"Yurdun    bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir... Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

AVRUPA BİRLİĞİ: TABUTA ÇAKILAN SON ÇİVİ

Yılmaz DİKBAŞ

Bu yazımda sizlere, 35 yıldır İngiliz siyasetinin içinde bulunan çok saygın bir devlet adamını, Lord David Stoddart’ı tanıtacağım.
David Stoddart, İngiltere’de 1970 genel seçimlerinde İşçi Partisi’nden Swindon kenti milletvekili olarak Parlamentoya girdi, 1983 yılına kadar da sürekli parlamentoda kaldı. Bu süre içinde, hazineden sorumlu devlet bakan yardımcılığı, hükümet sözcülüğü yaptı. İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne, o zamanki adıyla Ortak Pazara’a katılımıyla ilgili tartışmalarda öne çıktı, İngiltere’nin üyeliğine karşı oy kullandı. 1983’de kendisine verilen ‘Lord’ ünvanıyla Lordlar Kamarası’na İşçi Partisi temsilcisi olarak girdi. O dönemde, Avrupa Birliği’nden çekilme politikasını izleyen İşçi Partisi’nin muhalefet sözcülüğünü üstlendi.
Lord David Stoddart, 1989’da ‘İngiltere’nin Bağımsızlığı İçin Eylem’ örgütünün başkanlığına getirildi. Onun liderliğinde, ‘Maastricht Anlaşması Karşıtı Kampanya’ başladı. 1990’lı yılların başında, İngiliz işadamlarını Euro’ya karşı örgütlemeye çalıştı. İngiliz parası Sterlin’den vazgeçip Euro’yu kabul etmenin İngilter’ye hiçbir yarar sağlamayacağını ortaya koydu.
Halen İngiliz Lordlar kamarası’nda bağımsız soylu olarak bulunan Lord David Stoddart tüm söylemlerinde, AB üyeliğini, ekonomik yönünden çok; egemenlik, özyönetim ve demokrasi kavramları açısından sorguladı. İşte şimdi, Lord Stoddart’ın bu önemli söylemlerinden birkaçına bakalım.
• “İngiltere’nin AB’ye üyeliği şu temel konular etrafında dönmektedir: demokrasi ve İngiltere’yi kimlerin yöneteceği” dedikten sonra, Lord Stoddart şöyle devam etmektedir:“İngiltere, gurur duyulacak muhteşem bir mirasa sahiptir. İşte bu büyük miras ona, dünya sahnesinin her alanında önemli bir rol oynayabilmenin sonsuz kapasitesini sağlamaktadır. Biz, demokratik olmayan Avrupa süper devletinin giderek daha da sertleşen zincirleriyle bağlanmak istemiyoruz. AB’den çekilip çıkmamız İngiltere’ye zarar vermeyecek, tam aksine, ulusumuzu AB’nin boğucu bürokrasisinden, yeteneksizliğinden ve küstahlığından kurtaracaktır. İngiliz ulusu, AB’nin dışında, sahip olduğu özgürlükle gelişip büyüyerek kendi kendini, şimdi olduğu gibi mutlulukla yönetmeye devam edecektir.” İleri yaşına rağmen emekli olmayı düşünmediğini bildiren Lord David Stoddart, sözlerini şöyle noktalıyor: “Kaybedecek şeyimiz o kadar büyüktür ki; çetin savaşımlar sonunda kazanmış olduğumuz özgürlüğümüz ve demokrasimiz hala tehlike altındayken, benim bu savaştan kaçmam mümkün değildir.”
• İngiltere Başbakanı Tony Blair, Mayıs 2003’de Polonya’ya gider ve Polonyalıları Avrupa Birliği’ne (AB) katılma yönünde cesaretlendirici bir demeç verir. Lord Stoddart, Tony Blair’in bu demecine 30 Mayıs 2003 günü çok sert tepki göstererek şunları söyler: “Başbakan’ın Polonya’daki demeci, bugüne kadar AB ile ilgili yapmış olduğu tüm söylemler gibi, konuyu saptırma ve aldatmaya dönüktü. Başbakan konuşmasının hemen başında Polonya halkını, eski Sovyetler Birliği’nin neden olduğu ‘acı ve kanlı’ yıllara yılmadan dayanmalarından ve özgürlükleri için savaşmış olmalarından dolayı övüp kutluyordu. Ve, hemen bu sözlerin ardından da, Polonyalıları bu zor kazanılmış özgürlüklerini AB’ye teslim etmeleri ve ülkelerinin yönetimini alt üst edecek büyük bir deprem dalgasının önünü açmalarını öğütlüyordu!... AB Anayasası, ulusalcılığın tabutuna çakılmış son çividir. Tony Blair’in aksini savunması boş bir hayal, kuruntu ve aldatmacadır. Seçilmiş hükümetlerin ellerindeki güç, son 30 yılda yavaş yavaş, demokratik olmayan AB’ye devredilmiştir. Başbakan Tony Blair’in tutarsız ve birbiriyle çelişen sözleri, onun 50 yaşına basmış olmasına rağmen hala kafası karışık aptal bir çocuk olduğunu göstermektedir.”
• 29 Ekim 2004 günü Roma’da, AB’nin 25 Üye Devleti’nin devlet ya da hükümet başkanları tarihi bir törenle AB Anayasasını imzaladılar. İngiltere adına imzayı, Başbakan Tony Blair attı. AB Anayasasının İngiliz halkının muhalefetine rağmen imzalanmış olduğunu öne süren Lord Stoddart sert tepki gösterdi. Tony Blair ve Hükümetini ‘kurumsal yalancılar’ olarak tanımlayıp, AB Anayasasının imzalanmasını; ‘İngiltere’ye ve bağımsızlığına ihanet” olarak nitelendirdi. İşte, Lord David Stoddart’ın söyledikleri: “Bu hükümet, bir yalancılar kurumu olduğunu tekrar takrar kanıtlamıştır. Yapılanların bir ‘düzenleme’ olduğuna inanmamızı istiyorlar, oysa gerçekte yapılanlar bizim AB ile ilişkilerimizde tam bir yön değişimidir. AB Anayasasının imzalanmasıyla, AB artık bağımsız bir yasal tüzel kişiliğe bürünmektedir...Halkımız şunu anlamalıdır ki; AB Anayasasını imzalamakla, Başbakan Tony Blair, İngiltere’nin kendi kendini yönetme hakkını Brüksel’e teslim etmiştir. Elindeki kalemin bir darbesiyle, bin yıllık tarihimiz yok olup gitmiştir. Demokrasi mirasımız tümü ile elden çıkarılmıştır. Üst üste yapılan kamuoyu yoklamaları İngiliz halkının AB Anayasasını asla istemediğini ortaya koyduğu halde, ‘halkın Hükümeti olacağız’ diyerek iktidara gelen Başbakan Tony Blair, şimdi halkın isteklerini hiçe sayarak bu belgeyi Roma’da imzalamıştır.”

İngiliz siyasetinin seçkin isimlerinden, 35 yıllık parlamenter Lord David Stoddart’ın Avrupa Birliği ile egemenlik, özyönetim ve demokrasi kavramları arasındaki bağlantılar hakkındaki görüşlerini okudunuz. Peki, aynı konularda Türkiye’deki Avrupa Birliği yanlıları neler söylemektedir?
Türkiye’de il il gezerek Avrupa Birliği’nin propagandasını yapan, Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi, AB uzmanı Prof.Dr.Eser Karakaş, bakın neler demektedir:
• “Ben, kayıtsı şartsız AB yanlısıyım...”
• “Atatürk ve milli politika ile ilgili sorulardan hoşlanmadığımı itiraf edeyim...”
• “Uluslar arası vesayetten yanayım...”
• “Türkiye’nin bütün sorunları AB’ye endekslidir...”
• “AB’ye girmek istemeyenlerin gerçek ve temel argümanı rant kollama kaygısıdır...”
• “Türkiye, ileride, 15-20 yıl içinde Avrupa Federasyonu’nun bir üyesi olacaktır...”
• “AB, ulus-devleti ve milliyetçi ideolojiyi aşma çabasıdır...”

İngiliz Lord David Stoddart, AB Anayasasını imzalayan Başbakan Tony Blair için, “kafası karışık aptal bir çocuk” demişti.
Peki bizler, Türkiye’de AB propagandası yapan Prof.Dr.Eser Karakaş gibilerine ne diyelim?

“Independent Labour Peer Savages Polish Speech”, www.cibhq.co.uk
İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı, 17.01.2005
Yeni Mesaj Gazetesi, 29.07 2002
yeni Mesaj Gazetesi, 29.07.2002
Röportaj, Zaman, 19.11.2000
Röportaj, Zaman, 19.11.2000
Röportaj, Zaman, 19.11.2000
Yeni asya Gazetesi, 21.12.2004


- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |