"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

16 Aralık 2002

GENE Mİ MİSSOURİ ZIHLISI?
Hüseyin MÜMTAZ

Akepe Genel Başkanı'nın Amerika'da neden ve nasıl karşılandığına girmeden, kısa bir süre önce yapılmış başka bir seyahati değerlendirmekte büyük fayda var.
Bayram haftasında iki Amerikalı senatör, Kürt Parlâmentosu'nu ziyaret ederek birer konuşma yaptılar ve Kürtlere destek beyan ettiler.
Bu haber, basın organlarımız tarafından "haber" olarak değerlendirilmedi. Onlar Bayan Arınç'ın yüksek okul yıllarındaki türbansız fotoğrafı veya Ümraniye sapığı ile ilgilenmeyi tercih ettiler.
"Büyük" politika yapan 58'inci "Cumhuriyet" Hükümeti'nin anlı şanlı hariciyecileri de bu ziyareti görmezden geldi.
Asker mi?
Bilmem ki onlar şu aralar ne ile meşgul?
Kürt Parlâmentosu Kuzey Irak'ta bulunuyor kıymetli okuyucu.. Daha önce de Amerikan Dışişleri Bakanı Powell mesaj göndermiş ve "hareket"i desteklediğini ifade etmişti.
Kuzey Irak'taki Kürt Parlâmentosunun açılışına, bilindiği gibi Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı'nın eşi Madam Mitterand da "şeref konuğu" olarak katılmıştı.
Adına örtülü bir şekilde "Kürdistan Ulusal Kongresi" de denilen bu "parlâmento" Aralık ayının başında BM'ye Kürt ulusunun 'gözlemci üye' olarak kabul edilmesi için başvurdu...
Hemen önünüze bir bölge haritası açın bakın.. Kuzey Irak denilen, uçuşa yasak ve Saddam askerlerinin giremediği, 36'ıncı paralelin kuzeyindeki denize kapalı bölgenin dört komşusu vardır.
Saddam, İran, Suriye ve Türkiye..
Bu sayılan ülkelerden sadece Türkiye'de Amerika'nın üssü (İncirlik) vardır ve bu üsden kalkan "müttefik" uçaklarla 36'ıncı paralelin kuzeyinde denetleme yapılabilmektedir.
Şimdi Soru 1: Bu fotoğrafa göre sizce, Amerikalı senatörler, "Madame" ve "diğerler"i acaba nereden kalkan, ne tür araçlarla Kuzey Irak'a intikal edebilmektedirler?
Soru 2: Geçmişte adı geçen üsden kalkan helikopterlerce PKK'lılara silah-malzeme-teçhizat ve tanımlamayan yükler aktarıldığı, zamanın Genelkurmay Başkanı ve Kilis eski milletvekili Doğan Güreş'in beyanı ile de sâbit olduğuna göre; Kuzey Irak'a Türkiye üzerinden daha başka neler ve kimler gitmektedir?
Soru 3: İkili anlaşmalara göre üsden kalkan her nakliye uçağı ve helikopterde gözlemci olarak bir Türk subay da bulunmaktadır. Bu subayların taşınan şahıs ve yüklerin niteliğinden haberi var mıdır?
Soru 4: Kuzey Irak'a giriş yapan huninin ağzını elinde tutan Türkiye'nin hem "giren-çıkanlara" göz yumması, hem de "Kuzey Irak'ta devlet kurulmasını kabul etmiyorum" diyebilmesi mümkün müdür?
Soru 5: İzmir ve Trabzon'la Kuzey Irak'ın ne alâkası vardır?
Bu kadar soruya doğru cevap verdiyseniz son soruyu pekalâ atlayabilirsiniz?
Neydi son (ve yazının başında sorduğumuz) soru: Akepe Genel Başkanı Amerika'da neden alâyı valâ ile karşılanıyor?
Nedense Türkiye'nin şimdi içinde bulunduğu ruh halini; 50'li yılların başında Missouri Zırhlısı'nın ziyareti dolayısı ile İstanbul'a "izine" çıkacak "coniler" için "ana sermayelerini" pazarlama hazırlığı yapan "Galata ev sahibelerinin" psikolojisine benzetiyorum.
Yalnız şimdilerde ayağı yerden kesik ve havalarda politika yapanlara ve politikayı tezgâhtarlıkla karıştıranlara ufak bir hatırlatma: Marcos, Noriega ve Şehinşah Rıza Pehlevi'nin ortak noktaları nedir?
Bu kıyağımı da sakın unutmayın.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |