|
21 MAYIS 2003
İŞGALCİ KİM?
KIBRIS TÜRK STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş'ın, Annan Planının iflasından sonra
yaptığı ataklar, Rumları olduğu kadar Yunanistan'ı
da şok etti.
Türk tarafının, Rumlarla olan sınırlarını bir
gecede açmasından sonra yaklaşık 210.000 Rum'un
Kuzeye geçmeleri, Yunan-Rum ikilisi için
yüzlerinde patlayan bir şamar oldu. Gerçeği
söylemek gerekirse Kıbrıs Türkleri de böyle bir
sonuç beklemiyorlardı.
Bu yıldırım gelişme RumIarın geçmişi kirli EOKA'cı
Başkanı Tassos Papadopulos ile Yunanistan
Başbakanı Kostas Simitis'i paniğe sürükledi.
Papadopulos bir ay öncesi Annan Planını "Kabul
etmiyorum.." derken, Simitis serinkanlılığını
kaybederek "Türk askeri Kıbrıs'ta işgalcidir.."
şeklinde feveran etmeye başladı.
Papadopulos'un, Annan planı kabul etmemesi Türk
tarafı için hiç önemli değil, ancak Simitis'in
Türk askerini "işgalci" olarak göstermesini bir
pişkinlik olarak" değerlendiriyoruz.
Nedenine gelince.
TÜRK ASKERİ KIBRIS'A ADA YI YUNAN
İŞGALİNDENKURTARMAK İÇİN GİRMİŞTİR. 29 YIL ADADA
KALMASININ NEDENİ İSE, YUNAN-RUM İKİLİSİNİN GERÇEK
AMAÇLARININ
"ENOSİS" OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLDİĞİ İÇİN KIBRIS
TÜRKLERİNİN GÜVENLİĞİNİ VE EGEMENLİĞİNİ
KORUMAKTIR.
Kıbrıs konusu Türkiye için son derece önemli bir
meseledir. Karşı taraf her fırsatta "ENOSİS"ten
bahseder, Kıbrıs Türklerini bir azınlık haline
getirip yok etmeyi bir milli dava olarak kabul
ederse, Türk askeri 100 sene de geçse Ada üzerinde
kalacak.
Türkiye Kıbrıs konusunda Yunanistan'a hiç
güvenmiyor. Bunun nedenine gelince, 1930'lara
gitmeyeceğiz, Türk müdahalesine yolu açan
1970-1974 yıllarına bir göz atmamız yeterli
olacak.
Türkiye 1963'den beri Yunanlıların, Kıbrıs'ı ilhak
hazırlığı yaptıklarını biliyordu ve kendisine
tanınan hukuki garantörlük hakkını zamanı
geldiğinde kullanmaya hazırlıklıydı. Simitis,
"Türk askeri işgalcidir.." derken Makarios'u kaç
kez devirip Kıbrıs'ı sınırlarına katmaktan hiç
bahsetmiyor.
Onu da biz sayalım.
BİRİNCİ OPERASYON; 1970'de başarısız bir şekilde
son buldu. Bu operasyonun adı "ERMİS'ti.
Operasyonu düzenleyen Yunanlı komando Albayı
Dimitrios Papapostolu idi. Makarios'a karşı
düzenlenen bu operasyonda İçişleri Bakanı
Polikarpos Yorgacis'de Yunanlıların tarafında yer
almıştı.
İKİNCİ OPERASYON; "ERMİS PLANI "na göre Yunanlı
subayların kontrolü altında bulunan "Milli Muhafız
Örgütü" Makarios'a karşı bir suikast düzenleyecek
ve Makarios öldürüldükten sonra ülkenin yönetimine
Polikarpos Yorgacis getirilecekti. Yunan Ajanı
olan iki kişi 8 Mart 1970'de Makarios'un
helikopterine Başkanlık Sarayı'nın karşısındaki
bir binanın çatısından ateş açtılar ve helikopteri
düşürdüler. Ancak Makarios talihli çıktı ve
ölümden kıl payı kurtuldu.
ÜÇÜNCÜ OPERASYON; Düzenleyen EOKA'nın lideri
General Grivas'tı ve operasyonun adı "ÖRÜMCEK"ti.
Makarios'u öldürme görevi verilen Yüzbaşı Loizos
Hristodulidis'ti. Operasyon Milli Muhafız
Birliği'nin İstihbarat Şubesi içinde
planlanmıştı.14-15 Şubat 1972 gecesi
gerçekleştirilecekti.
Ancak Makarios'a suikastın planlandığı gece, ABD
aleyhine büyük bir gösteri düzenlenmiş, halk
sokaklara dökülünce de operasyon
gerçekleştirilememişti.
DÖRDÜNCÜ OPERASYON; "APOLLON" operasyonunu
düzenleyen General Grivas idi. i 973 Şubat ayında
planlanan bu darbenin gerçekleştirme tarihi 16/20
Temmuz olarak kararlaştırılmıştı. Hazırlanan plana
göre, EOKA-B ile Milli Muhafız Örgütünün bazı
birlikleri ve 8-10 bin kadar yedek asker görev
alacaktı. Polise ait silah depolarına baskın
yapılarak silahlara el konacak ve bunlar sivil
EOKA'cılara dağıtılacaktı. Operasyon iki bölümde
gerçekleştirilecekti. Birincisi "YILDIRIM"
ikincisi ise "DEPREM" kod adını taşıyordu. Bu
operasyona paralel olarak, Askeri Polis Şefi
Tuğgeneral Yoannidis'in, Atina'da askeri yönetimin
lideri Albay Yorgo Papadopulos'a karşı bir darbe
girişiminde bulunması kararlaştırılmıştı.Yoannidis,
Yunanistan'da Papadopulos'u devirmiş ancak, Yunan
Deniz
Kuvvetlerinin bir bölümünün askeri yönetime karşı
ayaklanması yüzünden Kıbrıs'taki darbe bir kez
daha sonuçlanamamıştı.
BEŞİNCİ OPERASYON; 15 Temmuz 1974'de
gerçekleştirilen "APOLLON PLANI"ydı. "Enosis"i
gerçekleştirmek amacıyla yapılan bu darbe
sırasında Makarios Adadan kaçarak hayatını güç
kurtarmış, Yunanlı subaylar tarafından
yönlendirilen Kıbrıslı EOKA'cılar, çok sayıda
Makarios
taraftarını acımasızca öldürmüşlerdi.
Yunanistan'ın Kıbrıs üzerinde oynadığı bütün bu
tehlikeli oyunlardan sonra kimse "'Türkiye
Kıbrıs'ı işgal etti" diyemez. Çünkü Türkiye'yi
Kıbrıs'a davet eden Yunanistan idi.
"17 Temmuz 1974'de Başpiskopos Makaryos Londra'da
yabancı basın temsilcilerine yaptığı açıklamada,
Yunan Askerlerini "işgalci" olarak tanıttı, Zürih
Anlaşmaları gereği olarak, Garantör Kuvvetlerin
duruma derhal askeri müdahalede bulunmalarını
istedi." Makaryos'un gazetecilerin, "Türkleri de
Garantör olarak kabul ediyor musunuz?" şeklindeki
sorularına verdiği cevapta, "Ada üzerindeki Yunan
tehlikesi, Türk tehlikesinden çok daha fazladır"
demişti.
Türk Askerinin Kıbrıs'a gitmesinin gerçeği budur.
Yunanistan silah zoru ile yapamadığını şimdi
sırtını hamilerine dayayarak ENOSİS oyununu
sürdürmeye devam ediyor.
-
Geri -
|