"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

20 Kasım 2002


ERDOĞAN KONUŞTU TALAT COŞTUKÇA COŞTU
Gökhan GÜLER

Annan Belgesinin açıklandığı günden buyana adada ve Kıbrıs konusu ile bağlantılı ülkelerde çok sıcak ve hareketli saatler yaşanmaya başlandı. Annan çözüm planının ayrıntıları öğrenildikçe ilk anda ortaya konan olumlu tepkiler değişmeye başladı. İlk aşamada özellikle medyaya yönelik sızdırılan Annan çözüm belgesinin özetinde ortaya konulan '' Pembe Tablo '' gerçek belgenin ayrıntılı şekilde ele geçirilerek incelenmesi ile yerini büyük bir hayal kırıklığına bırakmış görünüyor. Annan çözüm planı daha ilk anda medyaya yönelik yanıltıcı özet belgenin sızdırılması nedeni ile huzursuzluk yarattı. Cumhurbaşkanı Denktaş'ın sağlık problemleri nedeni ile ABD'de olduğu ve Türkiye'de hükümet kurulma çalışmaları yapıldığı dönemde bir hafta gibi çok kısa sürede verilen çözüm planını incelenerek cevap verilmesini istenmesi ne ölçüde nezaket kurallarına sığıyor ? Annan Belgesinin iyi niyetli olduğunu söylemek çok zor. Medyayı aldatmaya yönelik ilk sızdırılan özet çözüm planı kısa sürede gerçek planın ortaya çıkması ile yerini güvensizliğe bırakmış görünüyor. Özellikle Türkiye'nin önde gelen gazetelerinin yazarları ve sorumluları ile 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı nedeni ile ülkemizde olmaları ve R.T. Erdoğan'ın KKTC ziyareti sırasında günübirlik olarak Cumartesi günü ülkemize gelişini takip ettikleri sırada temas etme imkanı buldum. Annan Belgesinin özet olarak kendilerine sızdırılan kısmı için ilk anda verdikleri tepkilerden dolayı çok huzursuzlar. Annan Belgesinin ayrıntılarını öğrendikçe şok olduklarını Türkiye'nin önde gelen gazete yazar ve yöneticilerinin ağzından bizzat duydum. Tabi bir kısım yazar da sunulan çözüm belgesini müzakere etmeliyiz en azından müzakere masasında görüşlerimizi, sıkıntılarımızı tekrar, tekrar vurugulamayız dedi. Fakat görünen şu ki ilk anda medya kendilerine sızdırılan Annan çözüm planı özetinin üzerine balıklama atladığı için pişman.
ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİ...........

Miçotakis Ne Diyor ?

Annan Belgesinin Pazartesi günü yayınlanmasının ardından Çarşamba günü belgeyi değerlendiren Yunan Milletvekili, Yeni Demokrasi Partisi onursal başkanı Miçotakis ; Annan Belgesini bizim ölçütlerimize göre yoğurursak Kıbrıs adası 10 yılda Yunan adası olur dedi. Bu konuda yorum halkımızın.

Bakü - Ceyhan ve Karpaz
Annan Belgesinde ortaya konan haritaların birinde Karpaz'ın Rum tarafına verilmesi söz konusu. Rumlar Karpaz'ı ne amaçla istiyor ? Çok değil 4 yıl sonra Bakü - Ceyhan boru hattı tamamlanacak ve İskenderun'a ulaşacak. Böyle bir durumda Karpaz'ın Rumlar'ın elinde olmasının Türkiye'nin Milli güvenliğini sarsacağını hiç kimse gözardı edemez. Kıbrıs adasının etrafına baktığımızda bir tarafta Ortadoğu petrol, doğalgaz ve enerji kaynakları diğer taraftan Bakü - Ceyhan boru hattı.... Karpaz'ı Rumlar'a vermek mi ?

Toprak Tavizi-İlk Etapta gelecek olan % 33 Rum ve Daha Sonra gelecekler.......
Annan Belgesinde yer alan bir diğer ilginç nokta da toprak konusu. Kıbrıs Türkü Adanın dörtte birlik kısmına sıkıştırılıyor. Kuzeyde malı olan Rumlar'da ayrıca kurulacak olan komisyonlara başvurarak mallarına geri dönme hakkı kazanacak. Talep edilen topraklar ; a- Stratejik b- Su kaynakları açısından ve tarım açısından zengin c- 1974 sonrası Türkiye'den gelerek yerleşen KKTC vatandaşları talep edilen yerlerde yoğunlukta.
Ayrıca Rumlar Müzakere kabul edilmesi durumunda Annan belgesine göre bizim elimizde görünen %55 sahil şeridini masaya getirerek yeni toprak tavizlerini talep etmeye hazırlanıyor Belgede 60 - 70 bin Rum'un aramıza seçme seçilme hakkı bulunarak geleceği belirtiliyor. Peki kuzeyde malı olan ve daha sonra aramıza gelecek olanların sayısı ne kadar ? Bu kişilerinde seçme ve seçilme hakları olacak mı ? Anlaşma bu şekli ile olursa adada bulunan 200 bin KKTC vatandaşından yurt dışına kaç kişi gidecek ? Örneğin 200 bin olan nüfusumuzdan 50 bin kişinin ada dışına gideceğini varsayalım.150 bin sayısına düşecek olan nüfusumuza karşın Rumlar ilk başta salt olarak aramıza 60 - 70 bin kişi ile giriyor ve daha sonra bu sayı ellerinde tapusu olan kişilerin bireysel olarak gelişleri ile beraber hangi sayıya ulaşabileceği belirsiz. Meclisimizde bundan 20 - 30 sene sonra kaç Rum milletvekili olacağı veya iktidara kualisyon ortağı olarak girip giremeyeceği konuları sıradan önemsiz konular değil. Fakat bir kesim 20 sene sonra çok önmeli değil, o zamana kadar kim öle kim kala mantığı ile soruna yaklaşıyorlar !

Çocuklarımıza , gençlerimize nasıl bir gelecek bırakmayı düşünüyoruz ?
Geri Dönebilenler ve Geri Dönemeyenler !!


Rumlar aramıza gelerek tapulu mallarına dönerlerse bizde kendi mallarımıza döneriz diyenler var ! Acaba hala satılmamış güneyde ne kadar yerimiz var ? Yerleri olmayan vatandaşlara Girne'den , Magosa'dan, Güzelyurt'dan ve Lefkoşa'dan evlerinden yurtlarından çıkartılacaklara nerede yer verilecek ?

Erdoğan Talat'ı Nasıl Coşturdu !
Annan Belgesi açıklandığı günden beri CTP Lideri Talat belgenin çok olumlu olduğunu gerek iç gerekse dış medyaya birbiri ardına verdiği beyanatlarda belirtiyor. Cumartesi günü günübirlik KKTC ziyareti çerçevesinde Başbakan D. Eroğlu'nun Dome Hotelde verdiği iftar yemeğine katılan T.Erdoğan'ın yemek bitiminde yaptığı açıklamaların bir bölümü CTP Lideri Talat'ı mest etti.


Erdoğan bir gazetecinin Şahin sıfatını ekleyerek Dışişleri bakanı Ş.S. Gürel'in Kıbrıs konusundaki açıklamaları hakkındaki yorumunu sorduğunda, Erdoğan sorulan soruya karşılık olarak ; Güreli ve partisini DSP'yi yerden yere vurarak Şahin politikalarını ve Güreli suçladı ve müzakerelerden kaçmamak aksine sorunları belirleyerek müzakere etmek gerekir dedi. Talat herhalde ilk anda Gürel için Erdoğan'ın sözlerini duyunca kulaklarına inanamadı. Çünkü Erdoğan Kıbrıs konusunda yaptığı ilk açıklamasında Belçika modelinin Kıbrıs'ta uygulanabileceğinden bahsetmişti. Fakat ertesi günde farklı konuşmuştu. Erdoğan'ın Gürel ile ilgili açıklama yaptığı an Talat ile göz göze geldik. Talat'ın yüzü kıpkırmızı yerinde duramıyor ellerini ovuşturarak Erdoğan'ı alkışlıyordu. Tabi hemen yanımda bulunan Yeni Düzen gazetesi yazı işleri müdürü Cenk Mutluyakalı ile Kıbrıs gazetesi yazı işleri müdürü Başaran Düzgün'ün durumları da Talatın durumundan farklı değildi !

Göçmenlik ve Tazminat
Birileri Kıbrıs Türkü'nü bir oldu bittiye getirmeye çalışıyor ? Yine birileri Annan çözüm planını daha bütün ayrıntıları tam anlamı ile ortaya çıkmadan mükemmel buluyor. Göçmen olacak halkı göç yok, tatlı pespembe bir göç olabilir diyerek yanıltıyor. Annan belgesinde Tazminat olmadığı ortaya çıktı. Fakat birileri halka Tazminat olacağını, Askerliğin kalkacağını, yurt dışında okul okumanın ücretlerinin düşeceğini vb. bir çok konuyu fısıltı gazetesi aracılığı ile yayarak halkı aldatmaya çalışıyorlar.
Annan Belgesinde göç var, tazminat yok, Türk tarafı olarak tam anlamı ile talep ettiği ; eşit, egemen, iki devletli , Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi yok sulandırılmış bir takım kağıt üzerinde bulunan şeyler var. Annan belgesinin ayrıntıları dikkatlice incelendikçe bakalım daha neler, neler ortaya çıkacak ...........

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |