"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

17 Ocak 2003

ALİTHİA: "KIBRISLI TÜRKLERİ ŞİMDİ DİNLEMEZSEK.."
NURPER MOREKET

LEFKOŞA, 09/01 (BYE) Tirajı günde 11,000 olan, iktidar partisi DİSİ eğilimli Alithia gazetesinin 08 Ocak 2003 tarihli sayısında EPONİMOS (Adıyla) sütununda yukarıdaki başlık altında Pampos HARALAMBUS imzasıyla yayınlanan yorumun çevirisi şöyledir:

"Bozkurtlara ve Denktaş'ın rejiminde ekonomik durumu iyi olanlara göre Annan planı felaketten başka bir şey değildir. Ancak ilerici ve sol güçlere göre plan, Kıbrıslı Türklerin mahsur kaldıkları sefaletten kurtulmaları için bir fırsattır. Kural olarak özgürlükten yoksun rejime sürükleyen ekonomik sıkıntı, Kıbrıs sorununun çözüm mücadelesinde, Kıbrıs Rum babalarımız birçok kalma mücadelesinde ekonomik imkanlarımızın önemini vurgulama gereksinimi duydular.

Başka bir deyişle, Kıbrıslılar olarak stratejik bir hedef çizdiysek ve bunu başardıysak (AB üyelik hedefinin dışında) bu, işgal altındaki bölgede ekonomi giderek çökerken ve Kıbrıslı Türkler giderek sefalete düşerken, özgür bölgelerde refah içinde bir Kıbrıs toplumunun yaratılmasıdır. Ekonomik üstünlüğümüzü sadece gizlemedik, aynı zamanda bunun sıkıntı içindeki Kıbrıslı Türklere belki de en güçlü yem olarak sunduk. Batı Almanya cennetini televizyonlardan izleyen Doğu Almanyalılar gibi Kıbrıslı Türkler de Lefkoşa surlarından bizi susamış bir şekilde izliyorlardı.

Kıbrıs Rum toplumunun refahının, baskı altındaki Kıbrıslı Türklerin çözüm arzusunu artırabileceği yönündeki inancımız gerçek ve aşikardı. Hepimiz, gerek Kıbrıs Rum ekonomisinin yükseldiğinin ve Kıbrıs Türk ekonomisinin inişte olduğunun, gerekse Kıbrıslı Türklerin çözüm isteğini artıracağının farkındaydık.

Üstelik işgal bölgesine karşı ticari ve ekonomik ambargo uygulanmasında ne kadar çok ısrar ettiğimiz bilinirken, bu alandaki politikamız hasıraltı edilemezdi. Eğer ambargoda ısrar ettiysek bunun sebebi Kıbrıslı Türklerin ekonomik sıkıntılarına siyasi açıdan yatırım yapmış olmamızdı.

Annan planının Kıbrıslı Türklere toprak-göçmenler ve diğer özlü konularda tavizler empoze ettiği bugün -bunu kabul etmeye hazırdırlar- bunun nedenini ekonomik faktörlerde arayabiliriz. Bu, Denktaş rejiminin sürüklediği ekonomik sefalet ve felaketten çıkmak için Annan çözümünü desteklemeleri yönünde Kıbrıs Türk toplumunu teşvik eden Kıbrıslı Türk politikacıların açıklamalarından da görülmektedir.

Eğer Kıbrıslı Türkler, yasadığı ve tanınmamış bir devletçiklerinde refah içinde yaşasalardı, o zaman da Kıbrıs sorununun çözümünü destekleyeceklerine inanmamız saflık olacaktı. Kıbrıslı Türklerin çözüm arzu etmelerinin nedenleri, Kıbrıslı Rumlarla ortak bir devlette güzel günler görecekken, işgal altındaki bölgede yalnız başlarına mutsuz olmalarındandır.

Kıbrıslı Türkler bugün, milli ve vatansever nedenlerden dolayı değil, esaslı nedenlerden dolayı sabırsızlıkla çözüm istiyorlar. Çünkü AB içindeki birleşmiş bir Kıbrıs'ta insan gibi yaşamak varken, ordaki rejimde mutsuz yaşıyorlar. Bu, Kıbrıs gazetesinde dün yayınlanan kamuoyu yoklamasının bazı ilginç verileri tarafından da onaylanmaktadır. Bu verilere göre, Annan planı temelinde çözümü destekleyenler, sınıflara ayrılmıyorlar. Ankete katılanların %65.4'ü Annan planını olduğu gibi kabul etmektedir ve bunu kabul edenlerin büyük bir oranı, terketmek zorunda kalacakları Güzelyurt'ta oturanlardır. (%78'lik oranla öğretmenler ve %77.5'le 'devlet' memurları gelmektedir.

Özgür bölgelerle işgal bölgeleri arasındaki ekonomik farklılık, Kıbrıslı Türkleri en sonunda Kıbrıs sorununun çözümünü arzu etmeye ikna etti. Ancak Kıbrıslı Rumları da çözüm istememeye ikna ettiği görülüyor. Kıbrıslı Rumlar, çözümle adalı Kıbrıslı Türklerin paralarımızı yiyeceklerinden, mutluluğumuzu bozacaklarından ve temiz yollarımızı kirleteceklerinden korkuyorlar. Hesaplarımıza göre, ekonomik üstünlüğümüzü en sonunda Kıbrıs sorununun çözümü lehinde değil de aleyhinde çalışma eğilimi taşımaktadır. Bizlerin çözüme engel olma tehlikesi gözle görülürdür. Siyasi arifelerimiz Annan planına ilk önce kimin ve daha çok değişiklik getireceği konusunda yarıtıkları bir dönemde, Kıbrıslı Türkler planın olduğu gibi imzalamasını ezici bir çoğunlukla destekliyorlar. Ancak Kıbrıs Türk toplumunun ilk kez bu kadar olumlu ve açık bir şekilde gösteri yaptıkları bir sırada bu çabaların olası başarısızlığı, bölünme kesinleşecektir. Çünkü uluslararası topluluk artık bu sorunun çözümlenmesinin imkansız olduğuna ikna olacak. Ancak bugünkü şartlar altında Kıbrıs sorununun başarısız olması, Kıbrıslı Türklerin daha fazla diz çökmüş ve daha fazla acıkmış bir şekilde gelecekleri yeni bir çabaya neden olmayacak. Kıbrıs sorununun çözümünün Kıbrıs Rum tarafı yüzünden başarısız olması, sahte devletin tam yada kısmi siyasi tanınmasına ve ekonomik ambargonun kaldırılmasına yolaçacaktır. Bu yüzbinlerce turistin işgal altındaki bölgeye gitmesi ve Kıbrıslı Türklerin bir daha çözümden bahsetmeyecekleri anlamına gelmektedir.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |