|
20
Ocak 2003
KIBRIS'TA DERİN
KOMPLO
Mehmet
Bilgin
Kıbrıs mitinglerini
seyredenler bazı manzaralar karşısında şaşırmış
olmalı. Mitinglerde ne Türkiye,ne de KKTC bayrağı
var. Bazı gençlerin açtığı "Biz Türk değiliz,Kıbrıslıyız"
mealindeki pankratlar ise işin tuzu biberi.Gazeteler,
mitingde " Kıbrıs'ta işgale son"
pankratı açan bazı gençlere polisin müdahale ettiğini
yazıyor.Her şey bir yana ama bir gerçeği kabul
etmeliyiz.Bunlar bizim gençlerimiz ve bunlar bizim
okullarımızda,bizim öğretmenlerimiz tarafından,
bizim tesbit ettiğimiz müfredata göre yazılan
ders kitaplarınını okuyarak yetiştiler. Bunları
biz yetiştirdik.Tarih şuurundan vaz geçtik,kimlik
şuuru bile verememişiz.
Türkiye de gündem
çok sık değişiyor.Birkaç gün sonra bunlar unutulabilir
ya da gelişmeler bunları düşünemeyeceğimiz istikametlere
yönelebilir.Her ne olursa olsun durum meydanda.Sistemimiz
böyle kimliksiz gençler yetiştirmek için kurulmuş
ve tüm varlığımızı bu tipte gençler yetiştirmek
için harcıyoruz.Bunun üzerinde mutlaka durmalı
ve yapılması gerekenleri şimdiden yapmaya başlamalıyız.Unutmayın
tarihin çöplük kısmı bunu zamanında yapamayanlarla
dolu.
Hiç şüphesiz Kuzey
Kıbrıs'daki gelişmeler, Türkiye'deki gelişmelerin
bir parçası. Sadece Avrupa Birliği,Yunanistan
ve Rum kesiminden değil Türkiye'den de uzanan
kollar var. Oyun sahnesi bu günlerde Kıbrıs ama
gelişmelere göre oyunun Türkiye'de sahnelenecek
bölümleri de var.Ege ve ardından Ermeni meselesi
gündeme gelecek.Mevcut potansiyele ilave olarak,
bu sorunlarla yaşamak istemeyen ve Avrupa vatandaşı
olabileceğini zannedenlerimizin de katıldığı mitingler
düzenlenecek. Kıbrıs'dakine benzer pankratların
taşınıp,Kıbrıs örneği imzalar atılması istenecek.Şimdiden
hazır olsak iyi olur. Sözüm bir süprizle karşılaşmak
istemeyenlere. İstemeyen varsa tabi.
Karen Fogg, faaliyet
ve sözlerinin çok tartışıldığı günlerde. Kıbrıs
halkını da" sivil itaatsizliğe"
çağırmıştı.Samanyolu TV de Cuma geceleri saat
23.30 da yayına giren "Açı" adlı programların
birinde Karen Fogg'un faaliyetleri de gündeme
gelmişti. Yorumculardan biri tebessüm ederek "Kimbilir
belki de bizi uyarmaya çalışıyor" dedi. Sıcak
tebessüm hafızama nakşolmuş. Ben o tebessümü tekrar
gözlerimin önüne getiriyor ve bu gün şu dersi
çıkarıyorum.Kıbrısta bu günlerde sahnelenen
oyun o gün de görülebiliyordu.
Oyunu hala görmeyenlere
Yunan tarafından yetkili bir ağız Çavuşevsku'nun
akıbetini hatırlattı.Batı'da bu işler yapılıp
istenilen şekil verildikten 15-20 yıl sonra belgeleri
de yayınlanır.İsteyen beklesin belgeleri de görsün.Yunan
tarafı hatırlatmasaydı ben belki de bu yazıda
, Şili'de Allende'den , Belgrat'ta Miloseviç'in
devrilmesine kadar uzanan, batılı güçler tarafından
organize ve finase edilmiş sivil itaatsizlik örneklerini
arka arkaya sıralayacak,Chavez'den Denktaş'a günümüzdeki
sivil itaatsizliklerin perde arkasına dikkat çekme
durumunda kalacaktım.Ama gerek kalmadı.Belli ki
karşı taraf gücüne güveniyor ve oyunu açık oynuyor.
Peki bu gösterileri,
devletin 40 yıllık politikası ile örtüşmediğini
bildiğimiz, Kıbrıs politikasına gerekçe göstermeye
çalışmak size neyi düşündürüyor? Senaryosu bilinen
bir oyunda herkes rolünü oynar.Siz ayağa kalkar
tüm emeği geçenleri alkışlarsınız.Ama bilirsiniz
ki o bir tiyatrodur.
-
Geri -
|