dolarla araştırma
yaptırttığını ne de kolay unutuverdin?
Emperyalizmin Hristiyan tankları, “tomahawk”
füzelerini seyreyleyip, “Allahın Arabı işte ne
olacak,” diye ırkçılık yapıp, alaya alıyor ve işin
içinden sıyrılacağını sanıyorsun da, daha üç ay
önce “Ne Türküz ne Rum Kıbrıslıyız “diye bağıran
gençlerini, dahası “Bizim kimliğimiz
Avrupalılıktır” diyen gençler yetiştirmek üzere,
elin adamından para alıp, okullarında merkezler
krurdurduğunu hiç ama hiç aklına getirmiyorsun!
Ve bunlardan daha çirkin ve daha kötü olmak üzere;
unutuvermişsin, eşkıyanın kapısında yan mahalleyi
bassın diye bağını tarlanı yol ettirdiğini ve
üstelik bunu “birkaç dolar” için yaptığını.
Geçmişsin şimdi televizyonun başına “Vay be bunlar
millet olamaz, baksana Amerikalı silahlıların
gözetiminde nasılda yağmalıyorlar! ” diye içine
işlemiş günahını temizlemeye çalışıyorsun, adamlar
girmiş arka odana tapunu almış gidiyorlar, kızın
kızanın “yetiş be adam” diye bağrışıyor, sen
duymuyorsun!
Çıkmış mahalle camisinin minaresine, öteki
mahalleyi soyanlara göz kulak olan eşkıyaya
bağırıyor: “Anlaşmamız vardı hatırlatırım!”
Hatırlatsan ne olur?
Eşkıyayı yatak odan soktuktan sonra öfkelensen ne
yazar?
Tarih seni de yazacak!
Bağdat’ın Filistin otelinde, ortalık dönüp duran
eşkıya “robocop”larına aldırmadan, “Yankee go home!
Yankee go home!” diye çığlık atan parmak kadar kız
çocuğunu da...
“Milli menfaatmiş!..
Haydi ordan “national interest”çi haydi ordan!
_____
* Men dakka dukka: Bir Arap deyişi; “Çalma
kapımı çalarlar kapını!”
- Geri
-
|