|
19
Şubat 2003
YUNANİSTAN'IN
KIBRIS GARANTÖRLÜĞÜ KABUL EDİLEMEZ
KIBRIS TÜRK STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
Batılı dostlarımız
Kıbrıs'ı Türkiye'ye kanayan yara yapmak için aralarında
adeta yarışıyorlar ve onlar saldırdıkça biz müdafaaya
çekiliyoruz. Oysa bizim de saldırıya geçmemizin
zamanı geldi.
Şu günlerde Rauf Denktaş yalnız KKTC'yi değil
Türkiye Cumhuriyetini de yıpratmak isteyenlere
karşı, her Türk'ün onur duyacağı bir savaş veriyor.
Eğer o, 40 yıl bu savaşı vermemiş olsaydı Yunanistan'ın
Kıbrıs'ı tümü ile sınırlarına katılmış olacaktı.
Gelinen nokta son noktadır. Artık şahlanmamızın
zamanı geldi. Türk milleti bir bütün olarak güçlerini
birleştirerek sanıldığı gibi hasta olmadığını
dünyaya göstermelidir.
Bugüne kadar sözde dostlarımız ve müttefiklerimizin
bize tehdit ve şantaj yolu ile kabul ettirmek
istedikleri her şeye evet dedirttiler. Ne yazık
ki bazı nedenlerle hayır dememiz mümkün değildi.
Şimdi AB yeni bir tezgahını sahnelemeye çalışıyor.
AB troykası Kıbrıs konusunun garantör Türkiye
ve Yunanistan arasında halledilmesini istiyor.
Türkiye'nin Kıbrıs garantörlüğü sulandırılırsa,
Kıbrıs Adası AB şemsiyesi altında tümü ile Yunan-Rum
hakimiyeti altına girecek.
Eğer Türkiye garantörlük konusunu görüşmeyi kabul
eder, masaya oturursa, tarih boyunca olduğu gibi
oyunu kaybedeceği kesindir. Masa başında dedelerimizin
az toprağını kaybetmedik. Bunu da unutmamalıyız.
Oysa Kıbrıs konusunda geçmişte yaptığımız en büyük
hata, Makaryos cumhuriyeti tek taraflı olarak
1963'te dağıttıktan sonra, Türkiye'nin Rumları
Devlet olarak tanıması oldu. Oysa Rumlar, Hukuken
devlet olma hakkını kaybetmişlerdi.
Durum böyle olunca, Ankara'nın Yunanistan'ı garantör
olarak tanımaması gerekiyor.
Bunun nedenlerine gelince.
· 1963'te Makaryos tek taraflı olarak, Anlaşma
gereği Türklere tanınan hakları iptal edip, Cumhuriyetin
ikinci ortağı Türkleri dışlayınca İngiliz ve Yunanlı
garantörler ne yaptılar, neden müdahalede bulunmadılar?
· 1963-1974 yılları arasında Yunanistan'ın yolladığı
silahlarla Makaryos ve Yunanlı General Grivas'ın
kurduğu terör örgütü EOKA'nın Türklere karşı sürdürdüğü
katliamlara garantör İngiltere acaba neden seyirci
kaldı, bunun nedeni Ada üzerindeki askeri üslerini
kaybetme korkusu muydu ?
Ve devam edelim... Kıbrıs Cumhuriyetinin garantörü
Yunanistan 1970'den 1974'e kadar Kıbrıs'ta Enosis'i
gerçekleştirmeyi hedefleyen 5 darbe girişiminde
bulunmuştur. Üçüncü garantör İngiltere gene kılını
kıpırdatmamış seyirci kalmakla yetinmiştir.
Yunanistan'ın ENOSİS amaçlı 5 darbe operasyonunu
şöyle sıralayabiliriz.
BİRİNCİ OPERASYON; 1970 kaydedilen darbe girişimi
Makaryos tarafından bastırıldı. Bu operasyonun
adı "ERMİS'ti. Operasyonu düzenleyen Yunanlı
komando Albayı Dimitrios Papapostolu idi. Makarios'a
karşı düzenlenen bu operasyonda İçişleri Bakanı
Polikarpos Yorgacis'de Yunanlıların tarafında
yer almıştı.
İKİNCİ OPERASYON; "ERMİS PLANI "na göre
Yunanlı subayların kontrolü altında bulunan "Milli
Muhafız Örgütü" Makarios'a karşı bir suikast
düzenleyecek ve Makarios öldürüldükten sonra ülkenin
yönetimine Polikarpos Yorgacis getirilecekti.
Yunan Ajanı olan iki kişi 8 Mart 1970'de Makarios'un
helikopterine Başkanlık Sarayı'nın karşısındaki
bir binanın çatısından ateş açtılar ve helikopteri
düşürdüler. Ancak Makarios talihli çıktı ve ölümden
kıl payı kurtuldu.
ÜÇÜNCÜ OPERASYON; Düzenleyen EOKA'nın lideri General
Grivas'tı. Operasyonun adı "ÖRÜMCEK"ti.
Makarios'u öldürme görevi verilen Yüzbaşı Loizos
Hristodulidis'ti. Operasyon Milli Muhafız Birliği'nin
İstihbarat Şubesi içinde planlanmıştı. 14-15 Şubat
1972 gecesi gerçekleştirilecekti. Ancak Makarios'a
suikastın planlandığı gece, ABD aleyhine büyük
bir gösteri düzenlenmiş, halk sokaklara dökülünce
de operasyon gerçekleştirilememişti.
DÖRDÜNCÜ OPERASYON; "APOLLON" operasyonunu
düzenleyen General Grivas idi. 1973 Şubat ayında
planlanan bu darbenin gerçekleştirme tarihi 16/20
Temmuz olarak kararlaştırılmıştı. Hazırlanan plana
göre, EOKA-B ile Milli Muhafız Örgütünün bazı
birlikleri ve 8-10 bin kadar yedek asker görev
alacaktı. Polise ait silah depolarına baskın yapılarak
silahlara el konacak ve bunlar sivil EOKA'cılara
dağıtılacaktı. Operasyon iki bölümde gerçekleştirilecekti.
Birincisi "YILDIRIM" ikincisi ise "DEPREM"
kod adını taşıyordu. Bu operasyona paralel olarak,
Askeri Polis Şefi Tuğgeneral Yoannidis'in, Atina'da
askeri yönetimin lideri Albay Yorgo Papadopulos'a
karşı bir darbe girişiminde bulunması kararlaştırılmıştı.
Yoannidis, Yunanistan'da Papadopulos'u devirmiş
ancak, Yunan Deniz Kuvvetlerinin bir bölümünün
askeri yönetime karşı ayaklanması yüzünden Kıbrıs'taki
darbe bir kez daha sonuçlanamamıştı.
BEŞİNCİ OPERASYON; 15 Temmuz 1974'de gerçekleştirilen
"APOLLON PLANI"ydı. "Enosis"i
gerçekleştirmek amacıyla yapılan bu darbe sırasında
Makarios Adadan kaçarak hayatını güç kurtarmış,
Yunanlı subaylar tarafından yönlendirilen Kıbrıslı
EOKA'cılar, çok sayıda Makarios taraftarını acımasızca
öldürmüşlerdi.
Yunanistan'ın Kıbrıs üzerinde oynadığı bütün bu
tehlikeli oyunlardan sonra kimse '"Türkiye
Kıbrıs'ı işgal etti" diyemez. Çünkü Türkiye'yi
Kıbrıs'a davet eden Yunanistan idi ve durum böyle
olunca Yunanistan artık Kıbrıs garantörü olarak
sayılamaz.
Yukarıda yer alan gazete kupürü bir Kıbrıs Rum
gazetesine aittir. Kıbrıs Türkünün Rum'un hakimiyeti
altına vermek isteyenler için bir utanç belgesi
olarak da kabul edilebilir. Ne yazık ki Kıbrıs
konusunda utanma diye bir şey kalmadı. Gazetenin
başlığı Makaryos'un 1974 darbesi sonrası günlerinde
basına verdiği demeçte yer alan bir çağrısıdır.
Başlık şöyledir. "BİZİ YUNANLILARDAN KURTARIN!"
Kim bilebilir Annan planı kabul edilirse 10 yıl
sonra Kıbrıs Türkleri'de Türkiye'ye "BİZİ
RUMLARDAN KURTARIN!" diye feryat edebilirler.
-
Geri -
|