"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

 15 Temmuz 2003

Van’da Petrolün 50 yıllık Macerası

Yrd. Doç . Dr. Hasan OKTAY

 

Van Hafızasına Kavuşuyor

Hiçbir kurum ve kuruluştan destek almadan hazırlamış olduğumuz ve “Van Hafızasına Kavuşuyor” ismini verdiğimiz projemizde Van tarihi çalışmalarımız hızla devam etmektedir. Van tarihte ender görülebilecek bir şekilde hafızasını kaybetmiş, adeta tarihi geçmişi olmayan yeni kurulmuş bir şehir görünümündedir. Ermeni isyan ve ihtilal neticesi 20 Nisan 1915-2 Nisan 1918 yılları arasında yakılıp yıkılmış, adeta taş taş üstünde kalmamıştır. Bu yıkım aynı zamanda Van’ın tarihini, kültürünü geçmişini  de yakıp yıkmıştır. Bu gün Van’ın 1890-1940 yılları arası tarihi en küçük teferruatına kadar aydınlatılamaz ise bu hafıza kaybının geri yerine gelmesi hiç mümkün olmayacak ve Van şehirleşme sürecini tamamlayamadan varlığını sürdürecektir.

Milliyet Gazetesinde Türkiye’de petrol var diye manşet atınca biz de Van ve civarındaki petrol ile ilgili bir çalışma yaptık. Van’da petrol bulunmuş, işletilmiş, ruhsatları el değiştirmiş ve sonunda 1943 yılında bilinmez bir sebepten dolayı bu işletme bir daha açılmamak üzere kapatılmıştır. Bu petrol Amik ovası ile Muradiye’nin doğusundaki Gürzüt ve Beşparmak köyleri arasındaki geniş arazide bulunmuştur. Bu Belgeler Başbakanlık Arşivlerinde mevcut olup üzerinde çalışmalarımız devam etmektedir.

Van’da Petrol Bulunuyor

Abdulhamit, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra Rusların Doğuanadolu üzerinde hesaplar yapmasından oldukça rahatsız olmuştu. Ruslar doğuya bir çivi çakılsa hemen İstanbul’daki elçisi vasıtasıyla Osmanlı Devletine nota veriyor, adeta bir çivi çakılamaz oluyordu. Doğunun bu gün bu halde olmasının iki ama sebebi vardır. Birincisi Moğol istilası, ikincisi başta Rusya olmak üzere emperyalist devletlerin tutumu. Rusya, ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış doğuda daha rahat istismar yapabilecek, Ermenilere daha rahat destek vererek böylece iki halk arasında dengesizlik neticesi oluşacak rahatsızlık bahane gösterilerek müdahale edilebilecekti.

İşte Abdulhamit bu durumu iyi tespit ederek Van’a bir heyet göndererek 1898’de  Van Gölü'nde tersane inşası, vilayet dahilinde kömür, demir, neft ve sair madenlerin çıkarılması çalışmaları yaptırmıştır.  Bu çalışmalara hız verilerek  1899 yılında Bargiri (Muradiye) kazası yakınlarındaki neft madeni imtiyazının Hazineyi Hassa’ya verilmesi konusundaki irade sadarete bildirilmiştir.  Bu İrade bildiriminden sonra bölgede ciddi çalışmalar yapılarak ilkel şartlarda da olsa petrol işletilmeye başlanmıştır.

Petrol İşletmeleri Özelleştiriliyor

 20 Ocak 1909’da  Bargiri’de (Muradiye) Hazineyi Hassa tarafından işletilen petrol yatakları özelleştirilerek Fuat Paşa’ya ve Van Belediyesine  bölgenin işletmesi devredilmiştir. Van Gölünde işletmeye açılan motorlu gemilerin mazot ihtiyacı ve bölgenin aydınlatma ihtiyacını karşılayacak gaz yağı bu işletmelerden temin edilmeye başlanmıştı. Hatta 1910 yılında bu bölgeden çıkan petrol ile çalışacak bir motor  ile elektrik  elde edilerek  Van’a elektrik verilmesine bile karar verilmiştir. Petrol peşinden modernleşmeyi Van’a taşımakta gecikmemişti. Bunun için  1914 yılında Van vilayetinde zengin kömür ve petrol madenlerinden ahalinin istifadelerinin temini için gerekli çalışmaların yapılması için yeni çalışmalar yapılmasına karar verildi. 1914 verilen bu karar neticesi yapılan çalışmalar netice vermiş ve bu sefer Tımar nahiyesi ve çevresinde Mustafa Fazıl Bey’e   petrol ile neft işletme ruhsatı verilmiştir. Amik Kalesi, Haydar Köyü, Mürüvaz Köyü, Surp Gevork Manastırı arasında kalan 5000 dönüm arazide petrol işletmeye  hazırlanan Mustafa Fazıl Bey Ermeni isyanı neticesi bu teşebbüsünü fiiliyata geçirememiştir. Van’da zor şartlar altında gerçekleştirilen hamleler Ermeni isyanı neticesinde ortada kalmıştır. Fakat Van Ruslar tarafından işgal edilince hem Muradiye ve hem de Amik bölgesindeki petrol yatakları işletmeye başlanmış ve Rusların bölgedeki motorize kuvvetlerinin mazot ihtiyacı bu bölgeden temin edilmiştir. Hatta Ruslar Osmanlı Devletinin işletmeye koyduğu Van Gölü gemi işletme projesini daha da geliştirerek askeri amaçla gölde ulaşım gerçekleştirerek bu gemilerin mazot ihtiyacı da yine bu bölgeden elde edilmiştir. General Ali İhsan Sabis Van’ı geri aldıktan sonra harap haldeki Van şehrinin iaşe işlerini temin için ve Tatvan’a geçebilmek için bu gemileri kullanmıştır. Van öyle harap edilmiş, ahalisi öyle perişan edilmiş ki Van’da çivi çakacak kimse yokmuş. İşte bu ortamda Van’dan binbir güçlüklerle Van’dan kaçabilenler artık geri gelmeye başlamışlardır.

Cumhuriyet Dönemi Çalışmaları

Şehir imar edilirken petrol tekrar gündeme gelmiş ve Fransız petrol   işletmecisi Emil Mayer  20 Ocak 1924te Türkiye Cumhuriyetine baş vurarak  Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki Petrol imtiyazının kendisine verilmesini istemiştir. Fransa’dan kalkıp Van petrolüyle ilgilenen  bu şahsın gayreti oldukça ilginçtir. Yapılan çalışmalar neticesi Fransız uyruklu Emil Mayen’e bu bölgenin işletme ruhsatının verilmesinin şimdilik mümkün olmadığı kararına varılmıştır. Yeni bir devlet kurulmuştur ve ülkemizde bu tür teşebbüslere iyi gözle bakılmaması oldukça normal sayılmalıdır. Fakat bu petrol de işletilmelidir.   27 Ağustos 1924’te   yani müracaatının uygun olmadığı cevabının verildiği tarihten 8 ay sonra  Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki Petrol imtiyazının Fransız uyruklu Emil Mayen’e  devredilmesi için işlemlerin yapılmasına karar verildi ve  Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki Petrol artık Mayen tarafından işletilmeye başladı.

         Beşparmak ve Gürzüt işletmesi bu şekilde yeniden çalıştırılmaya başlanmışken, 23 Ocak 1926da ise   Hereşik ve Amik köylerinde petrol aramak üzere Mustafa Fazıl’a daha önce verilen imtiyaz hissesinin bir kısmının İstanbul milletvekili Edip Servet’e devredilmesine karar verilerek bu bölgede işletme faaliyetleri başladı.

         1 Ocak 1933   Başparmak ve Gürzüt köylerinde bulunan ve Emil Mayen’e ait petrol ve petrol madeni imtiyazının fesih muamelesinin yapılması için yoğun bir çalışma yapıldı. Fakat verilen kararda bu işletmenin feshedilmesi için bir sebep olmadığına hükmedildi.

         25 Haziran 1937’de  Başparmak ve Gürzüt köylerinde imtiyazı Emil Mayel’e   ait petrol madeni imtiyazı Ağrı isyanından dolayı işletme yeteri kadar faal çalışamadığından fesh edildi.

         Van’da petrolün macerası bu şekilde devam ederken 4 Haziran 1943’te    Van Gölü civarındaki Petrol Madeni rezervleri hakkında bir araştırma daha yapılmasına karar verilir. Bu kararı da Şark Yıldızı romanı yazarı Hikmet Ilgaz Beye verilmesi uygun görülür. Hikmet Ilgaz’ın yazdığı roman Van için yazılmış en güzel ve en acıklı bir roman olup Van’ın Ermeni isyanı ve peşinden cereyan eden acılı günleri anlatmakta olup bu gün bile bir çok tarihçi Van Ermeni olaylarını anlatırken bu romanı tarihi belge olarak kullanır.

         Hikmet Ilgaz’ın Van Petrolleri ile ilgili Raporu

         “....Aradan onbeş sene geçmiş cihan harbi başlamış, Ruslar bölgeyi işgal etmişler ve petrol bölgesini işletmeye uygun görmüşler, Rusya’dan sondaj aletleri getirerek petrolü çıkararak işletmeye başlamışlar. Buraya yirmiye yakın bina yapmışlar. Günde iki ton mazot çıkarmaya başlamışlar. Bu da araçlara yetecek miktardadır. Ruslar geri çekilirken kuyuları kapatmışlar, bir daha işletilmesin diye de tahribat yapmışlardır. Ruslarla müttefik olan Fransızlar burada Rusların petrol işlettiğini duyunca Rusya’ya adamlar göndererek bu bölge ile ilgili istihbarat yapmışlar petrolün zengin olduğuna karar verince de (Emil Mayer) ruhsat için Türkiye Cumhuriyetine baş vurmuşlardır.

         İngilizler de bölgedeki petrole merak sarmış, fakat bölgede yaptıkları sathi incelemede Türkiye’ye bu işletme hakkında olumsuz rapor vermiştir. Bölgede ulaşım problemi olduğundan ağır sondaj makinaları köye gelemediğinden yapılan tüm çalışmalar petrolün gerçek rezervini çıkarmaya yetmiyordu” İşte bütün dünyanın ilgilendiği ve imkansızlıklar yüzünden çıkarılamayan Van petrollerinin 50 yıllık macerası.

 

 

 

 1898’de  Van Gölü'nde tersane inşası, vilayet dahilinde kömür, demir, neft ve sair madenler taharriyatı     

1899 yılında Bargiri (Muradiye) kazası yakınlarındaki neft madeni imtiyazının Hazineyi Hassa’ya verilmesi konusundaki irade sadarete bildirilmiştir. 

1909 .20. Ocak Bargiri’de Fuat Paşa’a ve Van Belediyesine  verilen petrol madeni ve neft işletme ruhsatı

1914 Van vilayetinde zengin kömür ve petrol madenlerinden ahalinin istifadelerinin temini için gerekli çalışmaların yapılması

1914 Tımar nahiyesi ve çevresinde Mustafa Fazıl Bey’e verilen petrol ile neft işletme ruhsatı.

1924 20 Ocak Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki Petrol imtiyazının Fransız uyruklu Emil Mayen’e ferağının şimdilik mümkün olmadığı

1924. 27. Ağustos Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki Petrol imtiyazının Fransız uyruklu Emil Mayen’e  devredilmesi için işlemlerin yapılmasının kararı

1926 .23. Ocak Hereşik ve Amik köylerinde petrol aramak üzere Mustafa Fazıl’a verilen imtiyaz hissesinin bir kısmının İstanbul milletvekili Edip Servete devri

1933 .1. Ocak Başparmak ve Gürzüt köylerinde bulunan petrol ve petrol madeni imtiyazının fesih muamelesinin yapılmaması

1937. 25. Haziran, Başparmak ve Gürzüt köylerinde imtiyazı Emil Mayel’e   ait petrol madeni imtiyazının feshi.

1943 /4/Haziran/ Van Gölü civarındaki Petrol Madeni

 

 - Geri -

 
 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |