"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

18 Nisan 2002

SOYKIRIM İDDİALARI VE DÜZMECE MAHKEMELER

(BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI MEHMET KEMAL BEY’İN İDAMI)

                                                                                                           Dr. Galip BAYSAN

1919 yılı başlarken , işgalciler  ve Osmanlı Hükümeti’nin işbirliği ile Türkiye’de bir insan avı başlamıştır. Yabancılar Ermeni soykırımı iddialarını ispatlamak, Osmanlı yöneticileri ise İttihatçılara karşı besledikleri kini tatmin etmek telaşındadır. Bu karışık ortamda ilahlara kurban lazımdır. Bu kurbanlar Ermeniler tarafından özenle seçilir ve yargılama sırasında her türlü hile acımasızca uygulanır. Suçlu diye bazı Müslümanlar da sehpaya gider. Bunların içinde özellikle Ermenileri ve işgal güçlerini memnun etmek için asılan Boğazlıyan (Yozgat Sancağı’nın kazası) Kaymakamı Mehmet Kemal Bey , Türk halkı üzerinde derin acılar bırakmıştır.

Bakanlar Kurulu tehcir(zorunlu göç) sırasında suç işleyenlerin harp divanında yargılanmalarına 14 Aralık 1918’de karar verdi. İlk Divan-ı Harp İstanbul’da kuruldu. Zorunlu göç sanıklarının yargılanması için kurulan bu ilk harp divanının başkanlığına Emekli Korgeneral (Ferik) Mahmut Hayret Paşa getirildi. Mahkeme yedek üye ile birlikte sekiz üyeden oluşuyordu ve bu üyelerin dördü (yarısı) azınlıklar arasından seçilmişti. İstanbul’da kurulan mahkemeden sonra 8 Ocak 1919’da, başka illerde de aynı amaçla mahkemeler kurulmasına karar verildi. İstanbul’da ilk yargılama 5 Şubat 1919 günü başlamıştır.

Ermeni tehciri olayının tetkiki için kurulmuş olan Komisyonun gördüğü lüzum üzerine 16 Aralık 1918’e kadar şu isimler tutuklandı: Sivas eski valisi Muammer Bey, Diyarbakır eski valisi Dr. Reşit Bey, Mamuretülaziz (Elazığ) eski valisi Sabit Bey, Musul eski valisi Memduh Bey, Divan-ı Muhasebat temsilcilerinden Macid Bey ve Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey.

M.Kemal Bey’in yargılanması 5 Şubat 1919’da başladı ve 7 Nisan 1919’da sona erdi. Mahkeme heyetinin değişmesi nedeni ile iki safhada toplam 18 duruşmaya çıkarıldı. Ermeni üyelerin de aralarında bulunduğu mahkeme bir Ermeni şovuna dönüştürüldü. Boğazlıyan Kaymakamı ve Yozgat Mutasarrıf vekili olan M.Kemal Bey, Ermeni tehciri sırasında ölümlere sebebiyet verdiği iddiasıyla daha önce Yozgat İstinaf Mahkemesinde yargılanmış ve suçsuz bulunarak serbest bırakılmıştı. Şimdi de savunmasını Sadettin Ferit Bey adında cesur bir avukat yapıyordu. 

Söz M.Kemal Bey’e verilince, şu ibret verici diyalog ortaya çıktı:

“Düne kadar bir hakimler heyeti halinde olan sizler, şu dakikada bir tarih mahkemesi sıfatını almış bulunuyorsunuz.”

 

Kemal Bey’in bu konuşmasından sonra mahkeme reisi Hayret Paşa:

“Kemal Bey, emin olun, mahkeme hükmünü hiçbir dış etki altında kalmaksızın, sadece vicdani kanaatine göre  belirliyecektir”  diyerek, güvence verdi.

Ancak, M.Kemal Bey’in o güne kadar dünya çapında yürütülen aleyhte propagandaların kurbanı olması gerekiyordu. Fransız ve İngiliz işgal kuvvetleri komutanlarının ve Ermeni Patriği Zaven Efendi’nin baskısı devam ettiğinden, Sadrazam (Damat)Ferit Paşa, Hayret Paşa’yı azlederek,onun yerine “Nemrut” lâkabıyla tanınan Kürt Mustafa Paşa’yı görevlendirdi. Artık mahkeme, adalet yolundan sapmış,yalnızca hükümetin emirlerini yerine getiren bir güruh haline gelmişti. M.Kemal Bey işte bu “düzmece” mahkemenin verdiği 8 Nisan 1919 tarihli kararla idama mahkûm edildi ve karar 10 Nisan 1919 Perşembe günü Beyazıt Meydanı’nda yerine getirildi.

M.Kemal Bey hakkında verilen bu karar, bütün İstanbul’da büyük yankılar uyandırdı. M.Kemal Bey’in idam sehpasındaki son sözleri şöyleydi:

“Borcum var, servetim yok! üç çocuğumu yetim bırakıyorum...Onları Asil Türk Milletine emanet ediyorum. Bu kahraman millet elbette onlara bakacaktır. Allah vatan ve milletimize zeval vermesin. Amin!”

O sırada idamı izleyen “İngiliz Muhipler Cemiyeti’nin kurucusu” Sait Molla haini cellatlara bağırıyordu. “Söyletmeyin! Hemen asın bu köpeği!”

M.Kemal Bey’i ölüme mahkum eden  karar Padişah Vahdettin’e onay için götürüldüğünde , O’ da Şeyhülislâm’ dan fetva istedi.Ancak, Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi, cezanın haklı olmadığı konusunda beyanda bulundu. Buna rağmen Mehmet Kemal Bey’in idam hükmü Padişah tarafından onaylandı.

 

KAYNAKÇA                                :

1.  ERMENİ TEHCİRİ VE BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI M.KEMAL BEY’İN YARGILANMASI:   Necdet BİLGİ

(ANKARA – 1999)

2. İSTANBUL HÜKÜMETLERİ VE MİLLİ  MÜCADELE: Sina AKŞİN

(İSTANBUL – 1983)

3. TÜRKLERE KARŞI ERMENİ KOMİTELERİ : Altan DELİORMAN

(İSTANBUL – 1980)


- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |