"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

20 Ağustos 2002

HALİ PÜR MELAL
Mahmut YILBAŞ

Üzüntülü, acıklı, perişan, darma-dağınık durum, koşul demektir.(Açıklama, genç kuşaklar için)

Kim, kimler veya ne için mi?

Türkiye seçime giderken, kendilerine ulusal güçler Kuvay-ı Milliyeciler, Mustafa Kemal'in tam bağımsızlık ilkesinin takipçileri olduğunu söyleyenler; Cumhuriyetciyiz, halkçıyız, milliyetciyiz diyenlerin "içine düşmüş oldukları duruma" üzülerek olsa bile, Hali pür melal" tanımlamasını yapmak pek uygun düşmektedir.

Yukarıdaki sıfatları taşıdıklarını iddia edenlerden kimileri, onikiye beş kala, siyasi parti kurma çalışmalarını tamamladıklarını açıkladılar. O kadar hassasiyet göstermişler ve yoğun çalışma yapmışlar ki 3 Kasım tarihinde yapılacak milletvekili seçimlerine hukuken katılabilme hakkını kaçırmışlar!... Ne demeli ki? İnşallah bir başka bahara hazırlıklarını tamamlarlar da, ulusallık adına, Türk Ulusu'nun önüne çıkabilirler.

Ulusallık ve bağımsızlıktan yana olduğunu her fırsatta ifade eden diğer bir harekette aynı akibete uğradı. Onlarda, aylarca süren tüzük ve program çalışmasını henüz bitirebildiklerinden aynı kaderi paylaşmak durumunda kaldılar.

Atatürkçü adını taşıyan veya Atatürkçü olduklarını iddia eden onlarca dernek, vakıf veya kuruluş AB'ne (sözde) uyum yasaları çıkarken ortalıkta hem görünmediler ve hem de solukları çıkmadı. Sanki birden buharlaşıp kayıplara karışıverdiler.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin "Dil Birliği" yani "Tevhidi Tedrisat" ilkesi, Anyasaya rağmen (sözde) AB uyum yasası ile yok edildi.

Nerede Kuvayı Milliyeciler?

Nerede Ulusalcılar?

Nerede Mustafa Kemalciler?

Sesleri, solukları çıkmaz oldu(!)

Ben daha sağlam solcuyum sen döneksin kavgalarından başka ne yapabiliyorlar ki?

Buna "Hali pür melal" denmez de ne denilebilir?

Görülmüyor mu? Eskiler kesilip kesilip yıldız yapılıyor ve halkımıza yenidir diye yutturulmaya çalışılıyor.

Solda, merkezde ve sağda yeni ittifaklar ve işbirliği arayışları bütün hızıyla sürdürülüyor. Ayak uyduramayanların başı dönüyor, sapır, sapır dökülüyorlar.

En acısı da, bu arayışların başını çekenlerin oratada görünenlerinin büyük bölümü eskinin solcuları ve "sözde Kemalistleri." Şimdi hepsi bir köşe kapmak, halkın biraz daha gözünü boyayarak yoksullaştırmak için kılıktan kılığa giriyorlar.

Siz bağımsızlık, ulusallık, halkçılık, milliyetçilik yandaşları, elleriniz böğrünüzde olup bitenleri seyretmekten başka birşey yapmıyor, yapamıyorsunuz. Çaresizlik içerisinde yeni kurduğunuz partilerin merkez binalarında diğer partilerden, ittifak adı altında, seçilebilir bir sıraya konulmak için ya kapınızın çalınmasını veya bir telefon sesini bekliyorsunuz. Başka ne umabilirsiniz ki? Sonuç bundan farklı mı olacaktı sanki?

Birbirinize, saygı mı gösterdiniz, güven mi duydunuz, uyum mu sağladınız, yürek ve cesaretlilik mi segilediniz?

Bir Mustafa Kemal vardı.
O, "Ya istiklal ya ölüm"derdi.
Siz ,"ya ben ya da hiçbirşey" demekten bir adım öteye geçebildiniz mi?
Kafalarınızda farklı Mustafa Kemal'ler yaratıp hep kavga ettiniz, durdunuz.

Böylece gerçek "Mustafa Kemal" ile halkımız arasına, "kafanızdaki Mustafa Kemal'i" koydukça halktan uzaklaşıp başarısızlığa kendinizi mahkum ettiniz.
Sorun ne Mustafa Kemal'in bize emanet ettiği ilkelerde ne halkımızda ve ne de Cumhuriyettimizde. Sorun Mustafa Kemal adına olduğuna inandığınız kendi inanç ve dayattığınız dogmalarda...

İçine düşülen illet bencillik ve doyumsuzluk.
Hiç ders alınmadı.
Sonuç ise Hüsran...
Yani "Hali pür melal"

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |