|
16
Nisan 2003
SOYKIRIM İDDİALARI VE DÜZMECE MAHKEMELER
Ş .Osman ARAS
Her
24 Nisan’ da dış temsilciliklerimizde tedirginlik
yaşanır. Ermeni lobileri harekete geçer.
Protestocular sokağa dökülür. Ermeni terörü
zirveye ulaşır. Bu üzücü durum, 1973 yılında ABD’
de görevli iki diplomatımızın Mıgırdıç Karakin
adında yaşlı bir Ermeni tarafından tuzağa
düşürülerek şehit edilmesinden bu yana , sürüp-
gitmektedir.
Nedir
24 Nisan?
24
Nisan “Ermeni Tehciri” diye anılan zorunlu göç
olayının yıldönümü imiş gibi algılanır. Oysa, bu
tarih (24 Nisan 1915) Birinci Dünya Harbinin en
çetin günlerinde Türk Milletine ihanet eden Ermeni
teröristlerinin tutuklandığı , “Hınçak” ve
“Taşnak” Ermeni Komitelerinin kapatıldığı gündür.
29 Ekim 1914 günü katıldığımız Birinci Dünya
Harbinde Doğu Cephesinde Rus Orduları üzerimize
saldırırken , cephe gerisinde de Ermeniler
ayaklanmıştı. Ermeni çeteleri askerimizi
sırtından vurmuş; Doğu Anadolu halkımızı
(kadın-çocuk-ihtiyar ayrımı gözetmeksizin)
acımasızca kıyıma uğratmıştı. Sadece Erzurum’da on
bin, Van’da otuz bin olmak üzere; Türk/Kürt
altıyüz bin civarında vatandaşımızı
öldürmüşlerdir. Doğudaki Ermeni teröründen kaçan
iki milyon civarındaki insanımızdan beşyüz bini
de, göç sırasında, yaşamını yitirmişti.
Bunun üzerine, 27 Mayıs 1915 tarihinde “Tehcir
Yasası” çıkarılmış ve Doğu illerimizde yaşayan
yediyüz bin civarındaki Ermeni güneye (Suriye ve
Lübnan’a) göç ettirilmiştir. Osmanlı Devleti
Rumeli’ye ve Arabistan’a yatırımlar yaparken,
maalesef Anadolu’muzu tamamen ihmal etmişti.
Ulaşım ve sağlık hizmetleri yetersizdi. Savaş
süresince üç milyon civarında erkek nüfusu askere
alındığından üretim durmuştu. Halkımız açlıktan ve
yoksulluktan kırılıyordu. Siviller şöyle dursun,
cephede savaşan askerimiz için bile yeterli
yiyecek ve bakım sağlanamıyordu. Bu nedenle, iki
milyondan fazla askerimizi kaybetmiştik. Bunun
sadece 550 bini şehittir. Kalan bir buçuk milyonu
ise; hasta ve yaralılardır. Rakamlarla özetlemeye
çalıştığımız bu olumsuz koşullarda, Ermeniler de
üçyüz bin civarında zayiat vermişlerdir.
Osmanlı
Devleti’nin 1914 yılındaki genel nüfusu :
Osmanlı Devletinin Trakya ve Anadolu’da 1914
yılındaki nüfus ve yüzdeleri aşağıya
çıkarılmıştır.
Müslümanlar : 13,6 Milyon (%81)
Rum azınlık : 1,6 Milyon (%9,5)
Ermeni azınlık : 1,3 Milyon (%7,5)
Diğerleri : 0,3 Milyon
(%2)
Osmanlı İmparatorluğunda Ermeniler
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten
sonra, Bursa’daki Ermeni Patriği Hovakim’ i
İstanbul’a getirerek, Müslümanlar ve Rumlar
dışında kalan bütün diğer din ve mezhep
mensuplarının yönetimini Ermeni Patrikhanesine
vermiştir. İstanbul / Kumkapı’daki Ermeni
Patrikhanesinin bu yetkisi,yüzyıllarca devam
etmiştir.Böylece, Ermeni toplumu süratle
gelişerek, Osmanlı’nın en seçkin ve zengin
toplumlarından birisi haline gelmiştir.
Barış ve mutluluk dönemi, 1789 Fransız Devriminin
milliyetçilik akımları ile büyük bir sarsıntı
geçirmiştir. Ardından,Osmanlı devletini paylaşmaya
karar veren emperyalizm de buna eklenince, Ermeni
kimliği teröre ve iç savaşa dönüşmüştür. ABD ve
İngiltere Protestanlığı, Fransa Katolikliği, Rus
Çarı Ortodoksluğu kullanarak, Gregoryen
mezhebindeki Ermeniler’i parçalamış ve kendi
amaçları için kullanmaya çalışmışlardır. Ermeni
Kiliseleri “barış, sevgi , kardeşlik” değil
“terör, kin ve nefret” saçan düşmanlık merkezleri
haline dönüşmüştür. Kilise dokunulmazlığı silah ve
cephane depolamak için kullanılmıştır.
Neticede ; Ermeni ırkçılığı emperyalizme hizmet
ederek, Osmanlı’nın çöküşünü hızlandırmıştır.
Ancak emperyalizmden, en az Müslümanlar kadar,
Ermeniler de büyük zarar görmüştür. Bugüne kadar
ısrarla sürdürmekte oldukları
“ kan davasının”
ise, nerede ve nasıl sonuçlanacağı meçhuldür.
KAYNAKÇA
:
1.TÜRKİYE CUMKURİYETİ TARİHİ: Prof. Dr. Ergün
AYBARS
(DEÜ. Hukuk Fakültesi yayını , İzmir – 1999)
2.BİR TERÖR EFSANESİ : Erich FEIGL
(Milliyet yayınları , İstanbul – 1978)
3.TARİH BOYUNCA ERMENİLER: Sadi KOÇAŞ
(Truva yayınları , Ankara – 1970)
-
Geri -
|