|
19 Kasım 2004
CAHİL Mİ, HAYİN Mİ ?
Yılmaz Dikbaş
Başbakanlık’a bağlı, 78 üyeden oluşan, “İnsan
Hakları Danışma Kurulu” adlı bir kurul
bulunmaktadır. Bu kurulun, “Azınlık Hakları ve
Kültürel Haklar Çalışma Grubu” , birbuçuk
yıldır bir rapor hazırlamaktaymış. Raporun baş
mimarı da Prof. Dr. Baskın Oran’mış.
Öğrendiğimize göre 78 üyeden sadece 24’ünün
imzasıyla oldubittiye getirilerek onaylanan bu
rapor, 20 Ekim 2004 günü medyaya duyuruldu.
Bizim Anayasamızın 3. Maddesi şöyle der:
“Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez
bir bütündür. Dili Türkçedir.”
Söz konusu Azınlık Raporu, Anayasamızın bu
maddesine karşı çıkmakta ve şöyle demektedir:
“...’Türkiye
Devletinin Dili Türkçedir’ ibaresini anlamak
hepten imkansızdır, çünkü devletin dili olmaz.”
Şimdi biz soruyoruz: Gerçekten devletin dili olmaz
mı, böyle bir maddeyi anayasasına koymuş olan tek
devlet Türkiye mi?
Bu sorunun doğru yanıtını bulmak için, Avrupa
Birliği (AB)’ye üye devletlerin anayasalarına
kısaca göz atalım:
FRANSA
Madde 2-2 (Devlet Şekli ve Sembolleri):
Cumhuriyetin dili Fransızcadır.
AVUSTURYA
Madde 8 (Resmi Dil):
Avusturya Cumhuriyeti’nin resmi dili Almancadır.
ESTONYA
Madde 6 (Dil):
Estonya’nın resmi dili Estonyancadır.
SLOVAKYA
Madde 6-1:
Slovakya Cumhuriyeti’nin devlet dili Slovakçadır.
SLOVENYA
Madde 11 (Dil):
Slovenya’nın resmi dili Slovencadır.
MALTA
Madde 5-1 (Ulusal Dil):
Malta’nın Ulusal dili, Maltese dilidir.
İSPANYA
Madde 3-1:
Devletin resmi İspanyolca dili Kastilyandır. Tüm
İspanyolların bu dili bilmeleri görevleri,
kullanmaları da haklarıdır.
LATVİYA
Madde 4 (Dil,Bayrak):
Latviya Cumhuriyeti’nin resmi dili Latviyan
dilidir.
LİTVANYA
Madde 14:
Devletin dili Litvanyacadır.
FİNLANDİYA
Finlandiya’nin ulusal dilleri Finlandiyaca ve
İsveç dilidir.
Bu örnekleri verdikten sonra soruyoruz:
“Devletin dili olmaz”
diye rapor yazan Prof. Dr.Baskın Oran, yukarıdaki
bilgilerden habersiz olabilir mi? Prof. Dr. Baskın
Oran, cahil mi?
Hayır! Prof. Dr. Baskın Oran cahil değil. Prof.
Dr. Baskın Oran, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin
yapısını değiştirmek isteyen yabancıların
içimizdeki işbirlikçilerinden biridir, o bir
hayindir!
Aslında bir ihanetin belgesi olan Başbakanlık
Azınlık Raporu’nu, KESK (Kamu Emekçileri
Sendikaları Konfederasyonu) Genel Başkanı
Sami Evren de sahiplenmiş, bu rapor ile
Türkiye’nin 80 yıldır bir biçimde üstü örtülmüş ve
konuşulması bile söz konusu olmayan konuların
tartışmaya açılmış olduğunu söylemiştir.
Peki, KESK Başkanı Sami Eren,
yukarıda sergilediğimiz bilgilerden habersiz bir
cahil mi? Bir cahilin, emekçilerin bir
sendikasının başında oluşu düşünülemez. Sami Eren,
cahil değil. Sami Eren, Türkiye’yi işgal etmekte
olan güçlerden destek alan bir hayindir!
2 Kasım 2004 günü, Başbakanlık İnsan Hakları
Danışma Kurulu Başkanı İbrahim Kaboğlu, yaptığı
bir toplantıda Azınlık Raporu’nu medyaya
tanıtmaktaydı ki, Türkiye Kamu-Sen Genel
Sekreteri Fahrettin Yokuş, raporu kaptığı gibi
parça parça edip hayinlerin yüzüne fırlattı.
Azınlık Raporu’nu “ihanet belgesi” olarak
niteleyip, “Raporu değil bir defa, bin, on bin,
yüz bin defa karşımıza çıksa yine yırtarız”
dedi.
Fahrettin Yokuş’un
tavrı, bir vatanseverin, bir ulusalcının haklı ve
cesur tepkisidir. Türkiye’yi parçalamak
isteyenlere, Türkiye’yi işgal etmek isteyenlere,
Vatanı satanlara ve işbirlikçilere şimdilik
yapılmış bir uyarıdır.
Bundan sonra vatanın savunulması, yazıyla, sözle,
hoşgörüyle yapılmayacaktır.
Bundan sonra vatanın savunulması, hayinlerin
anlayacağı dilden yapılacaktır!
-
Geri -
|